LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te kararlı ifadesini içeren 32 kelime bulundu...

azim / âzim / عازم

  • Gayret, kararlılık.
  • Azimli, kesin kararlı.
  • Kararlı. (Arapça)

azimkar / azimkâr

  • Gayretli, kararlı.
  • Azimli, kesin kararlı.

azimkarane / azimkârane / azimkârâne

  • Gayretli, kararlı bir şekilde.
  • Azmederek, kararlı bir şekilde.

azm / عَزْمْ

  • Gayret, kararlılık.
  • Kararlılık.

azm etmek

  • Kalbde devamlı kalan ve yapmaya kesin kararlı olunan düşünce, kasd, niyet, karar verme.

berkarar

  • Kararlı. Yerleşmiş. Devamlı.
  • Kararlı, yerleşmiş.
  • Kararlı.

cezmiyet

  • Kesin kararlılık, azimli olma.
  • Kesin kararlılık.

dar-ül karar / dâr-ül karar

  • Kararlı surette kalınan, kıyametten sonraki yer. Cennet. Dâr-ül Beka.

gayet itminan

  • Son derece kararlılık, sebat.

i'tikad

  • İnanmak. İnanç. Sıdk ve doğruluğuna kalben kararlı olmak. Gönülden tasdik ederek inanmak. Dinin temelini meydana getiren şeylere inanmak.

iflah

  • Mübarek ve muvaffakiyetli olmak. Selâmete çıkmak. Felâha kavuşmak.
  • Nimette dâim ve kararlı olmak.

istikrar / istikrâr / استقرار

  • Kararlı olma, devamlı bir hal üzere olma.
  • Kararlılık.
  • Kararlılık. (Arapça)

istikrar-ı manzume

  • Sistemin istikrarı, kararlılığı.

itminan

  • Emniyet içinde olmak. İnanmak. Mutlak olarak bilmek. Kararlılık.

kemal-i vüsuk ve itmi'nan

  • Tam bir güven, inanç ve kararlılık.

makarr

  • (Karar. dan) Karar yeri. Karargâh. Kararlı yer. Merkez. Pâyitaht.

metanet / metânet

  • Dinin emirlerini korumadaki kararlılık, dayanıklılık.

metanet etme / metânet etme

  • Sabretme, kararlılık gösterme.

musammim

  • Azimli olan. Kararlı olan. Karar veren.

müstakar

  • Kararlı.

müstakarr

  • (Karar. dan) Karar bulan, bir yerde sabit ve sakin olan. Kararlı.
  • Karargâh. Durulan yer.

sabit-kadem / sâbit-kadem

  • Mizacı oynak olmayıp işine ve sözünde kararlı olan, yerinde direnen. Sözünde duran.
  • Kararlı.

sakin

  • Hareketsiz, kendi hâlinde. Bir yerde oturan. Kararlı.
  • Gr: Harekesi olmayıp cezimli (sakin okunan) harf.

sebat / sebât

  • Yerinden oynamamak, dayanmak. Kararlı olmak.
  • Sözde durmak, ahde vefâ etmek. İman ve İslâmiyete hizmette, Allah'a ibadet ve taatta sâbit ve berkarar olmak.
  • Bir meslekte, meşru bir kanaatte veya bir fikirde kararlı bulunmak, sağlamlık göstermek.
  • Sabit durma, kararlılık gösterme.
  • Dayanma, kararlılık.

sebat etme

  • Kararlılıkla devam etme, sabit olma.

sebat etmek

  • Kararlılık göstermek, gevşememek, sabretmek.

sebat eyleme

  • Kararlı olma.

sebatkar / sebâtkâr

  • Sebatlı, kararlı.

sebatkarane / sebatkârâne

  • Kararlılıkla.

te'sis

  • Kurma, temelleştirme, esaslar koyma.
  • Esas koymakla sâbit, sağlam ve kararlı kılmak.

tevbe-i nasuh / tevbe-i nasûh

  • Sâdık tevbe. Nasuh tevbesi. Rücu' ettiği günaha bir daha dönmemek veya tevbe eylediği günahı bir daha yapmamak için kasd ve niyet etmek ve bunda tam kararlı olmak.
  • Sâdık tövbe, işlediği günâhı bir daha yapmamak üzere tövbe etmek ve bu tövbesinde tam kararlı olmak.

tevzin

  • Tartmak. Ölçülü hâle koymak.
  • Zihinde düşünüp kararlı hâle koymak.

 

Luggat Yazarları

Luggat.com Yazarlarını Belirliyor

Luggat.com'da "yazar" olarak görev almak ister misiniz?
Hazırlıkları devam eden Luggat Blog'da yazılarınız yayınlanabilir, milyonlara Luggat.com üzerinden sesinizi duyurabilirsiniz.

HEMEN BAŞVUR