LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te kiral ifadesini içeren 24 kelime bulundu...

acar

  • (Tekili: Ecr) Sevaplar, ücretler, mükâfatlar.
  • Kiralar.

acir

  • Elindekini başkasına kiralayan. Kiraya veren.

akkam / akkâm

  • Deve kiralayıcısı, deve ile ücret karşılığında eşya taşıyan adam.
  • Hacca Surre-i Hümayun ile birlikte giden hademe.
  • Çadır mehteri.

ecir-i müşterek / ecîr-i müşterek

  • Serbest işçi. Kirâlıyanından (işvereninden) başkasına çalışmaması şartı koşulmamış hamal, terzi, saatçi gibi işçi.

füru' / fürû'

  • Dal, asıldan türeyen. Fer'in çokluk şeklidir.
  • Fıkıh ilminde (İslâm hukûkunda) çocuklar, torunlar ve onların çocukları.
  • Ahkâm-ı şer'iyye yâni İslâm dîninde ibâdet, münâkehât (nikâh, boşanma, nafaka), muâmelât (alış-veriş, ticâret, kirâlama v.b) ve ukûbâtla (cezâlarla) ilgili hükümler.

galal

  • (Tekili: Gılâl) (Galle) Zahireler. Mahsuller.
  • Akarât kiraları.

hicr

  • Men etmek; akıl ve bâliğ olmamış çocuk, deli, bunak, sefih yâni malını kötü yere harcayan ve borçlu gibi kimseleri, tasarruf-i kavlîsinden yâni alış-veriş, kirâlama, havâle, kefillik, emânet ve rehin alıp-verme, hibe gibi işlerin tasarruflarından men' etme.
  • Dostluğu bırakmak, dargın

huluvv

  • Boş olmak, hâlî oluş. Boşluk. Boşta olmak.
  • Huk: Tarafların anlaşarak evlilik hayatlarına son vermeleri.
  • Huk: Bir gayr-i menkulün, muayyen bir bedel ile kiralanmış olmasından doğan kiracılık hakkı ve menfaati.
  • Hava parası adıyla verilen meblağ.

icar / îcâr / ایجار

  • Kiralamak. Kiraya vermek.
  • Kira parası.
  • Kiralama.
  • Kiralama. (Arapça)
  • Kiraya verme. (Arapça)
  • Kira. (Arapça)
  • Îcâr edilmek: Kiraya verilmek. (Arapça)
  • Îcâr etmek: Kiraya vermek. (Arapça)

icare / icâre

  • Belli bir menfaati belli bir bedel karşılığında satmak, kirâlamak.

icareteyn

  • Müeccel ve muaccel icarelerle kiralanan vakıf emlâkı. Hem derhal alınan, hem ileride alınacak kirası olan vakıf bina.

iktira'

  • (Kirâ. dan) Kiralama, kira ile tutma.

ıskaparma

  • İtl. Bir gemiyi toptan kiralama.

ıskarso

  • İtl. Yelkenleri doldurur dik rüzgâr.
  • Geminin götürü olarak kiralanması.

isticar

  • Kiralamak. Kiraya vermek.

istikra'

  • Kiralamak, kiraya vermek.

kabul / kabûl

  • Almak, râzı olmak. Alış-veriş, kirâlama, nikâh gibi sözleşmelerde yapılan teklife rızâ göstermek.

mekare / mekâre / مكاره

  • Kiralık binek veya yük hayvanı. (Arapça)

mekareci / mekâreci

  • Binek veya yük hayvanı kiralayan. (Arapça - Türkçe)

muaccele

  • Beylik ve evkaf kiralarından peşin alınan kısım.

muhayene

  • Belirli bir zaman için kiralama.

müşahere

  • (Şehr. den) Aylıkla tutma. Aylıkla kiralama.

müste'cerün-fih

  • Kiralama maksadı.

müstekri / müstekrî

  • (Kira. dan) Kira ile tutan, kiralayan.

 

Bağış Yapmak İçin Tıklayın