LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te iyi bilen ifadesini içeren 27 kelime bulundu...

a'lem / اعلم

  • En iyi bilen.
  • Daha iyi bilen. En iyi bilen.
  • Yarık dudaklı.
  • Alâmetli, belirtili.
  • En iyi bilen, Allah.
  • En iyi bilen. (Arapça)

a'lem-i ulema-i zaman / a'lem-i ulemâ-i zaman

  • Zamanın en iyi bileni, en büyük âlimi.

allahu a'lemu bimuradihi / allahu â'lemu bimuradihi

  • Asıl maksadını en iyi bilen ancak Allah'tır.

allahü alem / allahü âlem

  • En iyi bilen Allah'tır.

allam / allâm

  • Herşeyi en iyi bilen, Allah.

allam-ul-guyub / allâm-ul-guyûb

  • Gâibleri (görünmeyen ve bilinmeyen gizli şeyleri) çok iyi bilen mânâsına, Allahü teâlânın isimlerinden.

allamü'l-guyub / allâmü'l-guyûb

  • Gayb âlemini ve bütün gizlilikleri çok iyi bilen Allah.

allamülguyub / allâmülguyûb

  • Dış duyular yoluyla bilinemeyenleri en iyi bilen Allah.

arif / ârif / عَارِفْ

  • İyi bilen, Allahı tanıyan.

arifin / ârifîn / عَارِفِينْ

  • İyi bilenler, Allahı tanıyanler.

çeşm-i istikbal-bini / çeşm-i istikbâl-binî

  • Gelecek zamanı, istikbâli gören göz. Kuvve-i kudsiye ve ferâset ve basiretle ileriyi bilen nazar.

dana / dânâ / دانا

  • Bilgili, iyi bilen. (Farsça)

ders

  • Tenbih, tâlimat, vazife. Bir şeyi öğrenmek için muallim veya o işi iyi bilen birisinden azar azar alınan vazife.
  • Akıl.

deyyan / deyyân

  • Herkesin hesabını ve hakkını en iyi bilen ve veren. Hâk Teâla. Kahhar. Hâsib. Hâkim. Kadir. Râi. Cenâb-ı Hak.
  • Herkesin hakkını en iyi bilen ve veren Allah.
  • Allahü teâlânın Esmâ-i hüsnâsından (güzel isimlerinden). Kıyâmet günü, herkesin dünyâda iken yaptıklarının hesâbını ve hakkını en iyi bilen ve veren.
  • Herkesin hakkını ve hesabını en iyi bilen Allah.

ehlivukuf

  • İyi bilenler, bilirkişiler.

emin

  • Kalbinde korku ve endişesi olmayıp rahatta olan. Korkusuz.
  • Kendisinden korkulmayan.
  • Kendine inanılan. İtimat edilen.
  • İnanan, güvenen.
  • Çok iyi bilen, şüphe etmeyen.

erbab-ı belağat

  • Belağatçılar; belağat ilminin inceliklerini iyi bilen söz ve ifade uzmanları.

hazık / hâzık

  • İşini iyi bilen, uzman.

hisabi / hisabî

  • Hesabını iyi bilen.
  • Mc: Tamahkâr, cimri, hasis, eli sıkı.

kompetan

  • Bir işi iyi bilen. Bir şey hakkında yerinde kararlar alabilen kimse. (Fransızca)

mücevvid

  • (Tecvid. den) Kur'ân-ı Kerim'i tecvid usulüne göre okuyan ve tecvidi iyi bilen kimse.

muharib

  • Harbeden. Cenkci. Cengâver.
  • Cesur. Atılgan. Kahraman.
  • İyi harbeden. Harb usullerini iyi bilen.

mukit / mukît

  • Muhafaza eden. Hâfız. Amelleri zâyi' etmeyip koruyan. Gizliyi bilen. Gıda ve rızık veren.

mütehabbir

  • İyi bilen.

mütehassıs

  • Bir işin hakikatını, içyüzünü çok iyi bilen. Bir meslekte mahir olan.
  • Has ve mahsus olan.
  • İhtisas sâhibi, uzman. Bir işin hakîkatini, iç yüzünü çok iyi bilen, bir ilim dalında veya meslekte mâhir olan.

nessabe

  • Nesepleri iyi bilen kimse.

vallahu a'lemu bi's-savab

  • Doğruyu en iyi bilen Allah'tır.

 

Bağış Yapmak İçin Tıklayın