LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te mahcub ifadesini içeren 14 kelime bulundu...

ar / âr

  • Utanma, mahcubiyet. Utanılacak şey. Ayıp. Şiyb. Şerm. Haya.

end-bend

  • Utanmış, mahcub. (Farsça)
  • Boğum boğum, kısım kısım, parça parça. (Farsça)

haslet-i hamra / haslet-i hamrâ

  • Hamiyet, gayret veya mahcubiyetten gelen ve yüz kızarması suretinde görünen güzel haslet.
  • Güçlü haslet; hamiyet, gayret ve mahçubiyetten kaynaklanan ve yüz kızarması şeklinde kendini gösteren haslet.

hayadar

  • Utangaç, çekingen, mahcub. (Farsça)

hicabi / hicabî

  • Zar ve perde ile alâkalı ve ona müteallik. Perde ve örtüye âit.
  • Mahcub. Utangaç.

keha

  • Mahcub, utangaç. (Farsça)

kemal-i mahcubiyet / kemâl-i mahcubiyet

  • Tam bir mahcubiyet.

mahcub / mahcûb / محجوب

  • Örtülmüş. (Arapça)
  • Utangaç. (Arapça)
  • Mahcûb etmek: Utandırmak. (Arapça)
  • Mahcûb olmak: Utanmak. (Arapça)

mahcubiyet

  • Utangaçlık, sıkılganlık, mahcubluk.

minnetdar

  • Bir iyiliğe karşı minnet duyan. Yük altında kalır gibi birisinin iyiliğine karşı mahcubiyet. (Farsça)

şermende

  • Utanmış, mahcub. Utanılacak bir iş yapan. (Farsça)

şermin

  • Mahcub. Utangaç. (Farsça)

şermnak / şermnâk

  • Mahcub. Utangaç. (Farsça)

şermsar / şermsâr

  • Utangaç, müstahyi, mahcub. (Farsça)