LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te likan ifadesini içeren 33 kelime bulundu...

babayiğit

  • Yetişmiş delikanlı, tam bedenî kuvvetini almış genç. Cesur, yiğit.

bekil

  • Yakışıklı delikanlı, genç.

berna

  • Delikanlı, yiğit, genç. (Farsça)

bürnah

  • Yiğit, delikanlı, genç. (Farsça)

bürnak

  • Delikanlı, yiğit, genç. (Farsça)

burzag

  • Şişmanca, etine dolgun delikanlı.
  • Delikanlılık çağındaki neşe.

çar-ebru

  • Dört kaş.
  • Bıyığı yeni gelmiş delikanlı.

ceri'

  • (Cür'et. den) Cesur, yiğit, delikanlı, gözü pek, cesaretli, yılmayan.

cür'et-yab / cür'et-yâb

  • Cesur, cesaretli, yiğit, delikanlı, atılgan, gözüpek, cür'etkâr. (Farsça)

cür'etkar / cür'etkâr

  • Cesur, cesaretli, yiğit, delikanlı, atılgan, gözüpek. (Farsça)

cürre

  • Cesur, cesaretli, cür'etkâr, cür'et-yâb, yiğit, delikanlı, gözüpek, atılgan.
  • Uçan her çeşit kuşun erkeği.
  • Bir zira' miktarı ağaç. (Ağacın başında bir küfe, ortasında bir ipi olup onunla geyik avlarlar.)

dadaş

  • Delikanlı, babayiğit kimse.
  • Erkek kardeş.

epürnak

  • Delikanlı, genç yiğit, bahadır. (Farsça)

feta

  • (Çoğulu: Fitye, Fityan veya feteyân) Genç. Delikanlı.
  • Cömert.

fityan

  • (Tekili: Fetâ) Delikanlılar, yiğitler, bahadırlar, gençler, mertler.

gılman / gılmân

  • (Tekili: Gulâm) Bıyığı yeni bitmiş gençler.
  • Cennet'te hizmet gören delikanlılar.
  • Köleler, esirler.
  • Cennette hizmet eden delikanlılar.
  • Hizmet gören delikanlılar. Köleler, esirler.

gılme

  • (Tekili: Gulâm) Delikanlılar, gençler.
  • Esirler, köleler.

gulam

  • Genç, delikanlı. Bıyığı henüz bitmemiş genç.
  • Esir, hizmetçi, köle.

habil / habîl

  • Yiğit, bahadır, genç, delikanlı.
  • Tuzak, ağ.

hadis-üs sinn / hâdis-üs sinn

  • Yaşı taze. Genç delikanlı.

hengam-ı şebab / hengâm-ı şebab

  • Gençlik zamanı, delikanlılık çağı.

inşibab

  • Gençleşme, delikanlı olma.

kaşane / kâşâne / كاشانه

  • Yuva. (Farsça)
  • Mâlikâne. (Farsça)

kızan

  • Oğlan, erkek çocuk.
  • Delikanlı, cesur ve silâhlı köylü genç.

kurnuk

  • Yumuşak bedenli delikanlı.

nevcivan / نوجوان

  • Genç, delikanlı. (Farsça)
  • Delikanlı.
  • Delikanlı, genç. (Farsça)

nevcivani / nevcivanî

  • Gençlik, delikanlılık.

saba

  • Hevâ ve nefsine meyletme. Delikanlılık.

şabb

  • Genç, delikanlı, yiğit.

şabb-ı emred

  • Bıyığı, sakalı henüz çıkmış delikanlı.

saderu

  • (Çoğulu: Sâderuyân) Yüzünde tüy bitmemiş genç delikanlı. (Farsça)

şübban

  • Gençler, delikanlılar.

ürmule

  • (Çoğulu: Erâmil) Ergen delikanlı.