LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te levm ifadesini içeren 14 kelime bulundu...

azl

  • (Azel) Levmetmek, kınamak. Azarlamak.

kenud

  • Çok küfran-ı nimet eden kimse. Çok levm ve küfreden cahud.
  • Birşey yetiştirilemiyen verimsiz arazi.
  • Kocasının hukukuna ve iyiliklerine küfran eden nankör kadın.
  • Yemeğini misafirden sakınarak yalnızca yiyen cimri.
  • Kölesini, uşağını çok döven kimse.

laim / lâim

  • (Lâime) Çekiştiren. Levmeden. Başkasını kötüleyen.
  • Levm eden, kınayan, iyi ve güzel bulmayan.

laime / lâime

  • (Çoğulu: Levâim) Çekiştirme, levmetme, kınama.

leim

  • Alçak, deni, rezil, zelil, levm edilen. Cimri.
  • Mayası bozuk ve kötü.

levaim

  • (Tekili: Lâime) Bir kimsenin yüzüne karşı çekiştirmeler, levmetmeler. Zemmetmeler. Başa kakmalar.

levvam

  • (Levvâme) Levm ve itâbedici. Zemmeden, çekiştiren, dedikodu yapan. Serzenişte bulunan. Başa kakan, paylayan.

melum

  • Azarlanmış, tahkir edilmiş, levmolunmuş.

mülim / mülîm

  • Kendini levm etmek. Melâmette olmak. Kusurunu anlayıp kendisini kötülemek.

müstelim / müstelîm

  • (Levm. den) Beğenilmeyecek iş yapan.

radı'

  • (Rıda'. dan) Süt kardeş.
  • Süt emen çocuk.
  • Levmedilen kimse.

telavüm

  • (Levm. den) Birbirine levmetme. Birbirini çekiştirme.

telvim

  • (Çoğulu: Telvimât) (Levm. den) Azarlama, paylama.

tevbih

  • Azarlama. Levm etme.