LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te izale ifadesini içeren 12 kelime bulundu...

bakire / bâkire

  • Kız. Kızlığı izale edilmemiş.
  • El sürülmemiş.

dicac

  • Ummanda yetişen büyük bir dikenli ağacın suyudur ve sabun gibi kiri izâle eder.

hal'

  • Kaldırma. Kal' etme.
  • Hükümdarı tahttan indirmek. Azletmek.
  • Mansıb ve mesnetten ihraç etmek.
  • Elbise gibi şeyleri soymak.
  • Bir şeyi izâle edip ayırmak ve terketmek.
  • Karısını boşamak. Evlâdını evlâdlıktan reddetmek.

istizale

  • (İzale. den) Yok edilme, izale olma.

izale / izâle / ازاله

  • Yok etme. (Arapça)
  • Giderme. (Arapça)
  • İzâle edilmek: (Arapça)
  • Yok edilmek. (Arapça)
  • Giderilmek. (Arapça)
  • İzâle etmek: (Arapça)
  • Yok etmek. (Arapça)
  • Gidermek. (Arapça)

layuzal / lâyuzal

  • İzale edilmez, tükenmez, zeval bulmaz.

müsekkin

  • Teskin eden, sükun veren. Elem ve ağrıyı izâle eden.

müzil

  • İzâle eden, gideren, yok eden.
  • İzale eden, gideren.

sehv

  • Keşfetmek, bulmak.
  • İzâle etmek.
  • Kabuk soymak.

selb

  • Zorla alma, kapma, soyma.
  • Nefy ve inkâr etme.
  • Kaldırma, giderme, izale.
  • Man: İki şey arasında nisbet-i vücudiyenin kalkması.

tenezzüh

  • Uzaklaşmak.
  • Gezinti. Bağ ve bahçe gibi yerlere gam ve kederi izale için çıkmak.
  • Kusur, pislik ve ayıptan uzak olmak.

teskin

  • Rahatlandırma. Yatıştırma. Sükunet verme. Şiddet, hiddet ve ıztırabını izale etme.
  • Gr: Bir harfi sâkin okuma.

 

Bağış Yapmak İçin Tıklayın