LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te meseleler ifadesini içeren 79 kelime bulundu...

afaki / afakî

  • Kâinat ve içindeki hâdiselere âid. Nefsin haricindeki âleme dair.
  • Kıymetsiz sözler ve meseleler. (Enfüsinin zıddı.) (Objektif)

akliyat / akliyât

  • Aklın kapasitesine göre ele alınan meseleler, bilimsel şeyler.

akliyyat

  • Müşahedeye ve tecrübeye girmeyen ve sadece akıl ile düşünülen şeyler ve hususlar. Nazarî meseleler.

araiz

  • (Tekili: Ariza) Arz olunan meseleler. Küçükten büyüğe yazılan yazılar.

ariza-i aciziye / arîza-i âciziye

  • "Bu aciz talebenizin bazı meselelerini sunduğu dilekçe" anlamına gelen ifade.

batıni / batınî

  • İçe ait olan. Dış görünüşe ve zâhire dâir olmayan. Bâtına mensub ve müteallik. Dâhili ve manevi meselelere âit.
  • Tas: Bâtiniyyeden olan.

dekaik-i mesail-i fer'iye / dekaik-i mesâil-i fer'iye

  • Ana meselelerin kollarına ve en alt konularına yönelik incelikler.

diplomat

  • yun. Memleket hakkında siyasi söz sâhibi. Dış meseleler hakkında milletlerarası işlerle uğraşan siyaset adamı.
  • Becerikli, söz söyliyebilen.
  • Memleket ve millet meseleleri hakkında siyasî söz sahibi.

divan-ı hümayun / divan-ı hümâyun

  • Halkın dâva ve şikâyetlerinin dinlenip halledildiği, devlet meselelerinin görüldüğü padişah huzuru. Bu mecliste; sadrazam, şeyh-ül İslâm, kazaskerler, defterdarlar ve sair büyük devlet ricali bulunurdu. (Farsça)

ehl-i ihtisas

  • İhtisas sahibi olan kimseler. Bu kişiler yalnız kendi meslekleriyle uğraşırlar, çeşitli meslek ve meselelerle fikirlerini dağıtmazlar.

ehl-i usulüddin

  • Din usulculeri; dinin usul ve prensiplerini bilen, itikada ait meseleleri ispat eden âlimler.

fetva emini

  • Şeyhülislâm kapısındaki Fetvahane'nin başında bulunan zata verilen ünvandır. Şeyhülislâma sorulan şer'i meselelerin fetvalarını hazırlamak, istida ile vukubulan suallere cevap vermek ve şer'iyye mahkemelerinden verilen ilâmları tetkik etmek vazifeleriyle mükellefti. Maiyyetinde Fetvaemini muavini, İ

fıkıh-fıkh

  • Bir şeyi anlayıp bilme,
  • Şeriat ilmi, şeriatın usül ve hükümleri, amelî ve şer'î meseleler bilgisi. Hukuk bilgisi.

füruat / fürûat

  • Detaylar, ayrıntılar; aynı soydan gelenler, esastan olmayan talî meseleler.

füruat-ı şeriat

  • Dinin temel meselelerinden ayrılan dalları, alt bölümleri.

galuta

  • (Çoğulu: Gulutât) Kişiyi zora düşüren meseleler.

hakaik-i diniye

  • Dini esaslar, dini meselelere ait hakikatler, gerçekler.

hatib-i fasih / hatib-i fasîh

  • Meseleleri çok net ifadelerle muhataplarına veciz şekilde anlatan hatip.

hatırat-ı imaniye

  • İmanî meselelerle ilgili hatıralar; hatıra gelen ve kaleme alınan meseleler.

hikemiyat-ı kur'aniye / hikemiyat-ı kur'âniye

  • Kur'ân'daki hikmetler, hikmetli meseleler.

hıyarat

  • (Tekili: Hıyâr) İslâm hukukunda alışveriş meselelerine ait muhayyerlik hususları.

ilm-i usuliddin / ilm-i usûliddin

  • Dinin temel meselelerini ve gayelerini araştıran metod ilmi; metodoloji.

ilmihal / ilmihâl

  • İman esaslarıyla, namaz, abdest gibi amel ile ilgili meseleleri halkın seviyesinde anlatan kitap.

istişmam

  • Koklama, hissetme; ince meseleleri sezme, anlama.

ittihad-ı islam / ittihad-ı islâm

  • İslâm birliği. İttihad-ı İslâmın varlığı ve devamı için: 1-İslâm milliyetini esas alıp, menfi unsuriyet fikrini bırakmak. 2-İslâm dünyasındaki dini cemaatler, gayede ve dinî esaslarda ittifak edip teferruat meseleleri medar-ı niza etmemek. 3-İslâm devletleri arasında meşveret-i şer'iyeyi yapmak.Bunl

kaide-i külliye

  • Genel, kapsamlı kural; kendisine cüz'î, detay meselelerin tatbik edilebildiği genel kural.

kazaya / kazâyâ / قضایا

  • Kaziyeler, önermeler, işler, meseleler.
  • Meseleler, problemler. (Arapça)

kelam

  • Söz, söyleyiş, nutuk.
  • Dil, lehçe.
  • Kelâm ilmi, İslâmî inanç meselelerinden bahseden ilim.

ma'kulat

  • (Tekili: Ma'kul) Aklın uygun bulduğu, ancak akıl ile bilinir ve nakle müstenid olmayan meseleler ve ilimler.

makulat-ı sırfe / mâkulât-ı sırfe

  • Tamamıyla aklî olan meseleler.

mesail / mesâil / مسائل

  • Meseleler.
  • Meseleler.
  • Meseleler. (Arapça)

mesail-i azime / mesâil-i azîme

  • Büyük meseleler.

mesail-i azime-yi siyasiye / mesâil-i azîme-yi siyasiye

  • Siyasete ait büyük meseleler.

mesail-i cüz'iye-i fer'iye-i hilafiye / mesail-i cüz'iye-i fer'iye-i hilâfiye

  • İhtilaf konusu olan, hakkında farklı görüş belirtilebilen cüz'î (bireylerle ilgili) ve fer'î (imanla ilgili olmayan, amellerle ilgili) meseleler.

mesail-i dakika / mesâil-i dakika / مَسَائِلِ دَقِيقَه

  • İnce ve hassas meseleler.
  • İnce meseleler.

mesail-i diniye / mesâil-i diniye

  • Dinî meseleler, konular.

mesail-i dünyeviye

  • Dünyaya ait, dünyayla ilgili meseleler.

mesail-i felsefiye / mesâil-i felsefiye

  • Felsefe meseleleri.

mesail-i fer'i / mesâil-i fer'î

  • Teferruata dair meseleler.

mesail-i fer'iye / mesâil-i fer'iye

  • Teferruata dair olan meseleler.

mesail-i hilafiye / mesail-i hilâfiye

  • İhtilâf mevzuu olan, hakkında farklı görüş belirtilebilen meseleler.

mesail-i hukukiye

  • Hukuk meseleleri.

mesail-i içtihadiye-i hilafiye / mesâil-i içtihadiye-i hilâfiye

  • Üzerinde ihtilaf edilen içtihadi meseleler.

mesail-i ilahiye / mesâil-i ilâhiye

  • İlâhi meseleler.

mesail-i ilmiye / mesâil-i ilmiye

  • İlmî meseleler.

mesail-i ilmiye ve aliye / mesâil-i ilmiye ve âliye

  • İlmî ve yüksek meseleler.

mesail-i imaniye / mesâil-i imâniye

  • İmanla ilgili meseleler.

mesail-i imaniye-i kelamiye / mesâil-i imaniye-i kelâmiye

  • Kelâm ilmindeki imanî meseleler.

mesail-i islamiye / mesâil-i islâmiye

  • İslâmî meseleler.

mesail-i istikbaliye / mesâil-i istikbaliye

  • Gelecekle ilgili meseleler.

mesail-i kevniye / mesâil-i kevniye

  • Yaratılışla ilgili meseleler.

mesail-i kudsiye

  • Kutsal meseleler.

mesail-i kur'aniye / mesâil-i kur'âniye

  • Kur'ân'ın meseleleri.

mesail-i mantıkıye / mesâil-i mantıkıye

  • Mantık meseleleri.

mesail-i mühimme-i hakikiye / mesâil-i mühimme-i hakikiye

  • Gerçek önemli meseleler, konular.

mesail-i müteferrika / mesâil-i müteferrika / مَسَائِلِ مُتَفَرِّقَه

  • Farklı meseleler, değişik konular.
  • Farklı meseleler.

mesail-i şer'iye / mesâil-i şer'iye

  • Şeriatın meseleleri, kaideleri.

mesail-i şeriat / mesâil-i şeriat

  • Şeriata ait meseleler.

mesail-i siyasiye / mesâil-i siyasiye

  • Siyasetle ilgili meseleler.

mesail-i yakini / mesâil-i yakîni

  • Kesin bilgiye ait meseleler.

meşihat-ı islamiye / meşîhat-ı islâmiye

  • İslâmın ilmî meseleleri ile uğraşan devlet dairesi.

muhakkikin-i sofiye / muhakkikîn-i sofiye

  • Meseleleri delilleriyle araştırıp bilen tasavvuf erbabı kimseler.

mürşid-i kamil / mürşid-i kâmil

  • Dinî meselelerde olgunluğa ulaşmış mürşid, yol gösterici.

müspet mesail / müspet mesâil

  • Yararlı, olumlu meseleler; pozitif ilimler.

nakli delil / naklî delil

  • Şer'î hükümler için naklî delil esastır. Yalnız akıl ile din namına hüküm getirilmez ve böyle bir hükmün dinle alâkası olmaz. Dinî meselelerde aklın ve ilmin vazifesi; dinî hükümlerdeki hikmetleri ve hakkaniyet delillerini görüp izhar etmektir. Kur'anın bazı âyetlerinde yapılan akla havaleler ve Kur

nefs-i natıka / nefs-i nâtıka

  • Konuşan öz, insan; doğru ile yanlışı birbirinden ayıran insan mahiyetinde bulunan nur, aklî ve naklî meselelerin alâkalarını hissetmeye ve anlamaya kabiliyeti olan insan ruhu, insan.

revabıt-ı kevniye / revâbıt-ı kevnîye

  • Kâinatla irtibatlı meseleler, kâinatla ilgili bağlar.

şeyhülislam / şeyhülislâm

  • Osmanlı Devleti zamanında dînî meselelerle şerîat mahkemelerine bakan en yüksek rütbeli din adamı.

siyaset tabibleri

  • Siyasî hastalıkların hekimleri, doktorları; siyasî meselelere çözüm arayanlar.

tahayyül-ü küfri / tahayyül-ü küfrî

  • Küfür ve inkârla ilgili meseleleri hayal etme.

tasnifat

  • Konu ve meseleleri düzenleyici mâhiyette olan kitaplar.

tefekkür-ü imani / tefekkür-ü imanî

  • İmana ait meselelerin düşünülmesi, tefekkür edilmesi.

tefekkür-ü imaniye

  • İmanî meselelerin düşünülmesi, tefekkür edilmesi.

teferruat-ı şer'iye

  • Şeriatın, İslâm hukuuknun fer'i meseleleri, detayları.

ulema-i muhakkik / ulemâ-i muhakkik

  • Meseleleri çok ince ayrıntılarına kadar inceleyerek hüküm veren âlimler.

umur-u diniye / umûr-u diniye

  • Dine ait işler, meseleler.

umur-u mukarrere

  • Kesin hatlarıyla ortaya konulmuş meseleler, konular ve işler.

usulü'd-din allameleri / usûlü'd-din allâmeleri

  • Kelâm âlimleri, mütekellimler; Allah'ın zât ve sıfatlarından, peygamberlik, âhiret ve inançla ilgili diğer meselelerden İslâmî esaslar dâiresinde bahseden âlimler.

vukufiyet

  • Vâkıf olma, meselelere hakimiyet.

 

Luggat Yazarları

Luggat.com Yazarlarını Belirliyor

Luggat.com'da "yazar" olarak görev almak ister misiniz?
Hazırlıkları devam eden Luggat Blog'da yazılarınız yayınlanabilir, milyonlara Luggat.com üzerinden sesinizi duyurabilirsiniz.

HEMEN BAŞVUR