LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te maksatlar ifadesini içeren 40 kelime bulundu...

ağraz / ağrâz / اغراض

  • Maksatlar, arzular, amaçlar.
  • Kinler, garazlar, kötü maksatlar.
  • Maksatlar. (Arapça)

ağraz-ı dünyeviyye

  • Dünyevî maksatlar, dünyevî niyetler, amaçlar.

ağraz-ı faside / ağrâz-ı fâside

  • Bozuk maksatlar, bozguncu niyetler.

ağraz-ı nefsaniyye / ağraz-ı nefsâniyye

  • Nefsanî maksatlar, nefsî arzular.

ağraz-ı şahsiyye

  • Şahsî maksatlar, ferdî niyetler.

bir gözü kör deha

  • Kur'ân'ın gösterdiği gerçekleri görmeyen ve sadece dünyevî maksatları gözeten zekâvet, dâhîlik.

emani-i mahsusa

  • Hususi arzular, özel maksatlar.

fihriste-i makasıd

  • Maksatların anlatıldığı liste.

garaz-ı siyasi / garaz-ı siyasî

  • Siyasal maksatlar.

makasıd

  • Maksatlar, gayeler.
  • Maksatlar, gayeler.

makàsıd

  • Maksatlar.

makasıd / makâsıd / مقاصد

  • Maksatlar. (Arapça)

makasıd-ı aliye / makasıd-ı âliye

  • Yüce maksatlar, gayeler.

makasıd-ı aliye-i ilahiye / makasıd-ı âliye-i ilâhiye

  • Allah'ın kâinatı yaratmasındaki yüce maksatlar.

makàsıd-ı aliye-i kudsiye / makàsıd-ı âliye-i kudsiye

  • Her türlü kusur ve eksiklikten yüce olan İlâhî maksatlar, gayeler.

makàsıd-ı asliye-i kur'aniye / makàsıd-ı asliye-i kur'âniye

  • Kur'ân'ın asıl maksatları, gayeleri.

makàsıd-ı azime / makàsıd-ı azîme

  • Büyük maksatlar, gayeler.

makasıd-ı dünyeviye

  • Dünyevî maksatlar, gayeler.

makasıd-ı esasiye

  • Esas maksatlar, asıl gayeler.

makasıd-ı hayatiye

  • Hayatın gaye ve maksatları.

makasıd-ı ilahiye / makasıd-ı ilâhiye

  • Allah'ın varlıkları yaratmasındaki maksatları.

makàsıd-ı ilahiye / makàsıd-ı ilâhiye

  • Allah'ın gözettiği yüce maksatlar, gayeler.

makàsıd-ı ilmiye

  • İlmi maksatlar, gayeler.

makàsıd-ı irşadiye-i kur'aniye / makàsıd-ı irşadiye-i kur'âniye

  • Kur'ân-ı Kerimin doğruluğu gösterme, uyarma maksatları.

makasıd-ı kelam / makasıd-ı kelâm

  • Sözün gayeleri, maksatları.

makàsıd-ı külliye

  • Büyük ve kapsamlı maksatlar, gayeler.

makasıd-ı kur'aniye / makasıd-ı kur'âniye

  • Kur'ân-ı Kerimin maksatları, hedefleri, gayeleri.

makàsıd-ı kur'aniye / makàsıd-ı kur'âniye

  • Kur'ân'ın maksatları.

makasıd-ı kur'aniye / makâsıd-ı kur'âniye

  • Kur'ân'daki maksatlar ve hedefler.

makasıd-ı rabbaniye / makasıd-ı rabbâniye

  • Herşeyin Rabbi olan Allah'ın yüce maksatları, gayeleri.

makàsıd-ı rabbaniye / makàsıd-ı rabbâniye

  • Herşeyin Rabbi olan Allah'ın yüce maksatları, gayeleri.

makàsıd-ı san'atperverane / makàsıd-ı san'atperverâne

  • San'ata olan düşkünlüğü ortaya koyan maksatlar.

makasıd-ı sübhaniye / makasıd-ı sübhâniye

  • Her türlü eksiklikten uzak olan Allah'ın kâinatı yaratmasındaki maksatlar.

menaya

  • (Tekili: Meniyye) Ölümler.
  • Maksatlar. Gâyeler.

rüşvet

  • Bir iş gördürmek, haksızı haklı göstermek gibi maksatlarla bir görevliye verilen para, mal veya sağlanan menfaat.

şişe

  • Camdan yapılmış ağzı dar uzunca kap. Lâmbaya geçirilen camdan küçük baca.
  • Çeşitli maksatlarla çakılan çıta.

siyasi cemiyet / siyasî cemiyet

  • Siyasî maksatlarla kurulan örgüt, dernek.

sümum-u ağraz / sümum-u ağrâz

  • Kinlerin zehirleri, kötü maksatların zehirleri.

yek-çeşm deha / yek-çeşm dehâ

  • Tek gözlü olağanüstü zekâ ve akıl; Kur'ân'ın gösterdiği gerçekleri görmeyen ve sadece dünyevî maksatları gözeten zekâvet ve akıl.

zahiri ulema / zâhirî ulema

  • Âyet ve hadislerin maksatlarına ulaşamayan ve sadece dış mânâlarına bağlı kalan âlimler.

 

Bağış Yapmak İçin Tıklayın