LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te kaybetme ifadesini içeren 38 kelime bulundu...

akar

  • Zayi etme, kaybetme.
  • Kumlu yer.
  • Para getiren mülk. (Ev, dükkân gibi.)

atal

  • (C. A'tâl) Vücudun örtüsüz yeri, bilhassa ense.
  • Bir kişinin güzelliği.
  • Vücudun tamamı.
  • Boyuna asılan gerdanlığı kaybetmek.

derhal

  • Şimdi, hemen, bu anda, vakit kaybetmeden. (Farsça)

eza

  • Ticarette kaybetme, zarar etme.
  • Kibir ve gururunu bıraktırma.
  • Sıkıntı, eziyet, zulüm, cevr, sitem, renc, incinmek. İnsanın kerih görüp mahzun olduğu şey.
  • Hayır ve sadaka yoluyla mal vermede gururlanmak. Tetavül etmek.

fakd

  • Bulunmamak, bir şeyi kaybetmek. Belirsiz olmak.
  • Talebetmek, istemek.

fakdü'l-ahbap

  • Sevgililerin, dostların yok oluşu, onları kaybetme.

fesad-ı ümmet / fesâd-ı ümmet

  • Ümmetin fesada girmesi, bozulup iyi özelliklerini kaybetmesi.

fevt

  • Ölüm, mevt.
  • Kaybetme. Elden çıkarma. Kaçırma. Bir şeyin bir daha ele geçmiyecek şekilde elden çıkması.
  • Bir daha ele geçmemek üzere kaybetmek, elden çıkarma, kaçırma,
  • Ölüm.

gaşeyan

  • Kendinden geçmek. Kendini kaybetmek. Bayılmak. Gaşyolmak.

gayy

  • Aklın istikametini, yolun doğrusunu kaybetmek. Rüşdün zıddı.

haybet

  • Elindekilerden mahrum kalmak, kaybetmek.

humud

  • Düşme. Zayıflama.
  • Sâkin olmak. Soğumak. Ateş sönmiyerek alevi azalmak.
  • Bayılmak ve kendini kaybetmek.
  • Ne helâle, ne de harama iştihası olmamak.

ifate

  • (Fevt. den) Kaybetme, kaçırma, elden çıkarma.

ifate-i vakt

  • Vakit kaybetme, zaman harcama.

ifna'

  • Mahvetmek. Tüketmek. Kıymetini kaybetmek. Çok zarar etmek. Yok etmek.

ihtiyar elden gitmek

  • Mc: Kendini zaptedememek, hiddet ve gazaba gelmek, irâdeyi kaybetmek.

inhisaf / inhisâf / انخساف

  • Ay tutulması. (Arapça)
  • Gelişimini yitirmek, parlaklığını kaybetmek. (Arapça)

ızaa

  • Bir şeyi zâyi etmek. Zâyi olmak. Kaybetmek. Mahvetmek, mahvedilmek.

izaa-i vakt / izâa-i vakt

  • Zamanını boş yere harcama, vakit kaybetme.

izdiyal

  • Kaybetme, yok etme.

kebn

  • Kova ağzını iki kat edip dikmek.
  • Udul etmek, dönmek, vazgeçmek.
  • Besili ve semiz olmak.
  • Kaybetmek.

klasik

  • Çok eskiden yazıldığı hâlde değerini kaybetmeyen eser veya san'at eseri. (Fransızca)
  • Âdet hâline gelmiş usul. (Fransızca)

molekül

  • Kim: Vasıflarını kaybetmemek şartıyla ayrılabilen herhangi bir maddenin en küçük cüz'ü, parçası. (Fransızca)

sahv

  • Uyanıklık, aklı başında, şuuru yerinde olma hâli, sekr hâlinin zıddı. Tasavvufta kendini kaybetme hâlinden kurtulup, ayılma hâli. Fenâdan sonraki bekâ hâli.

sebeb-i sukut

  • Değer kaybetme, düşünme nedeni.

sükl

  • Kadının çocuğunu kaybetmesi.

sukut

  • Düşme. Yukardan aşağıya birden iniverme.
  • Değerini kaybetme. Bozulma.
  • Devrilme.
  • Mahvolma.
  • Ahlâk bakımından alçalma.
  • Büyük bir vazifeden ayrılma.
  • Sarkma.
  • Çocuğun eksik veya ölü olarak doğması.

tada'du

  • Alçak gönüllülük gösterme.
  • Viran olma.
  • Aklını kaybetme.

tadyi'

  • Zâyi etmek, kaybetmek.

tagyib

  • Kaybetmek.

tazyi'

  • (Çoğulu: Tazyiât) (Ziyâ. dan) Kaybına sebeb olma, bırakıp kaybetme. Boşuna harcama.

tazyi-i evkat

  • Boş yere vakit geçirme. Zaman harcama. Vakit kaybetme.

telaşi

  • Önem ve ehemmiyetini kaybetme.
  • Dağılma.
  • Telâş.

yusuf

  • Hz. Yakub'un (A.S.) oniki oğlundan en küçüğü idi. Babası kendisini çok severdi. Gördüğü bir rüyayı babası tabir ederek peygamber olacağını ve bütün kardeşlerinin kendisine itaat edeceklerini söyledi. Kardeşleri kendisini kıskandıkları için bir hile ile izini kaybetmek istediler ve bir kuyuya attılar

zay'at

  • Kaybolma, kaybetme.

zayi etme / zâyi etme

  • Kaybetme.

zayi etmek / zâyi etmek

  • Elden çıkarmak, kaybetmek.

zayi' / zâyi' / ضایع

  • Kaybolan. (Arapça)
  • Zâyi' etmek: Kaybetmek, yitirmek. (Arapça)
  • Zâyi' olmak: Kaybolmak, yitmek. (Arapça)

 

Bağış Yapmak İçin Tıklayın