LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te köprü ifadesini içeren 23 kelime bulundu...

akem

  • Vergisi olmayan emlâk. Türbe, cami, köprü, çeşme gibi.

azm-i terkova

  • Tıb: Köprücük kemiği.

burak / burâk

  • İman ehlini Sırat köprüsünden geçirecek olan binek, âhiret bineği.

ceniver

  • Sırat köprüsü. (Farsça)

cisr / جسر

  • Köprü.
  • (Çoğulu: Cüsûr-Ecsür) Köprü. Ağaçtan olan köprü.
  • Köprü. (Arapça)

cisr-i cehennem

  • Cehennem köprüsü.

cisr-i muallak / cisr-i muallâk

  • Asma köprü.

cüsur

  • (Tekili: Cisr) Köprüler.

kanatir

  • (Tekili: Kantara) Taştan yapılan kemerli büyük köprüler. Kantarlar.

kantara

  • Köprü.
  • Taştan yapılan, kemerli büyük köprü.
  • Köprü, geçit.

kevser

  • Allahü teâlânın Kevser sûresinde Peygamber efendimize verdiğini bildirdiği büyük ihsân. Âhirette Cennet'te Peygamber efendimize âit meşhûr nehir veyâ kıyâmet (hesâb) günü Cehennem üzerindeki Sırat köprüsü geçilmeden önce Peygamber efendimizin ve ümme tinin başına geldikleri meşhûr havuz.

ma'ber

  • (Çoğulu: Maâbir) (Ubur. dan) Geçit, kemer, köprü.
  • Geçilecek yer.

maabir

  • (Tekili: Ma'ber) Köprüler, geçitler, kemerler.

memer

  • Geçilecek yer, köprü.

mi'ber

  • Suyu geçmeğe yarıyan kayık, sal gibi vâsıtalar.
  • Köprü. Su geçme geçidi.

mukantar

  • (Kantara. dan) Kemer şeklinde olan köprü.
  • Birbiri üstüne yığılmış çok şey.
  • Muhkem.

mukantarat

  • (Tekili: Mukantara) Köprüler. Kemer şeklinde olan yapılar.

müruriye

  • Bir köprüden veya yabancı memleketden geçerken verilen para.

pül

  • Köprü. (Farsça)

sırat

  • Cehennem üzerine kurulu olan ve Cennete gitmek için geçilmesi gereken köprü.
  • Âhirette cennete gitmek için üstünden geçilen köprü.

sırat köprüsü / sırât köprüsü

  • Cehennem üzerine kurulu olan ve Cennete gitmek için geçilmesi gereken köprü.
  • Cennet'e gidebilmek için herkesin üzerinden geçmeğe mecbur olduğu ve Cehennem üzerine kurulmuş olan köprü.
  • Cennet'e geçilmek üzere, Cehennem üzerine kurulmuş, mâhiyeti kesin bilinmeyen köprü. Buna, yalnız sırât da denir.

sırat-ı müstakim / sırât-ı müstakîm / صراط مستقيم

  • Doğru yol.
  • Sırat köprüsü.

terkuve / ترقوه

  • Köprücük kemiği. (Arapça)