LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te leyin ifadesini içeren 43 kelime bulundu...

anber-ter

  • Güzellerin zülüfleri ve benleri. (Farsça)
  • Mc: Geceleyin. (Farsça)

aşva'

  • Geceleyin gözü görmeyen kadın veya kız.
  • Önüne bakmayıp her ne olursa basan deve.

azze vecelle

  • Allahü teâlânın ismi söyleyince, işitince ve yazınca "O, Azîz ve Celîldir (yücedir)" mânâsına söylenilen ve yazılan saygı ifâdesi.

bamdad / bâmdâd / بامداد

  • Sabah, sabahleyin, seher vakti. Tan yeri. (Farsça)
  • Sabah, sabahleyin. (Farsça)

beyat

  • Geceleyin çalışma, geceyi işle geçirme.

bezme

  • Gündüzleyin yenilen bir öğün yemek.

ceher

  • Gündüzleyin bir şeyi görememek. (O kimseye "echer" derler)

dümus

  • Geceleyin çok karanlık olmak.

gazf

  • Kulağın sarkık olması.
  • Kırmak.
  • Geceleyin karanlık olmak.

gudüvv

  • Sabah vakti.
  • Sabahleyin bir şeye başlamak.

hatıb-ı leyl

  • Geceleyin odun toplayan kimse.
  • Mc: Mânâsız ve saçmasapan sözler konuşan adam.

havs

  • Geceleyin istemek.

hems

  • Gizli ses. Çok gizli. Sesi gizlemek.
  • Ağzı açmadan lokma çiğnemek.
  • Fütursuz olarak geceleyin yola gitmek.
  • Peçe.
  • Sıkmak.
  • Kırmak.

hırsiye

  • Geceleyin çalınan koyun.

hücud

  • Uykusuz kalma. Geceleyin az uyuma.

huşuf

  • (Çoğulu: Huşef) Seri, eli çabuk, hızlı.
  • Geceleyin yola giden deve.

ibtikar

  • Sabahleyin erkenden kalkma.

idare fitili

  • Eskiden geceleyin yatak odalarını aydınlatmak için zeytinyağı konmuş küçük bir tabağın içinde yakılan bir çeşit fitilin adıdır. Küçük petrol lâmbalarına da idâre denildiği için bunların fitillerine de bu ad verilir.

isra / isrâ

  • Geceleyin götürme.

leylen

  • Geceleyin, gece vakti.

leyli / leylî

  • Gececi. Geceleyin kalan. Yatılı. Geceye âit. Geceye mensub.

mebit

  • (Beyt. den) Geceleyin kalınacak yer. Geceliyecek yer.

müsahere

  • (Müsâheret) Geceleyin uyanık durma, uyumama.

mütesehhir

  • (Çoğulu: Mütesehhirîn) Geceleyin uyuyamayıp sabahlayan.

mütesehhirin / mütesehhirîn

  • (Tekili: Mütesehhir) Geceleyin uyumayıp sabahlayanlar.

naşi

  • Neş'et eden, yeniden vücuda gelen, yetişen, yetişmiş.
  • Delil, dolayı, ötürü, sebebiyle.
  • Geceleyin meydana gelip zâhir olan şey.
  • Yetişmiş oğlan veya kız.

nefş

  • Açmak.
  • Yapmak.
  • Yün ve pamuk atmak.
  • Davarların, geceleyin yayılıp çobansız otlaması.

nüfuş

  • Yabana yayılmak.
  • Davarların geceleyin yayılıp çobansız otlamaları.

şebangah / şebangâh / شبانگاه

  • Gece vakti, geceleyin. (Farsça)
  • Gecelenecek yer. (Farsça)
  • Geceleyin, gece vakti. (Farsça)

şebgir

  • (Şeb-gir) Geceleyin uyumayan. (Farsça)
  • Sabah vakti. (Farsça)
  • Gece giden kervan. (Farsça)

şebhan

  • Geceleyin öten bir cins bülbül. (Farsça)

sebiha

  • Gecelik. Geceleyin giyilen elbise.

seherhiz / seherhîz

  • Sabahları erken kalkan. Erkenci. (Farsça)
  • Sabahleyin esen. (Farsça)

semer

  • Geceleyin kıssa söylemek, hikâye anlatmak.

subhdem / صبح دم

  • Sabah vakti, sabahleyin. (Arapça - Farsça)

subhgah / subhgâh / صبحگاه

  • Sabah vakti, sabahleyin. (Arapça - Farsça)

tasabbuh

  • Sabahleyin uyumak.
  • Sabah kahvaltı yapmadan yemek yemek.

teassüs

  • Kokmak.
  • Geceleyin ava gitmek.

tebeyyüt

  • Geceleyin yağma etme.
  • Bir işi gece yapmak.

temsiye

  • Akşamlık.
  • Akşamleyin bir nesne getirmek.

turuk

  • Geceleyin eve gelmek.

vatvata

  • Geceleyin gözün görmemesi.

veşy

  • Elbiseyi güzel nakışlamak, süslemek.
  • Nesil ve zürriyet.
  • Çoğalma.
  • Geceleyin devamlı tefekkür ve mütalâa etmek.
  • Bir çeşit elbise.

 

Bağış Yapmak İçin Tıklayın