LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te murdar ifadesini içeren 43 kelime bulundu...

ahbes

  • Pek çok pis, daha murdar. En habis, berbad.

akzer

  • Necis ve murdar nesne.

cenabet / cenâbet / جنابت

  • Pis, murdar. (Arapça)
  • Cünüplük hali. (Arapça)

çirk

  • Kir, pas, pislik, murdarlık, necaset.
  • Yarada olan irin ve kan.

denes

  • (Çoğulu: Ednâs) Kir, pas, pislik, murdarlık, necaset.

evsah

  • (Tekili: Vesah) Pislikler, murdarlıklar, kirler.

fazalat

  • Necasetler, kazuratlar, murdarlıklar, pislikler.

füsafis

  • Keneye benzer murdar kokulu bir böcek.
  • Tahta kurusu.

gine / gîne

  • Leşten akan murdar sarı su.

habais

  • (Tekili: Habise) Kötülükler. Murdar ve pis şeyler.

habaset

  • (Hubs) Murdarlık, pislik, kötülük.

habs

  • Murdar, pis. Çirkin.
  • Ayıp, günah.

inticas

  • Bulaşma, murdar olma.

kalus

  • (Çoğulu: Kulus-Kalâyıs) Ayakları uzun genç deve.
  • Yüksek.
  • Murdarlıklar akan çay. Kirli ırmak.

kazaret

  • Murdarlık, necâset, pislik, pis olma hâli.

levs

  • Pislik, murdarlık. Kir.
  • Zor. Kuvvet.
  • Tam olmayan, zayıf beyyine.
  • Bir şeyi ağızda öte beri gevelemek.
  • Deprenmek.
  • Bulaştırmak ve karıştırmak. Bulaşıklık.
  • Cerâhet, yara.

levs-i fani / levs-i fâni

  • Gelip geçici murdarlık, pislik. Dünyanın fâni, faydasız eğlenceleri.

mincilab

  • Murdar su, pis su.

mücan

  • (Çoğulu: Meccân) Murdar, pis.

müncülab

  • Murdar su.

münecces

  • Pis, mülevves, kirli, murdar.

müstakzar

  • Kirli, pis, murdar.

mütelevvis

  • Pis, kirli, murdar, paslanan, kirlenen.
  • Karışmış, muhtelit.

na-pakan / na-pâkân

  • (Tekili: Nâpâk) Murdarlar, pisler.

na-paki / nâ-pâkî

  • Pislik, murdarlık. (Farsça)

navice

  • Murdar, pis, habis, mülevves. (Farsça)

necaset

  • Pislik, kazurat, murdarlık.

necaset-i hafife

  • Hanefî mezhebine göre pis olduğuna dair şer'î bir delil mevcud olan şeydir. Diğer bir tabire göre murdar olmadığı rivayet edilen şeydir. (Eti yenen hayvanların bevilleri gibi.) Bedenin veya elbisenin dörtte birinden az miktarı namaza mani olmaz.

neces

  • Murdarlık, pislik, necâset.

necis

  • Pis, necasetli, murdar.
  • Şifa bulmaz dert.

necs

  • (Neces) Pis ve murdar olan, habes. şer'an pis olup gözle görülen şey.
  • Dînen temiz olmayan, pis, murdar.
  • Pis, murdar olan, şer'an pis olup gözle görülen şey.

nuha'

  • Boyun kemiği içindeki murdar ilik.

pelid

  • Pis, murdar. (Farsça)
  • Rezil ve alçak kimse. (Farsça)

rics

  • Dinin haram kıldığı şey. Günah, pislik, murdarlık.
  • Pis, murdar.

rimnak

  • Murdar, pis. (Farsça)
  • İrinli. (Farsça)

şayib

  • (Çoğulu: Şevâyib) Ayıp. Noksan.
  • Pis, murdar.
  • Saçı ve sakalı beyazlamış olan kimse.

suzer

  • (Çoğulu: Suzerât) Necis, pis, murdar.

tecyif

  • Korkma, korkutulma.
  • Vurmak.
  • Murdar etmek, pisletmek.

televvüs

  • Kirlenmek. Pislenmek. Bulaşıp murdar olmak.

tencis

  • (Necâset. den) Pisleme, murdarlaştırma, pis etme.

tevsih

  • (Vesah. dan) Kirletme, murdarlama, pisletme.
  • Paslandırma.

üsun

  • Suyun tad ve renginin değişmesi.
  • Bir kimse kuyuya girdiğinde buharından veya murdar kokulardan dolayı aklının gitmesi.

vesah

  • (Çoğulu: Evsâh) Kir, pas.
  • Murdarlık, pislik.

 

Bağış Yapmak İçin Tıklayın