LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te kağıd ifadesini içeren 31 kelime bulundu...

abadi / abadî / âbâdî / آبادی

  • Bayındırlık, mâmurluk, şenlik.
  • İmar edilmiş olan.
  • Hindistan'ın Devlet-âbad şehrinde ipekden yapılmış bir yazı kağıdı.
  • Bayındırlık. (Farsça)
  • İnce Hint kağıdı. (Farsça)

ahar

  • Hattatların kullandıkları kâğıda sürülen nişastalı yumurta. (Farsça)
  • Kahvaltı. (Farsça)
  • Bir nevi çelik. (Farsça)

bıtaka

  • (Çoğulu: Batâik) Varaka, pusla kâğıdı.

celbname / celbnâme

  • Mahkemeye çağırma kağıdı, celb kağıdı. (Farsça)
  • Çağırma kağıdı.

emirname

  • Âmirin emri yazılı olan kağıt. Üst makamdan verilen emir kağıdı. (Farsça)

havale

  • Bir işi veya bir şeyi başka birine bırakma. Ismarlama.
  • Görmeyi önleyen duvar gibi perde.
  • Tıb: Küçük çocuklarda veya gebe kadınlarda bazan meydana gelen, baygınlık veren bir hastalık.
  • Postadan gelen emanet kâğıdı.

icazet vermek

  • Medrese usulüne göre okuttuğu dersi bitiren talebeye hocası tarafından izin verilmesi. Bu tasdikan verilen mühürlü kâğıda "icazetname", icazet vermiş olan müderrise de "muciz" denilirdi.

icazetname

  • Şehadetname. Diploma. Şehadet kâğıdı. (Farsça)

ihbarname / ihbârnâme / اخبارنامه

  • Haber kağıdı, haber yazısı.
  • Bildiri kağıdı. (Arapça - Farsça)

izinname

  • Eskiden bir nikâhın kıyılabilmesi için kadı tarafından verilen izin kâğıdı. (Farsça)

kaime

  • Uzun bir kâğıda yazılan ferman.
  • Kitap yaprağı.
  • Kâğıt para.

kalemgir

  • Yazı yazarken kalemin kâğıda takılmadan rahatlıkla kayması. (Farsça)

kefaletname

  • Kefillik kâğıdı, kefalet senedi. (Farsça)

muafname

  • Afv kâğıdı. Bir şeyin muaf tutulup afvedildiğini gösteren kâğıt. (Farsça)

müzeyyelen

  • Kâğıdın altına, ek karşılığı yazılarak.

pençe

  • El ayası ile beş parmağın tamamı. (Farsça)
  • Hayvanların ön ayaklarının parmaklarıyla tırnakları. (Farsça)
  • Eskiden Şark hükümdarlarının imza yerine ellerini kırmızı boyaya sürüp, kâğıdın üstüne basmalarıyla olan şekil, tuğra. (Farsça)
  • Mc: Kuvvet. Savlet, satvet. (Farsça)

pusula

  • Küçük not kağıdı.

ruhsatiyye

  • San'at veya ticaret için verilen izin kâğıdı.

ruhsatname

  • İzin kağıdı. (Farsça)

safiha

  • (Çoğulu: Safayih) Yüzün derisi.
  • Kapı tahtası.
  • Kâğıdın bir tarafı.
  • Yassı ve düz nesne.
  • Enli kılıç. (Bu mânâya C: Sıfâh)

şahadetname

  • Bir işin yapılmasına müsaade veren resmî izin kâğıdı. Vesika. Diploma. (Farsça)

şaryo

  • Araba. Yazı makinelerinde, daktilolarda kâğıdın takıldığı kısım. (Fransızca)

sulh-name / sulh-nâme

  • Sulh, barış kâğıdı. (Farsça)

talak-name

  • Boşama kâğıdı. (Farsça)

tasvir / tasvîr

  • Kâğıda, kumaşa, duvara ve başka yerlere canlı ve cansız resimleri yapmak veya bu şekilde yapılan resimler.

tebyiz

  • Temizce yazma. Müsveddeden daha iyice bir kâğıda yazma.
  • Ağartma, beyazlatma.

terziz

  • Kâğıda nişan ve alâmet etmek, işaret koymak.

tezkere / تَذْكَرَه

  • Resmi izin kâğıdı.

timsal / timsâl

  • Kumaşa, kâğıda, duvara ve başka yerlere yapılmış canlı resimler.

zahri / zahrî

  • (Zahriyye) Arkaya âit, arka ile alâkalı.
  • Bir kâğıdın arkasına yazılan yazı, şerh.

zahriye / ظهریه

  • Kağıdın arka yüzündeki yazı. (Arapça)

 

Luggat Yazarları

Luggat.com Yazarlarını Belirliyor

Luggat.com'da "yazar" olarak görev almak ister misiniz?
Hazırlıkları devam eden Luggat Blog'da yazılarınız yayınlanabilir, milyonlara Luggat.com üzerinden sesinizi duyurabilirsiniz.

HEMEN BAŞVUR