LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te lamb ifadesini içeren 43 kelime bulundu...

abajur

  • Lamba siperi. (Fransızca)

avize

  • Lamba, fener, gaz veya mumları havi olarak tavana asılan maden veya billurdan süs eşyası. (Farsça)

çerag

  • Işık. kandil. Lâmba. Mum. (Farsça)
  • Kutlu, mutlu. (Farsça)
  • Otlak. Mer'a. (Farsça)
  • Otlama. (Farsça)
  • Tekaüd. (Farsça)
  • Talebe. (Farsça)

çerağ

  • Çıra, lamba.

çerağ-ı leyle-i isra / çerağ-ı leyle-i isrâ

  • İsrâ gecesinin lâmbası.

çirag

  • Fitil, kandil, mum, lâmba. (Farsça)
  • Çırak. (Farsça)
  • Talebe, öğrenci, şakird. (Farsça)
  • Tekaüd, emekli, emekliye ayrılmış olan kişi. (Farsça)

elektrik-i mudi

  • (Elektrik-i muzi) Parlak ışık veren, parlayan lâmba.

elektrik-i muzi / elektrik-i muzî

  • Parlak ışık veren, aydınlatan lamba.

far

  • Otomobil, kamyon gibi nakil vasıtalarının önündeki kuvvetli lâmbalar. (Fransızca)

fetil / fetîl

  • Yaralara konulan tiftik.
  • Lâmba fitili.
  • Deriden çıkan kir.
  • Örgü.

idare / idâre / اِدَارَه

  • Camsız küçük lamba.

idare fitili

  • Eskiden geceleyin yatak odalarını aydınlatmak için zeytinyağı konmuş küçük bir tabağın içinde yakılan bir çeşit fitilin adıdır. Küçük petrol lâmbalarına da idâre denildiği için bunların fitillerine de bu ad verilir.

idare kandili

  • Yatak odalarını aydınlatmağa ve elde gezdirmeğe mahsus küçük, ışığı az lâmba.

islambol

  • Eskiden İstanbul yerine kullanılan bir tabir idi. Ulema takımı yakın zamana kadar zarfların üzerine İstanbul yerine İslâmbol yazarlardı.

kandil

  • Lamba.
  • İdare lâmbası.

kandil-i nurani / kandil-i nurânî

  • Nurlu kandil, parlak lamba.

lüks

  • Lât: Aşırı süs.
  • Işık ölçü birimi.
  • Kuvvetli ışık veren bir nevi petrol lâmbası.

lüküs

  • Kuvvetli ışık veren, petrol veya gazla yanan bir tür lamba.

mahya

  • Ramazan-ı şerîf ayında, geceleri çift minâre bulunan câmilerde iki minâre arasına gerilen ve halata (kalın ipe) asılarak kandillerle (lambalarla) yazılan yazı ve şekiller.

menar-ı neyyir

  • Nur saçan ve çevresini aydınlatan lâmba.

meş'ale

  • Karanlıkları aydınlatmaya yarayan âlet; lâmba.
  • Aydınlatıcı âlet. Lâmba, kandil. Ucunda ateş yanan değnek.

mesabih / mesâbih

  • (Tekili: Misbah) Lâmbalar. Fenerler. Siraclar.
  • Lambalar.

meşaki

  • (Tekili: Mişkât) İçerisine lâmba, kandil gibi şeyler koymak üzere duvarda yapılan küçük hücreler, oyuklar.

mısbah

  • Kandil. Çıra. Meş'ale. Lâmba. (Aya, güneşe, yıldızlara ve mecâzen de Resul-i Ekrem'e (A.S.M.) bu isim verilmiştir.)Sabah ve sabahat maddesinden ism-i âlettir ki; sabah gibi lâtif ve kuvvetli aydınlık veren lâmba demektir.

misbah / misbâh / مِصْبَاحْ

  • Lâmba.
  • Lamba, kandil.
  • Lamba, meşale.
  • Lamba.

misbah-ı iman

  • Allah'a imanın lâmbası.

misbah-ı nübüvvet / misbâh-ı nübüvvet

  • Peygamberlik lambası, ışığı, kandili.

misbahü'l-iman

  • İman lâmbası anlamında Asâ-yı Mûsâ'nın ikinci bölümüne verilen ad.

mişkat / mişkât

  • İçine lâmba konan küçük hücre. Duvarda içine ışık konulan yer.
  • Kandil.
  • Kandil, içinde lamba olan küçük hücre.
  • Lamba konan yer, kandil.

mişkat-ı misbah / mişkât-ı misbah

  • Işık veren lâmba, kandil.

müteassif

  • Dolambaçlı ve uzun, güvenli olmayan, sapkın.

nebras

  • (Nibrâs) (Çoğulu: Nebâris) (Süryânice) Kandil. Çıra. Lâmba.
  • Mc: Nur merkezi.

nibras

  • (Süryânice) Lâmba, çıra.

pelite

  • Lâmba veya kandil fitili. Fitil. (Farsça)
  • Yaralarda kullanılan fitil. (Farsça)

projektör-misal

  • Projektör gibi, lamba gibi.

sirac / sirâc

  • Işık. Lâmba. Fener. Mum. Kandil.
  • Şevk veren şey.
  • Güneş ve ay mânâsına veya Resul-i Ekrem'e (A.S.M.) "Nur saçan" meâlinde verilen bir isimdir.
  • Kandil, lamba.
  • Lâmba, fener.

siraç

  • Işık, lamba.

sirac / sirâc / سِرَاجْ

  • Lamba.

sirac-ı münevver

  • Nurlu lamba.

sirac-ı musahhar / sirâc-ı musahhar

  • Emre boyun eğen lamba.

sirac-ı vehhac / sirâc-ı vehhac

  • Etrafını aydınlatan, ışık saçan lamba; getirdiği dinle tüm karanlıkları iman nuruyla aydınlatan Hz. Muhammed (a.s.m.).

sirac-üs sürc

  • Lâmbaların lâmbası. En parlak nur. En parlak ışıklı eser.

şişe / şîşe

  • Camdan yapılmış ağzı dar uzunca kap. Lâmbaya geçirilen camdan küçük baca.
  • Çeşitli maksatlarla çakılan çıta.
  • Lâmbaya geçirilen sırça, camdan yapılmış küçük baca, camdan yapılmış dar ağızlı uzun kap.

 

Bağış Yapmak İçin Tıklayın