LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te kötü hal ifadesini içeren 18 kelime bulundu...

ahlak / ahlâk

  • İnsanın iyi veya kötü hâlleri, bunlarla ilgili ilim.

derare

  • Deyyus. Karısının kötü hâllerini görmemezlikten gelen kişi.

devb

  • Kötü hâl.

deyyus

  • Derare. Karısının kötü hâllerine göz yuman ve ses çıkarmayan adam.

hanif

  • İslâmiyetten evvel Allah'ın birliğine inanan ve Hz. İbrahim'in (A.S.) dininden olanların vasfı.
  • İslâmiyete kuvvetle bağlı olan ve ilmiyle âmil olan kimse.
  • Eğri.
  • Eski kötü hallerinden vazgeçip hakka ve doğruluğa yönelen.

keib

  • Mahzun, hüzünlü, münkesir ve kötü halli olan kişi. (Müe: Keibe)

kurbet / kûrbet

  • Sıkıntı, kötü hâl.

mesavi / mesâvî

  • (Tekili: Su') Kötü haller. Fenalıklar. Seyyieler. (Mehâsinin zıddı.)
  • Kötü hâller.

mesh

  • Bir şeyin suretini çirkin ve kötü hale çevirmek.
  • Hayvanı kovarak koşturup onu sıkıştırmakla yormak, bitâb hale getirmek.

rezilürüsva

  • Ayıpları meydana çıkmakla alçalıp kötü hâle düşmek.

seyr-i ilallah

  • Allahü teâlâya doğru olan yolda ilerlemek, mânevî ilimde durmadan yükselmek. Seyr-i âfâkî (kötü hâllerden kurtulma) ve seyr-i enfüsî (iyi hâllerle süslenme) yi içine alan tasavvuf yolculuğu.

su'-i hal / sû'-i hâl / سُوءِ حَالْ

  • Kötü hal. Birini tezlîl için zahmetle etme iştigâl, Arkadaş kazanmaya, mâni sû'i hâl.
  • Kötü hal.

su-i ahval / sû-i ahvâl

  • Kötü haller, durumlar.

su-i hal

  • Fena hareket tarzı. Kötü hal.

tavr-ı batıl / tavr-ı bâtıl

  • Bâtıl, kötü hal ve vaziyetler.

veyl

  • Vay hâline, yazıklar olsun.
  • Bir kimse veya topluluğun işledikleri kötülükler sebebiyle karşılaşacakları azâbı, kötü hâlleri ve acınacak bir hâlde bulunduklarını ifâde eden bir söz.
  • Cehennem'de bir vâdinin adı.

zemaim

  • (Tekili: Zemime) Kötü haller. Beğenilmeyen, sevilmeyen hal ve hareketler.

zemime / zemîme

  • Kötü hâl ve hareket.
  • Zemme müstehak olan. Beğenilmeyen kötü hal ve hareket.
  • Beğenilmeyecek kötü hal ve davranış.