LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te nane ifadesini içeren 11 kelime bulundu...

cedde

  • (Çoğulu: Ceddât) Büyük vâlide. Annâne, nine.
  • Yeni olmak.

celbu / celbû

  • Nâneye benzer bir ot, sebze. (Farsça)

kenain

  • (Tekili: Kinâne) Ok kılıfları, okluklar, sadaklar.

kinane / kinâne

  • (Bak: KENANE)

kıraat-ı seb'a

  • Kur'an-ı Kerim'i yedi türlü okuma tarzı. Mâna değişmemek üzere Kur'an-ı Kerim Kureyş, Huzeyl, Havâzin, Kinane, Sakif, Temim ve Yemen lehçeleriyle "sırat, mâlik, cibril" gibi kelimelerin yedi türlü okunmasına denir.
  • Yedi türlü okuma.

muanan / muânân

  • Ananeli, belgeli.

na'na

  • (Çoğulu: Neâni-Ne'nâ') Nâne.
  • Uzun boylu adam.

na'na' / na'nâ' / نعناع

  • Nane. (Arapça)

na'naa

  • Irak etmek, uzaklaştırmak.
  • Hızlı konuşmak, tez tez söylemek.
  • Katı deprenmek.
  • Yemeğe nane koymak.

tabil

  • (Çoğulu: Tevâbil) Yemeklere katılan biber, nane, tarçın gibi şeyler.
  • Çömlek içinde pişen nesne.

tevabil

  • (Tekili: Tâbel ve Tâbil) Yemeklere katılan nâne, karanfil, tarçın ve biber gibi şeyler. Baharat.

 

Bağış Yapmak İçin Tıklayın