LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Osmanlıca - Türkçe Sözlük'te mahz-i ifadesini içeren 30 kelime bulundu...

mahz-ı adalet / mahz-ı adâlet / مَحْضِ عَدَالَتْ

  • Tam anlamıyla adalet.
  • Tam bir adalet.

mahz-ı belagat / mahz-ı belâgat

  • Her yönüyle belâgatlı olan, tam yerinde ve tam şartlara uygun söz söylemek.

mahz-ı cehalet

  • Sırf cahillik.

mahz-ı edeb / مَحْضِ اَدَبْ

  • Edebin ta kendisi. Sırf terbiye ve edeb.
  • Tam bir edeb.

mahz-ı edebi / mahz-ı edebî

  • Edebin tâ kendisi.

mahz-ı edep

  • Saf edep ve ahlâk.

mahz-ı emir

  • Sadece ve yalnız emir.

mahz-ı eser-i rahmet ve inayet / mahz-ı eser-i rahmet ve inâyet

  • İlâhî şefkat, merhamet ve yardımın eksiksiz gerçekleşmesi.

mahz-ı fazl / مَحْضِ فَضْلْ

  • İyilik ve bağışın ta kendisi.
  • Tam bir iyilk.

mahz-ı fazl ve kerem / مَحْضِ فَضْلْ وَ كَرَمْ

  • Cömertlik ve ikramın ta kendisi.
  • Tam bir iyilik ve ikram.

mahz-ı hak / مَحْضِ حَقْ

  • Hakkın, doğrunun kendisi.
  • Hakkın ta kendisi.

mahz-ı hakikat / مَحْضِ حَقِيقَتْ

  • Hakikatin, gerçeğin ta kendisi.
  • Tam bir hakikat.

mahz-ı hasaret / mahz-ı hasâret

  • Sırf zarar, tamamen zarar ve ziyan.

mahz-ı hidayet / mahz-ı hidâyet / مَحْضِ هِدَايَتْ

  • Tam bir hidâyet, doğru yol.
  • Tamamen hak üzere olma.

mahz-ı hikem

  • Akıllılığın ve filozofluğun ta kendisi. Hikmetlerin ta kendisi.

mahz-ı hikmet / مَحْضِ حِكْمَتْ

  • Hikmetin ta kendisi.
  • Tam bir hikmet.

mahz-ı inayet / mahz-ı inâyet

  • Yardımın ta kendisi, sırf yardım ve koruma.

mahz-ı irade

  • Tam bir irade, saf kasıt.

mahz-ı keramet

  • Tam bir keramet gibi. Kerametin ta kendisi.

mahz-ı lütuf

  • İkram ve iyiliğin tâ kendisi.

mahz-ı ni'met / مَحْضِ نِعْمَتْ

  • Tam bir ni'met.

mahz-ı nimet

  • Nimetin tâ kendisi.

mahz-ı rahmet / مَحْضِ رَحْمَتْ

  • Tam anlamıyla rahmet.
  • Tam bir rahmet.

mahz-ı tahkik

  • Hakikati araştırmanın ta kendisi, sırf araştırarak.

mahz-ı tebşirat

  • Müjdelerin ta kendisi.

mahz-ı tevhid / mahz-ı tevhîd / مَحْضِ تَوْح۪يدْ

  • Tevhidin tâ kendisi.
  • Tamamen Allahı birleme.

mahz-ı vahşet / مَحْضِ وَحْشَتْ

  • Tam bir ilkellik.
  • Tamamen yabânîlik.

mahz-ı vahy

  • Tamamen vahye dayanan; her yönüyle vahiy olan.

mahz-ı vahy-i rabbani / mahz-ı vahy-i rabbânî / مَحْضِ وَحْيِ رَبَّان۪ي

  • Terbiye edici Allah'a ait vahyin ta kendisi.

nur-u mahz-ı kur'an / nur-u mahz-ı kur'ân

  • Sadece Kur'ân nuru, ışığı.

 

Bağış Yapmak İçin Tıklayın