LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te muz kelimesini içeren 30 kelime bulundu...

bilade

  • Müzevvir, fâsid, fesatçı, ispiyon eden. (Farsça)

çalgı

  • Müzik âleti. Müzik, çalgı. (İslâm âlimleri insanda maddi, hayvâni hisler ve hevesler uyandıran müziğin haram olduğunu bildirmişlerdir.)

duhul-i muzafferane / duhul-i muzafferâne

  • Muzafferce giriş.

falic

  • Muzaffer, galib. Muvaffak. (Farsça)

galibane

  • Muzaffer ve galib olana yakışacak şekil ve surette. (Farsça)

harf-i nasıb / harf-i nâsıb

  • Muzari fiilinin sonunu üstün (e, a diye) okutan harf.

hüzzam

  • Müzikte bir makam ismidir.

lede-l-müzakere

  • Müzakere anında, konuşma sırasında.

lehvel-hadis / lehvel-hadîs

  • Müzik, her türlü boş oyun, eğlence.

meş'ar-i haram

  • Müzdelife'de şimdi üzerinde mescit bulunan yer.

methaf

  • Müze.

mevz

  • Muz ağacı.

mezl

  • Muztarib olmak, acı ve ıztırab çekmek.

musıki

  • Müzik.

musiki / musikî

  • Müzik. Ses ölçülerinden, ölçülü ses ve san'atkârlığından bahseden ilim.

musikişinas / mûsikîşinas / موسيقى شناس

  • Müzisyen. (Arapça - Farsça)

muzafferane

  • Muzaffer olan bir kimseye yakışır surette. (Farsça)

muzafferen

  • Muzaffer olarak. Üstün gelerek, muvaffak olarak, galip olarak.

muzafün ileyh

  • Muzafın bağlı bulunduğu isim.

müzehane / müzehâne

  • Müze gibi antika ev.

ra'de

  • Muztarib oluş, azablı ve sıkıntılı hâl. (Rı'de şeklinde de okunur)

sahibkıran / sâhibkıran / صاحب قران

  • Muzaffer hükümdar. (Arapça - Farsça)

saz

  • Müzik âleti, musiki sesi.

şura

  • Müzakere, konuşma yeri, meclis, divan.

talh

  • Muza benzer meyve. Akasya ağacı.

teba'sus

  • Muztarib olmak, ıztırab çekmek. Acı çekmek.

teberrüm

  • Muztarib olmak, ıztırab ve acı çekmek.

tinave

  • Müzakereyi terketmek. Görüşmeyi bırakmak.

ullef

  • Muz.

zafer-yab

  • Muzaffer olan, muvaffakiyet gösteren. Üstün gelen. Gayesine erişen. (Farsça)

 

Bağış Yapmak İçin Tıklayın