LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te izi kelimesini içeren 36 kelime bulundu...

adem-i müsaade / adem-i müsâade / عَدَمِ مُسَاعَدَه

  • İzin vermeme.
  • İzinsizlik, müsaadesizlik
  • İzin vermeme.

bargah / bârgâh

  • İzinle girilebilecek yüce makam.

barigah / bârigâh

  • İzinle girilebilecek yüce makam.

cevaz / cevâz / جواز / جَوَازْ

  • İzin, müsaade, ruhsat.
  • İzin, müsaade, caiz olma.
  • İzin.
  • İzin, uygun verme. (Arapça)
  • Cevâz vermek: Uygun vermek, olur vermek, müsaade etmek. (Arapça)
  • İzin.

cevaz gösteren

  • İzin veren, müsaade eden.

daire-i izni haricinde

  • İzin verdiği daire dışında.

destur / destûr

  • İzin.

icazat / icâzât

  • İzinler, diplomalar.

icazet / icâzet

  • İzin. Müsaade. Şehadetname. Diploma. "Olur" demek. Destur vermek. İlmî ehliyet. Reva görmek.
  • İzin, diploma, şehâdetnâme. Çeşitli ilimlerde üstâdın (hocanın) talebesine, yetiştiğine dâir verdiği belge, diploma.
  • İzin.

ıktifaen

  • İzinden giderek, örnek tutarak, misal kabul ederek.

istizan / istizân / istîzân / استيذان

  • İzin isteme.
  • İzin isteme.
  • İzin isteme. (Arapça)

izin / اذن

  • İzin. (Arapça)

izinname / izinnâme

  • İzin belgesi.
  • İzin belgesi.

izn / اذن

  • İzin.
  • İzin. (Arapça)

makrun-u müsaade / makrun-u müsâade

  • İzin almış, izne kavuşmuş.

me'zun / me'zûn / مَاْذُونْ

  • İzinli.
  • İzinli, izin almış, bir işi yapmaya izin alan.
  • İzinli.

me'zunen

  • İzinli olarak.

me'zuniyet

  • İzin.

mesağ

  • İzin, ruhsat, cevaz, müsade.
  • İzin.

mezun

  • İzinli.

mêzun / mêzûn

  • İzinli.

mezunen / مأذونا

  • İzinli olarak.
  • İzin alarak, izinli olarak. (Arapça)

mezuniyet / mezûniyet / مَأْذُونِيَتْ

  • İzinlilik, mezun olma hali.
  • İzinli olma.

mübih / mübîh

  • İzin veren, müsaade eden.

münderis

  • İzi kalmayan.

müsaade / müsâade / مساعده

  • İzin.
  • İzin.
  • İzin.

müsaade etme

  • İzin verme.

müsaade etmeyen

  • İzin vermeyen.

müsaadekar / müsâadekâr

  • İzin verici, müsaade eden.

nümune-i müsaade

  • İzin örneği.

ruhsat / رخصت / رُخْصَتْ

  • İzin, müsaade.
  • İzin, müsaade; kulların özürlerine binaen, kendilerine bir kolaylık ve müsaade olmak üzere ikinci derecede meşru olan şeyler, yolculukta Ramazan orucunun tutulmaması gibi.
  • İzin. (Arapça)
  • İzin.

ruhsatname

  • İzin kağıdı. (Farsça)

ruhsatyab / ruhsatyâb

  • İzin ve müsaade alma. (Farsça)

tecviz / tecvîz

  • İzin verme, yapılmasına rızâ gösterme. Câiz görme.

teebbün

  • İzine uyma. Tâbi olma, birinin yolundan gitme.

terhis

  • İzin verme, salıverme.

 

Luggat Yazarları

Luggat.com Yazarlarını Belirliyor

Luggat.com'da "yazar" olarak görev almak ister misiniz?
Hazırlıkları devam eden Luggat Blog'da yazılarınız yayınlanabilir, milyonlara Luggat.com üzerinden sesinizi duyurabilirsiniz.

HEMEN BAŞVUR