LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te kendini g ifadesini içeren 21 kelime bulundu...

arz-ı didar / arz-ı dîdâr

  • Kendini gösterme, güzelliğini gösterme.

be-didar

  • Görünür olmak, kendini göstermek. Meşhur. Namdar. (Farsça)

cilveger / جِلْوَه

  • Kendini gösteren.

haslet-i hamra / haslet-i hamrâ

  • Güçlü haslet; hamiyet, gayret ve mahçubiyetten kaynaklanan ve yüz kızarması şeklinde kendini gösteren haslet.

hayız

  • Kadınlarda her ayın belirli günlerinde kanama ile kendini gösteren özel bir hâl, âdet hâli, hayz.

hodbin / hodbîn / خُودْب۪ينْ

  • Bencil, kendini gören.
  • Kendini gören, kendini beğenmiş.

hodbinlik

  • Kendini görme, kendini düşünme; bencillik.

ıhdar

  • Kendini gözlemek.
  • Bir yerde durmak, ikâmet.

ihtirasi / ihtirasî

  • Korunma, muhafaza olunma, kendini gözetme.

işgüzar

  • Becerikli, çalışkan. (Farsça)
  • Kendini göstermek için gerekmezken işe karışan. (Farsça)

ketm-i nüfus

  • Kendini göstermeme. Saklama.

meyl-i nümayiş / meyl-i nümâyiş

  • Gösteriş eğilimi, kendini gösterme meyli.

murakabe / murâkabe

  • Kontrol etmek, inceleyip vaziyeti anlamak.
  • Kulun, bütün hâllerinde Allahü teâlânın kendini gördüğünü bilmesi ve O'nu unutmaması.
  • Nefsi kontrol etmek, ondan gâfil olmamaktır.

mutasanni'

  • (Çoğulu: Mutasanniîn) Kendini güzel ve süslü göstermek isteyen.

mütevakki

  • Tevakki eden. Kendini gözeten, tehlikeli şeylerden sakınan ve çekinen.

revnüma

  • (Ru-nüma) Zuhur eden, kendini gösteren. (Farsça)
  • Yüz görümlüğü. (Farsça)

rü'yet-i taksir / rü'yet-i taksîr

  • Kendini günâhkâr ve kabahatli, kusurlu görmek, kendini suçlamak.

sinsi

  • Kendini gizleyen, gizlenen.

temayüz

  • Kendini göstermek. Farklı ve yüksek vasfı olmak. Başka vasıflarla üstün olmak.
  • Kendini gösterme.

temeyyüz / تميز

  • Benzerlerinden farklı ve üstün olma. Diğerleri arasından kendini gösterme.
  • Kendini gösterme.
  • Kendini gösterme, sivrilme, ayrıcalık kazanma. (Arapça)
  • Temeyyüz etmek: Kendini göstermek. (Arapça)

teşahhusat-ı mülkiye

  • Varlıkların maddî yönleriyle belirgin olarak ortaya çıkması, diğer fertlerden ayrılabilir özellikleriyle kendini göstermesi.

 

Bağış Yapmak İçin Tıklayın