LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te kendine has ifadesini içeren 13 kelime bulundu...

adap / âdap

  • Edepler; birşeyin kendine has kuralları, usul ve yöntemleri.

belağat-ı kur'aniye / belâğat-ı kur'âniye

  • Kur'ân'ın kendine has belâğatı.

belağat-i kur'aniye / belâğat-i kur'âniye

  • Kur'ân'ın kendine has belâğati.

egosantrizm

  • Psk: Benmerkezcilik. Zihnî gelişmenin ilk çocukluk safhası. Bebek büyüyüp kendi varlığı ile başka varlıkları ayırmaya başladığı zamanlarda kendine has bir düşünce tarzı ile düşünür. Sanki dünyada en önemli varlık kendisi, herşey onun emrine ve isteğine hazır olmalı. Annesi, babası, diğer insanlar ve (Fransızca)

fıtraten / فِطْرَتًا

  • Kendine has yaratılışça.

hitabat-ı sübhaniye / hitâbât-ı sübhâniye

  • Her türlü kusur ve noksanlıktan uzak olan Allah'ın kendine has hitap ve konuşmaları.

kesb-i teşahhus-u şöhret / كَسْبِ تَشَخُّصُ شُهْرَتْ

  • Kendine has şöhret kazanma.

mahsud

  • Kendine hased edilen. Kıskanılan kimse.

orijinal

  • Kendine has, özgün.

resm-i mahsus

  • Kendine has bir biçim.

tabii / tabîî / طَب۪يع۪ي

  • Bir şeyin kendine hâs.

tahiyye / تَحِيَّه

  • Her mahlûkun kendine has ibâdetini selâm ma'nasıyla Allah'a sunması.

teşahhus / تَشَخُّصْ

  • Kendine has kimlik kazanma.