LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te izhar etme ifadesini içeren 27 kelime bulundu...

arz

  • Bir büyüğe bir şeyi hürmetle vermek. Bir işi büyüğüne hürmetle anlatmak. İzâh etmek. Takdim etmek. Bir kimseye bir şeyi izhar etmek.
  • Kıymetli bir şeyi diğer bir şeyle değiştirmek.
  • Bir şeyin birden, âniden meydana gelmesi.
  • Altın ve paradan gayrı mal, metâ. Bir şeyin uz

arz-ı hüner

  • Hüner gösterme, marifet izhar etme.

biat

  • Bağlılığını, itimadını bildirmek. Birisinin hakemliğini veya hükümdarlığını kabul etmek. El tutarak bağlılığını alenen izhar etmek. Bağlılığını tazelemek.
  • Rey vermek.

feyz

  • (Çoğulu: Füyuz) Bolluk, bereket.
  • İlim, irfan. Mübareklik.
  • Şan, şöhret.
  • İhsan, fazıl, kerem. Yüksek rütbe almak.
  • Suyun çoğalıp çay gibi taşması. Çok akar su.
  • Bir haberi fâş etmek.
  • İçindeki düşüncesini izhar etmek.

füyuz

  • (Tekili: Feyz) Feyizler. İnâyetler. Keremler.
  • Suyun çoğalıp taşması.
  • İnsanın içindeki gizli şeyleri saklamayıp izhar etmesi.
  • Bir haberin fâş ve şayi' olması.

hafy

  • Gizlemek.
  • Setretmek, örtmek.
  • İzhar etmek, görünmek.
  • Parlamak, yıldıramak.

ibaha

  • (İbahe) Sevab veya günah olmamak. Bir şeyin yasak ve haram olmaktan çıkması.
  • İzin vermek. Mübah ve helâl kılmak.
  • Bir şeyi izhâr etmek.

ibane

  • Irak etmek, uzaklaştırmak.
  • Ayırmak.
  • İzhar etmek, göstermek.

ibda'

  • İzhar etmek. Bir yerden diğer bir yere çıkmak.
  • Yaratmak. Nümunesiz şey yapmak.

izhar / izhâr / اظهار

  • Gösterme. (Arapça)
  • İzhâr etmek: Göstermek, belli etmek, açığa vurmak. (Arapça)

izhar-ı hak

  • Hakkı izhar etmek. Hakkı açıklama.

kaşih / kâşih

  • Düşmanlığını gizleyip izhar etmeyen.
  • Dağılıp uzaklaşan kimse.

mükaşefe / mükâşefe

  • Gizli şeyleri birbirine açıp keşf ve izhar etmek, açığa çıkarmak. Meydana çıkarmak.
  • Bir hususu keşif yolu ile anlamak, bilmek.
  • Cenab-ı Hakk'ın zât ve sıfatlarına ve sâir sırlarına vukufiyyet.

mülayemet

  • Lâtife etmek, şaka yapmak.
  • Sevinç izhar etmek.
  • Yumuşaklık. Uygunluk. Yumuşak huyluluk.
  • Bağırsakların yumuşaklığı.

musafaha

  • El sıkışmak. Tokalaşmak.
  • Muhabbetini, arkadaşlığını, sevgisini izhar etmek.

nakli delil / naklî delil

  • Şer'î hükümler için naklî delil esastır. Yalnız akıl ile din namına hüküm getirilmez ve böyle bir hükmün dinle alâkası olmaz. Dinî meselelerde aklın ve ilmin vazifesi; dinî hükümlerdeki hikmetleri ve hakkaniyet delillerini görüp izhar etmektir. Kur'anın bazı âyetlerinde yapılan akla havaleler ve Kur

neşr

  • Neşretmek, yaymak, bir haberi fâşetmek, herkese duyurmak, şâyi kılmak.
  • Başıboş cemaat.
  • Bulutlu günde yel esmek.
  • İzhar etmek.
  • Katetmek.
  • Mecnun veya hastaya duâ yazmak veya okumak.

nesv

  • İzhar etmek, göstermek, açıklamak.

sad'

  • Yarılmak, yarmak.
  • Kesmek, kat'etmek.
  • Göstermek. İzhar etmek.
  • Beyân ve meyl etmek, açıklamak.

şehr

  • Ay. 30 günlük zaman.
  • Bir şeyi izhar etmek. Teşhir etmek.

şerh

  • Açma, genişletme.
  • Açıklama. Anlaşılanı anlatma. Bir yazı veya konuşmayı kolay anlaşılması için izah etme, tafsil etme.
  • Bir şeyi dilim dilim kesme.
  • Bollaştırma.
  • Bir müşkil ve mübhem makaleyi açıklama, keşif ve izhar etme.
  • Açıklanmış yazı, risale.

tasabi

  • Aşkını izhar etmek, muhabbetini açığa vurmak.

tebriz

  • Dışarı çıkarmak.
  • Tekebbürlenmek, gururlanmak.
  • Göstermek, izhâr etmek.

tefsir

  • Mestur, gizli bir şeyi aşikâr etmek. Mânâyı izhâr etmek.
  • Anladığını anlatmak. Bildiği kadar açıklamak.
  • Kur'ân-ı Kerim'in mânâsını anlatan kitab.
  • Ehl-i Hadis ıstılahında Tefsire dâir hadis-i şeriflere Tefsir denilir.

tekmim

  • Ağaç çiçek verecek vaktinde gılafıyla tomurcuğunu çıkarıp izhâr etmek.

temessük

  • Tutunma. Sarılma. Sıkıca tutma.
  • Hüccet ve delil izhar etme.
  • Borç senedi.

temşir

  • Sevinmek.
  • İzhâr etmek, göstermek.

 

Bağış Yapmak İçin Tıklayın