LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te kargaşa ifadesini içeren 29 kelime bulundu...

alavere

  • Vapurlara kömür vermek için bordaya kurulan kademeli iskele.
  • Tulumbanın basıp emme suretiyle işlemesi.
  • Herc ü merc. Karışıklık, kargaşalık.
  • Bir şeyin elden ele verilerek veya atılarak aktarılması.

anarşi / اٰنَارْش۪ي

  • Kargaşa, kanun ve kural tanımama.
  • Karışıklık, kargaşalık, düzensizlik.
  • Başıboşluk, kargaşa.

anarşilik

  • Hiçbir kayıt ve kural tanımama, kargaşa çıkarma.

aşub / âşûb / آشوب

  • Kargaşa. (Farsça)
  • Karıştırıcı. (Farsça)

aşub-engiz / aşûb-engiz

  • Karışıklığa medar olan, kargaşalığa sebebiyet veren. (Farsça)

aşub-gah / aşûb-gâh

  • Gürültülü patırtılı yer. Kargaşalık ve karışıklık yeri. (Farsça)

aşubengiz / âşûbengîz / آشوب انگيز

  • Kargaşa çıkaran. (Farsça)

bevka'

  • Kargaşalık, karışıklık.

dağdağa-i siyaset

  • Siyasî kargaşa ve çalkantılar.

fesad

  • Fenalık, kötülük, arabozuculuk. Kargaşalık, karışıklık.

fevza / fevzâ

  • Kargaşa.
  • Kargaşalık. Anarşi.
  • Karışmış, muhtelit.
  • Kargaşa.

fevza-i ara / fevzâ-i ârâ

  • Düşünce alanında meydana gelen kargaşa, anarşi.

fevzai / fevzaî

  • Anarşist. Hiç bir din ve nizam tanımayan.
  • Kargaşalık ve anarşi ile alâkalı.

fitne / فتنه

  • Ayrılık, karışıklık, kargaşa; insanı hak ve hakîkatten saptıracak şey. İnsanları sıkıntıya, belâya düşüren, müslümanların zararına sebeb olan iş. Düşmanlığa sebeb olan şey.
  • Kargaşa, karışıklık.
  • Bölücülük, kargaşa çıkartma. (Arapça)
  • Sıkıntı. (Arapça)

girudar / gîrûdâr / گيرودار

  • Kargaşa, kavga. (Farsça)

har

  • (Her) Merkep, himar, eşek. (Farsça)
  • Çay ve havuz diplerinde olan balçık. (Farsça)
  • Mc: İdraksiz kimse. (Farsça)
  • Kargaşa. (Farsça)

hengame / hengâme / هنگامه

  • Kargaşa. (Farsça)

hercümerc / هرج و مرج

  • Kargaşa, dağınıklık, düzensizlik. (Farsça)

hercümerc-i dünyeviye

  • Dünyanın kargaşaları.

ifsadat

  • (Tekili: İfsad) İfsadlar, kargaşalıklar, fesada uğratmalar.

igtişaş

  • Karışıklık. Kargaşalık. Karmakarışık olmak.
  • Birisinin fena telkinini kabul etmek.

iğtişaş / iğtişâş / اغتشاش

  • Karışıklık, kargaşa, anarşi. (Arapça)

iğtişaşat

  • (Tekili: İgtişaş) Karışıklıklar, kargaşalıklar, fenâlıklar.

ihtilal / ihtilâl

  • Ayaklanma, kargaşalık.

keşmekeş / كشمكش

  • Kargaşa, çekişme. (Farsça)

şehr-aşub

  • Şehri karıştıran, kargaşalık yapan.

şur-efgen

  • Karma karışık yapan, kargaşalık çıkaran. (Farsça)

şuriş / şûriş / شورش

  • Karışıklık, kargaşalık. (Farsça)
  • Kargaşa. (Farsça)

teşettüt-ü ara / teşettüt-ü ârâ

  • Fikir dağınıklığı, kargaşası.