LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te konulmuş ifadesini içeren 36 kelime bulundu...

ayine-i iskender

  • Makedonya kralı Büyük İskender'in aynası. Rivayetlere göre, bu ayna Aristo tarafından yapılmış ve İskenderiye şehrinde yüksekçe bir yere konulmuştur. Bu sayede İskender, yüz fersah uzaklıktaki düşmanlarını aynada görürmüş.

çarmih / çârmîh

  • Dört çivi. Birbiri üzerine dikey olarak konulmuş iki tahtadan meydana gelen, suçluları îdâm etmek için kullanılan haç şeklindeki darağacı. Bu cezâya çarptırılan kişi iki yana açılmış kollarından ve bağlanmış ayaklarından çivilenerek öldürülürdü.

defin

  • (Defn. den) Medfun, defnedilmiş, toprağa konulmuş, gömülmüş, gömülü.

hukuk-u mevzua

  • Konulmuş kanunların meydana getirdiği hukuk.

makbur

  • (Kabr. den) Gömülmüş, defnedilmiş, kabre konulmuş.

maksur

  • (Kasr. dan) Kasrolunmuş, kısaltılmış, kasılmış, alıkonulmuş.
  • Mahbus.
  • Kasrolunmuş nesne.
  • Gelinin üzerine tutulan duvak.
  • Gr: Bir kısım arapça kelimelerin sonunda yâ şeklinde yazılan, fakat elif gibi okunan harf. ( : Dâ'vâ) kelimesinde olduğu gibi. Buna, "Elif-i

mansub

  • Nasbolunmuş, me'muriyete konulmuş.
  • Konulmuş, dikilmiş.
  • Gr: Sonu fetha (üstün) kılınmış kelime. Meftuh olan.

matmur

  • Gömülmüş, defnedilmiş. Toprak altına konulmuş.

matruh

  • Tarh edilmiş, çıkarılmış.
  • Belirtilmiş, konulmuş (vergi)
  • Temeli atılmış (Binâ).

mechuriye

  • Aşikâre olunmuş, açıklanmış, meydana konulmuş.

melfuf

  • Sarılı. Bir mektup veya bir şey içine konulmuş olan.

melhud

  • (Lahd. dan) Mezara sokulmuş, kabre konulmuş. Lâhid içine konulmuş.

men'uş

  • Hayır ile yâdedilen ölü.
  • Yukarı kaldırılmış.
  • Fakir olduktan sonra sevindirilmiş.
  • Tabuta konulmuş.

meskuk

  • (Meskuke) Sikkeli. Damgası vurulmuş.
  • Para hâline konulmuş.

mevkufat

  • (Tekili: Mevkufe) Bir zaman için tutulup alıkonulmuş mal veya para.
  • Vakfedilmiş mal, emlâk.
  • Gelirden artıp hazineye mâl edilen para.

mevzu

  • Konulmuş.
  • Konu.
  • Doğru olmayan, uydurma.

mevzu'

  • Bahis. Üzerinde durulan mes'ele.
  • Aşağılanmış olan.
  • Konulmuş. Vaz olunmuş.
  • Uydurma. Doğru ve hakikat olmayan.
  • Geçer olan, muteber, işlemekte olan, câri.

mübrez

  • Gösterilmiş, meydana konulmuş, ibraz olunmuş.

müdrec

  • (Derc. den) İçerisine konulmuş. İdrac olunmuş.

muhaccel

  • Ayağı sekili, beyazlı at.
  • Gerdeğe konulmuş.

mün'al

  • Altına gön ve sahtiyan konulmuş nesne.

munazzama

  • Tanzim olunmuş, yoluna konulmuş olan. İntizamlı teşkilât. Nizamlı. Adaletli.

münderic

  • İçine konulmuş.
  • Yer almış. İndirac eden, derc olunan.
  • Bir şeyin içine konulmuş bulunan. İçinde bulunan.

münzecir

  • Yasak edilmiş, men edilmiş, yapılmaması emredilmiş, alıkonulmuş, mâni olunmuş.

murakkam

  • (Rakam. dan) Yazılı, yazılmış.
  • Numaralanmış, numara konulmuş, sayı konulmuş.

müretteb

  • Tertib edilmiş, dizilmiş, yerli yerine konulmuş, sıralanmış.
  • Kasden uydurulmuş.
  • Tayin edilmiş. Bir şey, bir yer için ayrılmış.
  • Sonradan kurulmuş.

mürettep

  • Düzenlenmiş, sıralanmış; belli bir düzen ve sistemle konulmuş.

musahhar

  • Teshir edilmiş. Ele geçirilmiş. Fethedilmiş.
  • İstenilen hâle konulmuş.
  • Birine bağlanmış.

musattah

  • Satıh haline getirilmiş. Düz ve yassı hâle konulmuş olan. Satıhlandırılmış. Düzleştirilmiş.

müstahlef

  • (Halef. den) Kendi yerine geçirilmiş. Başkasının yerine konulmuş.

müverrah

  • Tarihi konulmuş, tarihli, tarihi atılmış.

nihade

  • Konmuş, konulmuş. (Farsça)

safak

  • Yeni kırba içine konulmuş su.

tevazzu'

  • Konulma, konulmuş. Bir şeyin bir yere konuşu.

tezekkür-i mevt

  • Ölümü hatırlamak. İnsanın kendini ölmüş, teneşir tahtası üzerinde yıkanmış, kefene sarılmış ve tabuta konulmuş ve mezâra gömülmüş olarak düşünmesi.

umur-u mukarrere

  • Kesin hatlarıyla ortaya konulmuş meseleler, konular ve işler.