LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Osmanlıca - Türkçe Sözlük'te lece ifadesini içeren 12 kelime bulundu...

celece

  • (Çoğulu: Cülec) Kafa, baş.

çeleçepe

  • Sağa sola.

hemlece

  • Atın yorga olması.

kilece

  • (Çoğulu: Kilecât-Keyalic) Arpa.
  • Kile, mikyal.

leceb

  • Avaz, ses, savt.

lecebe

  • (Çoğulu: Elcâb-Licâb-Lecebât) Doğurduktan dört ay sonra sütü çekilmiş davar.

lecem

  • Cemaat, topluluk.

lecen

  • Bir şeye musallat olmak, ilişmek.

leclece

  • (Sözde) karasızlık, tereddüt.
  • Lokmayı ağızda döndürmek ve çiğnemek.

mahlece

  • (Çoğulu: Mehâlic) Hallaçların yün ve pamuk attıkları yer.

mualece / muâlece

  • Tedavi; hastaya ilâç verme.
  • Bir hususa çalışıp devam etmek.
  • Hastaya bakmak. İlâç kullanmak, ilâç vermek.
  • Bir işe teşebbüs, bir işe girişmek.
  • Bir işin üzerinde durarak teşebbüs etme, bir işe girişme; maddeten elleme, ilişme.
  • İşe girişme.

mualecesiz / muâlecesiz

  • Zahmetsiz, sıkıntısız.

 

Bağış Yapmak İçin Tıklayın