LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te memuriye ifadesini içeren 15 kelime bulundu...

acente

  • (Acenta) ing. Bir vapur şirketinin her iskeledeki memuru.
  • Bir şirket veya idarenin diğer memleketteki vekili.
  • Memur veya vekilin memuriyeti ve idarehanesi.

devam

  • Bir halde bulunma, sürekli olma, daimîlik.
  • Bir işe veya bir memuriyete gidip gelme.
  • Sebat.

hacegan-ı divan-ı hümayun / hâcegân-ı divan-ı hümayun

  • Eskiden devlet dairelerindeki yazı işlerinin başında ve bir takım mühim memuriyetlerde bulunanlar hakkında kullanılan bir tâbirdi. İkinci Mahmud zamanında yenilikler yapılıp memuriyete mahsus rütbeler ihdas olunurken hâcegânlık da rütbe sayılmış ve bunlara ait nişanla, resmi günlerde giyecekleri elb

hizmet

  • Birinin işini görme. Bir kimsenin hesabına veya menfaatına iş görme, bu suretle yapılan iş, vazife. Memuriyet.
  • Bir insan, hayvan veya nebatın muhtaç olduğu işler ve takayyüdat.

i'lamat-ı şer'iye mümeyyizi

  • Şeyh-ül İslâm kapısındaki fetvahanenin üç kaleminden biri olan "İlâmat Odası"nın başındaki memurun ünvanı idi. Kadılar tarafından verilen ilâmları tetkik vazifesiyle mükellef olduğu için, bu memuriyete, ulemadan tanınmış olanlar tâyin edilirdi.

işgüç

  • Meşguliyet, vazife, memuriyet. (Türkçe)

isti'fa

  • Affını, azlini, bağışlanmasını istemek.
  • Kendisinin memuriyetten affını taleb etmek.

istifa

  • Memuriyetten azlini istemek.

makam

  • Durulan, durulacak yer.
  • Memuriyet, memurluk yeri.

mansıb / منصب

  • (Nasb. dan) Devlet hizmeti.
  • Memuriyet.
  • Bünyad. Merci'.
  • Devlet memuriyetindeki makam. (Arapça)

mansubin / mansubîn

  • (Tekili: Mansub) Memuriyette bulunanlar. Hizmette olanlar.

münhallat / münhallât

  • (Tekili: Münhall) Açıklıklar. Açık bulunan memuriyetler.

nevcah

  • Bir makama veya memuriyete yeni geçmiş olan. (Farsça)
  • Tahta yeni oturmuş (padişah). (Farsça)

rütbe

  • Basamak, derece.
  • Memuriyet derecesi.
  • Sıra. Mertebe, menzile.
  • Efkârın sonu.
  • Merdiven ayağı.

vazife-i memure-i maneviye / vazife-i memure-i mâneviye

  • Mânevî memuriyet görevi.

 

Bağış Yapmak İçin Tıklayın