LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te kırağı ifadesini içeren 17 kelime bulundu...

beşm

  • Kırağı; çiy. Şebnem. (Farsça)
  • Taberistan ile Rey arasında havası çok soğuk olan bir mevki. (Farsça)
  • Dinsiz, mezhebsiz. (Farsça)

celid

  • Fazla celâdetli, bahadır.
  • Rutûbetli, kırağı, çiğ.
  • Buz.

haki' / hakî'

  • Kırağı.

halit / halît

  • Buz. Kırağı. Dolu.

idrab

  • (Darb. dan) Rüc'u etmek, vaz geçmek. Bir şeyi yapmaktan yüz çevirmek. Mukim olmak.
  • Bir kimse üzerine kırağı yağmak.
  • Sıcak yel eserek yerdeki suyu kurutmak.
  • Ekmeğin pişmesi. (Kamus'tan alınmıştır.)

jale / jâle

  • Çiğ. Kırağı. (Farsça)
  • Çiy, şebnem, kırağı.

jale-i eşk

  • Gözyaşı jâlesi. Kırağı tânesine benziyen gözyaşı.

jaledar

  • Üzerine çiğ düşmüş, kırağılanmış. (Farsça)

jaleriz

  • Çiğ saçan, kırağı saçan. (Farsça)

masku'

  • Kırağı düşmüş yer.

meyd

  • Deprenmek. Sallanmak.
  • Ziyaret etmek.
  • Hareket etmek.
  • Kırağı çalmak.
  • Meyletmek.
  • Neşv ü nemâ bulmak.
  • Başı dönüp midesi bulanmak.

saik

  • Kırağı, çiğ.

saki / sakî

  • Kırağı, şebnem, çiğ.

saki'

  • Kırağı, şebnem, çiğ.

seda

  • Çiy denilen yaşlık, kırağı.

sekit

  • Kırağı.

tall

  • Çiğ, kırağı. İnce yağan yağmur, çisinti. Şebnem.
  • Helâk etmek, iptal.
  • Güzel, lâtif şey.
  • Şiddet.