LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te mutluluk ifadesini içeren 103 kelime bulundu...

alem-i saadet / âlem-i saadet

  • Mutluluk âlemi.

asr-ı saadet / asr-ı saâdet

  • Mutluluk asrı; Peygamberimizin (a.s.m.) yaşadığı dönem.

asr-ı saadet ve tabiin / asr-ı saadet ve tâbiîn

  • Mutluluk asrı olan sahabe dönemi ve sahabelere tâbi olan bir sonraki dönem.

asr-ı seadet / asr-ı seâdet

  • Mutluluk devri. Peygamber efendimizin yaşadığı mübârek, bereketli ve hayırlı devir. Zamân-ı seâdet ve vakt-i seâdet de denir.

bahtiyari / bahtiyarî

  • Bahtiyarlık, saadetlilik, mutluluk. (Farsça)
  • İran'da bulunan şöhretli bir kavim. (Farsça)

bahtiyarlık

  • Mutluluk.

çarh-ı saadet

  • Mutluluk çarkı.

cennet

  • Bahçe. Âhirette müslümanların nîmet ve mutluluk içerisinde sonsuz olarak yaşayacakları yer.

dar-ı lezzet ve saadet / dâr-ı lezzet ve saadet

  • Lezzet ve mutluluk yeri.

dar-ı saadet / dâr-ı saadet / dâr-ı saâdet

  • Mutluluk yeri.
  • Mutluluk yurdu, âhiret.

dar-ı saadet ve ebediyet / dâr-ı saadet ve ebediyet

  • Sonsuzluk ve mutluluk yeri.

dar-ı saadet-i bakiye / dâr-ı saadet-i bâkiye

  • Devamlı ve kalıcı olan mutluluk yeri.

defain-i saadet / defâin-i saadet

  • Mutluluk defineleri.

define-i saadet ve necat / define-i saadet ve necât

  • Kurtuluş ve mutluluk hazinesi.

derece-i saadet

  • Mutluluk derecesi.

devr-i mes'ud

  • Saadet, mutluluk devri.

devr-i saadet

  • Saadet devri; Resûlullahın yaşadığı mutluluk asrı.

diyar-ı saadet

  • Mutluluk yeri.

dua-yı rahmet ve saadet

  • Rahmet, mutluluk ve huzur duâsı.

ebedi saadet / ebedî saadet

  • Sonu olmayan sonsuz mutluluk, huzur.

enva-ı saadet / envâ-ı saadet

  • Mutluluk çeşitleri.

felah / felâh

  • Kurtuluş, selâmet, mutluluk, hayır ve nîmetlerde, râhatta dâim olmak.
  • Kurtuluş, selâmet, onma, mutluluk, kutluluk.

ferhundegi / ferhundegî

  • Mes'utluk, mutluluk, mübareklik, kutluluk. Uğurluluk. (Farsça)

hatıra-i sürur

  • Mutluluk veren hatıra.

hüma / hümâ

  • Devlet kuşu. (Farsça)
  • Saadet. Mutluluk. (Farsça)

ikbal / ikbâl / اقبال

  • Talih. (Arapça)
  • Mutluluk. (Arapça)

inkılab-ı mes'ud / inkılâb-ı mes'ûd

  • Mutluluk ve huzur veren değişim, Hürriyet inkılâbı.

irmegan

  • Saadet. İkbal, mutluluk, uğurluluk. (Farsça)
  • Terbiye eden, mürebbi. (Farsça)

kam-bini / kâm-binî

  • Bahtiyarlık, saadet, mutluluk. (Farsça)

kamkarane / kâmkârane

  • Mutlu olan bir kimseye yakışır şekilde, mutlulukla. (Farsça)

kamkari / kâmkârî

  • Mutluluk, saâdet, bahtiyarlık. Murada ermeklik. (Farsça)

kamrani / kâmranî

  • Mutluluk, kâmranlık. İsteğine, arzusuna kavuşmuş olma. (Farsça)

kemal-i fahir ve sürur / kemâl-i fahir ve sürur

  • Tam bir iftihar ve mutluluk.

kemal-i ferah ve saadet / kemâl-i ferah ve saâdet / كَمَالِ فَرَحْ وَ سَعَادَتْ

  • Tam bir gönül açıklığı ve mutluluk.

kemal-i ferah ve sürur / kemâl-i ferah ve sürur

  • Tam bir sevinç ve mutluluk.

kemal-i sürur / kemâl-i sürur

  • Tam bir mutluluk, sevinç.

kemal-i sürur ve ferah / kemâl-i sürur ve ferah

  • Tam bir mutluluk ve rahatlık.

kubbe-i saadet

  • Mutluluk kubbesi; büyük ve manevî derecesi yüksek bir zâtın kabrinin ve türbesinin bulunduğu yer.

levha-i saadet / levha-i saâdet

  • Mutluluk levhası, tablosu.

lezzet-i saadet

  • Mutluluk lezzeti.

maden-i saadet ve hürriyet

  • Mutluluk ve hürriyet madeni, kaynağı.

mahall-i saadet

  • Mutluluk yeri.

makam-ı saadet

  • Mutluluk yeri.

medar-ı saadet / medar-ı saâdet

  • Mutluluk vesilesi, ferahlık sebebi.

menba-ı saadet

  • Mutluluk kaynağı.

meratib-i saadet ve kemalat / merâtib-i saadet ve kemâlât

  • Mutluluk ve mükemmellik dereceleri.

mes'udiyet

  • Mutluluk.

meserret-bahş

  • Sevinç veren, mutluluk bahşeden.

meyamin

  • (Tekili: Meymenet) Bereketler, mutluluklar, uğurlar.

müjde-i saadet-i ebediye

  • Sonsuz mutluluk müjdesi.

neşat

  • Sevinç, mutluluk.

neyyir-i saadet

  • Saadet, mutluluk ışığı, aydınlığı.

nur-u saadet

  • Mutluluk nuru.

ömr-ü saadet

  • Mutlulukla geçen ömür, Peygamberimizin altmış üç yıl olan saadetli ömrü.

rah-ı saadet / râh-ı saâdet

  • Mutluluk yolu.

ravza-i saadet

  • Mutluluk bahçesi; Peygamber Efendimizin (a.s.m.) mübarek kabri.

rehber-i saadet

  • Mutluluk rehberi.

saadat / saâdât

  • Mutluluklar.
  • Saadetler, mutluluklar.

saadet / saâdet / سعادت

  • Mutluluk.
  • Mes'ud oluş. Talihi iyi olmak. Mutluluk. Said olmak. Allah'ın rızasına ermiş olmak. Her istediğine kavuşmuş olmak.
  • Mutluluk.
  • Mutluluk.
  • Mutluluk. (Arapça)

saadet-aver / saadet-âver

  • Mutluluk verici.

saadet-feşan

  • Mutluluk veren.

saadet-i acil / saadet-i âcil

  • Peşin mutluluk.

saadet-i acile / saadet-i âcile

  • Peşin mutluluk, dünya mutluluğu.

saadet-i azime / saadet-i azîme

  • Büyük mutluluk.

saadet-i bakiye / saadet-i bâkiye

  • Sonsuz mutluluk, âhiret hayatı.

saadet-i cismaniye

  • Maddî mutluluk, bedenle alınan mutluluk.

saadet-i dünyevi

  • Dünya hayatındaki mutluluk.

saadet-i dünyeviye

  • Dünya hayatındaki mutluluk.

saadet-i ebedi / saâdet-i ebedî

  • Sonu olmayan, sonsuz mutluluk.

saadet-i ebediye / saâdet-i ebediye

  • Sonsuz mutluluk.

saadet-i ebediye ve sermediye

  • Sonu olmayan, sürekli mutluluk; âhirette sonu olmayan Cennet mutluluğu.

saadet-i hayat-ı dünyeviye

  • Dünya hayatındaki mutluluk.

saadet-i hayat-ı uhreviye

  • Âhiret hayatındaki mutluluk.

saadet-i hayatiye ve ebediye

  • Dünya ve âhiret hayatındaki mutluluk.

saadet-i layezali / saadet-i lâyezâlî

  • Hiç bitmeyen mutluluk, tükenmez saadet.

saadet-i maneviye / saadet-i mâneviye

  • Mânevî mutluluk.

saadet-i müstakbel

  • Gelecekteki mutluluk.

saadet-i müstakbele

  • Gelecekte gerçekleşecek olan mutluluk ve huzur.

saadet-i şahsiye

  • Şahsî mutluluk.

saadet-i sermediye

  • Sonsuz mutluluk.

saadet-i uhreviye

  • Âhiret hayatındaki mutluluk.

saadet-i uzma / saadet-i uzmâ

  • Çok büyük mutluluk.

saadet-mendi / saâdet-mendî

  • Mutluluk, bahtiyarlık. (Farsça)

saadet-saray-ı ebediye / saadet-sarây-ı ebediye

  • Sonsuz mutluluk sarayı; hiç bitmeyecek şekilde mutluluğun yaşanacağı Cennet hayatı.

saadetaver / saâdetâver

  • Mutluluk verici.

saadetbahş / saâdetbahş / سعادت بخش

  • Mutluluk veren. (Arapça - Farsça)

saadetfeşan / saâdetfeşân

  • Mutluluk saçan.

saadetgah / saadetgâh / saâdetgâh

  • Mutluluk yeri.
  • Mutluluk yeri.

saray-ı saadet

  • Mutluluk sarayı.

seadet / seâdet

  • Mutluluk, bahtiyarlık. Dünyâda ve âhirette mutluluk.

seadet-i ebediyye / seâdet-i ebediyye

  • Sonsuz, ebedî mutluluk, bahtiyârlık.

sebeb-i saadet

  • Mutluluk sebebi.

semere-i saadet / semere-i saâdet

  • Mutluluk meyvesi.

şems-i saadet

  • Mutluluk güneşi.

sermaye-i saadet

  • Mutluluk sermayesi.

sürur

  • Mutluluk, sevinç.

sürur-u manevi / sürur-u mânevî

  • Mânevî sevinç, mutluluk.

sürur-u mes'udiyetkarane / sürur-u mes'udiyetkârâne

  • Mutluluk verici bir sevinç.

sürurlu

  • Mutluluk ve sevinç verici.

tayr-ı hümayun

  • Talih kuşu, saadet, mutluluk kuşu.

umran

  • İmar ile şenlendirilmiş olan. Bayındırlaşmak. Medenilik. Saâdet. Mutluluk.

vasıta-i saadet

  • Mutluluk vasıtası.

vesile-i saadet

  • Mutluluk vesilesi.

 

Luggat Yazarları

Luggat.com Yazarlarını Belirliyor

Luggat.com'da "yazar" olarak görev almak ister misiniz?
Hazırlıkları devam eden Luggat Blog'da yazılarınız yayınlanabilir, milyonlara Luggat.com üzerinden sesinizi duyurabilirsiniz.

HEMEN BAŞVUR