LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te mask ifadesini içeren 32 kelime bulundu...

füsus

  • Nükte, maskaralık.

hüzüv

  • Maskaralık.

hüzzü'

  • Maskaralığa almak.

iftidah

  • (Fadâhat. den) Kırma, kırıp ufalama.
  • Maskara olma, rezil olma.

istihza

  • Alay etmek, birisi ile eğlenmek.
  • Birisini gülünç duruma düşürmek, maskara etmek.

komediyen

  • İki yüzlü, riyakârlık gösteren.
  • Komedi oynayan tiyatro oyuncusu. Maskara.

madhek

  • Maskara. Gülünecek şey. Soytarı. Komik.

mashara

  • Maskara, soytarı.
  • Tuhaflıklar yapan kimse.
  • Komik, gülünç.
  • Zevklenme, eğlenme.
  • Kepaze, utanmaz, rezil.
  • Maskara, soytarı.

mashara-i alem / mashara-i âlem

  • Âlemin maskarası. Kepaze, rezil.

mask

  • Muhkem, sağlam. (Müe: Maske)

maskaraalud / maskaraâlûd

  • Maskaralı.

mesakıt

  • (Tekili: Maskat ve Maskıt) Bir şeyin düştüğü yerler.
  • İnsanın doğduğu yerler.

meshara

  • (Çoğulu: Mesâhir) Maskara.

mudhik

  • Güldürücü, güldüren, maskaralık ederek halkı güldüren.

müseyleme

  • (Adı: Müseylemet-ül-kezzâb olan) Yalancı Müseyleme, Arabistan'da Asr-ı Saadette Yemame'li bir yalancı, peygamberlik iddia ederek maskara olmuş, Hicri onbirinci yılda öldürülmüştür.

müteberkı'

  • Peçelenen, maskelenen.

mütemeshir

  • Maskaralık eden, eğlenen.

mütemeshirane / mütemeshirâne

  • Maskaralıkla. (Farsça)

mütemeshirin / mütemeshirîn

  • (Tekili: Mütemeshir) Eğlenenler. Maskaralık yapanlar.

rezalet

  • Utanç verici şey. Utanılacak hal.
  • Alçaklık, rezillik.
  • Maskaralık.
  • Arsızlık.

rezil ve rüsvay olma / rezil ve rüsvây olma

  • Rezil ve maskara olma, ayıpları meydana çıkma.

rüsva

  • (Rüsvay) Rezil, kepaze, maskara, ayıpları meydana çıkarılmış. (Farsça)
  • Rezil, maskara.
  • Rezil, maskara, ayıpları ortaya çıkarılmış.

rüsvay

  • Rüsva. Rezil, maskara, ayıpları ortaya çıkarılmış.

sahir

  • Maskaralık eden, maskara eden.

suhre

  • Maskara, gülünç, eğlenceli.
  • Zoraki iş gören, ücretsiz zoraki çalışan kimse ve hayvan.

suhrekar / suhrekâr

  • Maskaralık yapan. Maskara. (Farsça)

suhriyye

  • Maskaralık.

tehezzü'

  • Maskaraya almak.

temeshur / تمسخر

  • (Çoğulu: Temeshurât) Maskaralık yapma.
  • Maskaralık. (Arapça)
  • Temeshur etmek: Maskaralık etmek. (Arapça)

tesahhur

  • (Çoğulu: Tesahhurât) Zevklenip alay etme.
  • Aleme gülünç olma. Maskara olma.

tesehhur

  • Alay etme, maskaraya alma.

tesehhurkar / tesehhurkâr

  • Maskara.