LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te mektub ifadesini içeren 68 kelime bulundu...

beduh

  • Eski yazıda mektub zarfları üzerine yazılması ve zarfa basılan mühüre kazdırılması mûtad ve aslı meçhul bir sözdür.

bername

  • Mektub başlığı. (Farsça)
  • Zarfın üzerindeki adres. (Farsça)
  • Fihrist. (Farsça)

celbname / celbnâme / جلب نامه

  • Çağırı mektubu. (Arapça - Farsça)

davetname / dâvetname

  • Davet mektubu.

enderez

  • Nasihat, öğüt, vasiyet. (Farsça)
  • Mektub. (Farsça)

hamiş / hâmiş

  • Mektubun altına sonradan yazılan sözler. Hâşiye.
  • Mektubun altına ilave edilen yazı, hâşiye, dipnot.

hasret-name

  • Edb: Ayrılık münasebetiyle yazılan mektub. Hasreti belirten yazı, hasret mektubu.

hatime kısmı / hâtime kısmı

  • Yirmi Dokuzuncu Mektubun Zeyli.

havalename

  • Posta gibi vasıtalarla para göndermek üzere yazılan havale mektubu. (Farsça)

hazine-i mektubat

  • Hazine değerinde mektupların bulunduğu eser; Mektubat.

hulusname

  • Yalnız muhabbet, alâka ve bağlılığı göstermek üzere sunulan mektub. (Farsça)

hümayunname

  • Padişah tarafından bir hükümdara gönderilen mektub. (Farsça)

iffetli

  • (İffetlü) Namus, hayâ ve iffet sahibi kadın.
  • Doğru, rüşvet yemez, haram yemez, istikametli kimse.
  • Eskiden kadınlara yazılan mektub hitabı.

ihsanname

  • Edb: İltifat mektubu. İltifat ve tahsini hâvi yazılan mektub. (Farsça)

ihvaniyat

  • Arkadaşlar, eş dost mektubları.

ilave

  • (Çoğulu: İlâvât) Katma, ek yapma, arttırma, zam.
  • Bir kitabın sonuna gerek yazarı ve gerek başkası tarafından sonradan eklenen kısım. Zeyil.
  • Bir gazetenin çıkardığı sayıdan başka ona ek olarak ve ayrıca çıkardığı sayı.
  • İmzadan sonra mektubun altına yazılan şey.

iltimasname

  • İltimas mektubu. Kayırma yapılması için yazılan mektub. (Farsça)

ism-i mef'ul

  • Gr: Fâilin fiili kendi üzerine geçen kelime. Mektub, mazlum, mağdur gibi.

istibka-yi teveccühleri

  • Teveccühlerinizin sürüp gitmesi ve devamı... (Eskiden mektubların sonlarında kullanılırdı.)

istirhamname

  • Bir rica veya arzu maksadıyla yazılan mektub. (Farsça)

itabname

  • Azarlama mektubu. (Farsça)

itare-i name

  • Sür'atle ve hevesli bir şekilde mektub yollama.

itimadname / itimâdnâme / اعتمادنامه

  • Güven mektubu. (Arapça - Farsça)

lütufname / lütufnâme

  • Lütuf mektubu.

mebruz

  • Gösterilmiş, ibraz olunmuş.
  • Açılmış mektub.

mekatib / mekâtîb

  • (Tekili: Mektub) Mektublar.

mektub-u rabbani / mektub-u rabbânî / مَكْتُوبُ رَبَّان۪ي

  • Terbiye edici Allaha âit mektûb, herbir varlık.

mektub-u sami / mektub-u sâmî

  • Başbakanlık (sadaret) makamından yazılan resmi mektublar.

mektubat / mektûbât

  • Din büyüklerinin yakınlarına ve sevdiklerine gönderdiği, nasihat mektublarından meydana gelen kitap.

mektubat-ı rabbani / mektûbât-ı rabbânî

  • Büyük âlim ve velî İmâm-ı Rabbânî Ahmed Fârûkî hazretlerinin îmân, îtikâd ve tasavvuf bilgilerini öğreten mektublarından meydana gelen pek kıymetli kitab.

menşur

  • (Neşr. den) Neşrolunmuş. Dağıtılmış. Yayılmış. Herkese ilân edilmiş.
  • İşleri dağınık. Perişan.
  • Sultanın emri, mühürsüz mektubu, fermanı.
  • Bayrak.
  • Mat: Alt ve üst tabanları birbirine müsavi ve müvâzi (eşit ve paralel), kenarları da müsâvi ve müvâzi olup yüzleri b

mu'cizat-ı ahmediye / mu'cizât-ı ahmediye

  • Peygamber Efendimizin (a.s.m) gösterdiği mu'cizeleri anlatan, Mektubat'ta yer alan On Dokuzuncu Mektup.

muharrerat-ı resmiye / muharrerât-ı resmiye

  • Resmi mektublar veya yazılar.

münşeat

  • Kaleme alınmış şeyler. Nesir yazılar. Mektublar.

mürsil-i mektub

  • Mektub gönderen.

mute harbi

  • Mute, Şam'a bağlı, Kudüs'e iki konak mesafede bir yerdi. Mute harbi müslümanlarla Rumlar arasında vuku bulan muharebelerin başlangıcıdır. Sebebi de Peygamber'in elçisinin öldürülmesidir. Resul-ü Ekrem Busrâ emiri Şürahbil bin Amr'e, ashâbından Hâris bin Umeyr ile bir mektub göndererek İslâma dâvet e

nakş-bendi / nakş-bendî

  • Kalbde zikir yoluyla, tefekkür ile İlâhî sevgiyi, uyanıklığı nakşa çalışan mânâsiyle, Şeyh Bahâüddin Nakş-bendî nâmındaki azîm bir velinin kurduğu ve en ziyade hafî zikre dayanan tarikata mensub olan. (Silsile-i Nakşî'nin kahramanı ve bir güneşi olan İmam-ı Rabbanî (R.A.) Mektubat'ında demiş ki: "Ha (Farsça)

name

  • Mektub. Risale. Kitap. (Farsça)

name-i hicran

  • Hicrân mektubu. Ayrılık, mektubu.

name-i hümayun

  • Tar: Osmanlı Padişahları tarafından İslâm ve Hristiyan Hükümdarlarla Osmanlı Devletine tâbi imtiyazlı olar Mekke Şerifine, Kırım Hanına, Eflâk ve Boğdan Voyvodalarına, Erdel Kralına, Gürcü ve Dağıstan Hanlarına gönderilen mektublara verilen addır.

name-i nebeviye / nâme-i nebeviye

  • Hz. Muhammed'in (a.s.m.) mektubu.

name-i nur

  • Nurun mektubu. Saadet verici mânâlar yazılı kâğıt.

name-i nurin-i hikmet / nâme-i nurîn-i hikmet

  • Hikmetin nurlu mektubu.

name-i seadet / nâme-i seâdet

  • Peygamber efendimizin mektubu şerîfi.

nemika

  • (Çoğulu: Nemâik) Mektub. Name.

nüvişt

  • Yazılı, yazılmış. (Farsça)
  • Mektub. (Farsça)

rakime

  • Yazılmış kâğıt. Mektub.

rakımü'l-huruf / râkımü'l-hurûf

  • Hattat, bu mektubu yazan.

ricaname

  • Bir iş için yazılan rica mektubu. (Farsça)
  • Bir iş için yazılan rica mektubu.

rıka

  • Üzerine yazı yazılan deri veya kağıt parçaları.
  • Kısa mektublar.
  • Yamalar.
  • İstidalar. Müzekkereler. Dilekçeler.

risale / risâle

  • Mektûb; bir mes'eleye, bir ilme ve fenne dâir yazılan müstakil küçük kitâb.

ruk'a

  • (Çoğulu: Rıka'-Ruka') Kısa mektub.
  • Üzerine yazı yazılan kâğıt veya deri parçası.
  • Dilekçe.
  • Yama.

sansür

  • Neşr olacak şeylerin (kitap, film veya mektubların) hükümetçe kontrol edilmesi işi. (Fransızca)

şartname / şartnâme / شرط نامه

  • Şart mektubu. (Arapça - Farsça)

şekvaname / şekvânâme

  • Şikâyet mektubu, yazısı.

şikayetname / şikâyetnâme / شكایت نامه

  • Şikayet mektubu. (Arapça - Farsça)
  • Şikayeti konu alan yapıt. (Arapça - Farsça)

sülüs-ü mektubat

  • Mektubat'ın üçte biri.

ta'liye-i name

  • Mektuba başlık koyma.

ta'ziyename / ta'ziyenâme / تَعْزِيَه نَامَه

  • Başsağlığı mektubu.

ta'ziyetname / ta'ziyetnâme / تعزیت نامه

  • Başsağlığı mektubu. (Arapça - Farsça)

tarik-ı velayet serlevhası / tarik-ı velâyet serlevhası

  • Velilik yolunun başlığı; 29. Mektubun 9. kısmı olan Telvihat-ı Tis'a.

taziyename / taziyenâme

  • Taziye mektubu.

tebrikname / tebriknâme

  • Tebrik mektubu.

telvihat-ı tis'a / telvihât-ı tis'a

  • Dokuz işaret; Yirmi Dokuzuncu Mektub'un Dokuzuncu Kısmında yer alan bölüm.

terasül

  • (Çoğulu: Terasülât) Haberleşme, mektublaşma.

vasiyyetname / vasiyyetnâme / وصيت نامه

  • Vasiyet mektubu. (Arapça - Farsça)

vasl

  • Kavuşma. Allahü teâlâya kavuşma; velî olma. Vasl olanlar reisidir, o hocasının pîridir. Mektûbât ki eseridir, câna can katar efendim.
  • Birleştirme. İlm ile, irfân ile, sâhib olan Sıla'ya İki temel bilgiyi vasl eden bir araya Dalıp uçsuz bucaksız, o muazzam deryâya Ve bu zikr deryâsınd

zebur

  • Kitap. Mektub.
  • Peygamber Hz. Dâvud'a (A.S.) vahiy ile gelen mukaddes kitabın adı.

 

Luggat Yazarları

Luggat.com Yazarlarını Belirliyor

Luggat.com'da "yazar" olarak görev almak ister misiniz?
Hazırlıkları devam eden Luggat Blog'da yazılarınız yayınlanabilir, milyonlara Luggat.com üzerinden sesinizi duyurabilirsiniz.

HEMEN BAŞVUR