LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te kazım ifadesini içeren 22 kelime bulundu...

ahmed-i rüfai / ahmed-i rüfâî

  • (Hi: 512-578) Büyük bir veliyullahtır. Pek çok kerametleri görülmüştür. İmam-ı Musa Kâzım Hazretlerinin evlâtlarından olup, dine büyük hizmetler etmiştir. (R.A.)

atebat / atebât / عتبات

  • Eşikler. (Arapça)
  • Şiîlerin ziyaret yerleri Necef, Kerbela, Kâzımiye. (Arapça)

cerş

  • Bir şeyin kabuğunu soyma, bir şeyi kazıma.

hakk / حك

  • Kazıma. Oyma. Maden üzerine yazı işlemek.
  • Kazıma. (Arapça)
  • Hâkkedilmek: Kazılmak. (Arapça)
  • Hâkketmek: Kazımak. (Arapça)

hakk-i mühür

  • Mühür kazıma.

hakk-i sehv

  • Yanlışı kazıma.

hakkaki / hakkâkî

  • Mühür ve saire kazıma, hakkâklık.

hakketmek / hâkketmek

  • Kazımak, oymak.

imam-ı ali rıza

  • (Hi: 153 de Medine-i Münevvere'de doğmuştur.) Eimme-i İsnâ Aşer'in yedincisidir. İmam-ı Musa Kâzım'ın oğludur. Tus; yani Meşhed'de medfun olup kabri ziyaretgâhtır. (R.A.)

ışki / ışkî

  • İki ucu saplı eğri bıçaktır ve deri ve tahta kazımakta kullanılır.

istisal / istîsal

  • Kökünden söküp atmak, kökünü kazımak.
  • Kökünü kazıma.

kazıma

  • (Bak: KAZIM)

kazime

  • (Bak: Kâzıme)

kazımin / kâzımîn

  • (Bak: KÂZIMÛN)

kerbela

  • Irakta Seyyid-üş şühedâ Hz. İmam-ı Hüseyin Efendimizin (R.A.) meşhed-i mübârekleri olan yer. (Cibril var haber ver Sultân-ı Enbiyâya.Düşdü Hüseyin atından sahra-yı Kerbelâya) (Kâzım)

merk

  • Kokmuş deri.
  • Derinin yününü yolmak.
  • Kazımak.
  • Nüfuz etmek, içine işlemek.

musevi

  • Hz. Musa'nın (A.S.) dinine tâbi olan. Yahudi.
  • İmam-ı Musa Kâzım nesline mensub olan. Sadat-ı Museviyeden.

rendelemek

  • Pürüzlerini gidermek. Rende ile düzlemek, pürüzlü yerlerini kazımak. Rende ile ufalamak.

suht

  • Haram mal, her nevi haram.
  • Yok eylemek. Gidermek. Bir şeyin kökünü kazımak (mânasına saht'dan alınmıştır. Haramın bereketi olmadığından hânumânlar yıktığı için suht denilmiştir.)

taarruk

  • (Arak. dan) Terleme.
  • Kemikten et kazımak.
  • Ağaç kabuğunu soymak.

tahriş / تخریش

  • Tırmalama, kazıma. (Arapça)
  • Tahriş etmek: Tırmalamak. (Arapça)

umre

  • Ziyâret etmek. Hac zamânı olan beş günü yâni Arefe ve Kurban bayramının dört günü dışında, istenildiği zaman ihrâma girip Kâbe-i muazzamayı tavâf etmek ve Safâ ile Merve arasında sa'y etmek (yürümek), saçı kazımak veya kesmekten ibâret olan ibâdet. Umreye Hacc-ı asgar (küçük hac) da denir.
  • Hac zamânı olan beş günden yâni Arefe ve Kurban bayramının dört gününden başka, senenin her günü ihrâma girip Kâbe'yi tavâf etmek, Safâ ile Merve arasında sa'y yapmak ve saç kazımak veya kesmek.

 

Luggat Yazarları

Luggat.com Yazarlarını Belirliyor

Luggat.com'da "yazar" olarak görev almak ister misiniz?
Hazırlıkları devam eden Luggat Blog'da yazılarınız yayınlanabilir, milyonlara Luggat.com üzerinden sesinizi duyurabilirsiniz.

HEMEN BAŞVUR