LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te itiraz ifadesini içeren 35 kelime bulundu...

bürhan

  • Delil, hüccet, isbat vasıtası.
  • Man: Yakînî mukaddemelerden meydana gelen kıyas.
  • Red ve inkâr için itiraz kabul edilmeyecek surette isbat-ı hakikat eden kavi hüccet.

cerdahl

  • Büyük gövdeli deve.
  • İnsanların her işine itiraz eden.

dahl

  • Karışma, girme.
  • Nüfuz, te'sir.
  • Vâridat.
  • İrâd. İtiraz, ta'riz.
  • Ayıp, töhmet.

edille-i katı'a

  • İtiraz edilmeyecek derecede kat'î ve sağlam deliller.

hakk-ı itiraz

  • İtiraz hakkı.

i'tiraz

  • (İtiraz) Kabul etmediğini bildirmek. Bir fikir veya işin olmasını kabul etmemek.
  • Men' eylemek. Men' olmak.

i'tiraziye

  • İtiraza, kabul etmediğine dair yazı.
  • Edb: Cümlenin esasından olmayıp yalnız bir husus hakkında söylenen ibare.

itirazat / itirâzât / îtirazât

  • İtirazlar.
  • İtirazlar.

itirazat-ı muannidane / itirâzât-ı muannidâne

  • İnat ederek yapılan itirazlar.

itirazkarane / itirazkârane / îtirazkârâne

  • İtiraz ederek.
  • İtiraz edercesine.

itirazname / itiraznâme / îtiraznâme

  • İtiraz dilekçesi.
  • İtiraz yazısı.

layiha-i temyiz / lâyiha-i temyiz

  • Yargıtaya yazılan itiraz dilekçesi.

medar-ı itiraz / medâr-ı itiraz

  • İtiraz sebebi.

mira'

  • (Riya. dan) Riya etme, riyakârlık yapma.
  • Başkasının sözüne itiraz edip mücâdele etme.
  • İçindekinin aksini söyleme.

mu'teriz

  • İtiraz eden. Kabul etmeyen. Bir şeyi beğenmeyip bozulmasını isteyen, aksini iddia eden.

mu'terizane / mu'terizâne

  • İtiraz eder şekilde. Muteriz suretinde. (Farsça)

mu'terizin / mu'terizîn

  • (Tekili: Mu'teriz) Muterizler. İtiraz edenler.

mu'terizün-fih / mu'terizün-fîh

  • İtiraz olunan karar, hüküm.

muahezat

  • (Tekili: Muâheze) (Ahz. den) Tenkid ve itirazlar.
  • Azarlama ve paylamalar. Çıkışmalar.

muahezekar / muahezekâr

  • Tenkid ve itiraz edici. (Farsça)
  • Azarlayıp çıkışan. Paylayan. (Farsça)

muahiz

  • (Ahz. den) Çekiştiren, muâheze eden. Tenkid edip itiraz eden.

muarız / muârız / معارض

  • Karşıt, itirazcı. (Arapça)

mucib-i itiraz

  • İtiraz sebebi.

müsellemat-ı bedihiyat / müsellemât-ı bedihiyat

  • Apaçık oluşları sebebiyle itirazsız kabul edilen şeyler.

muteriz / mûteriz

  • İtiraz eden.
  • İtiraz eden, karşı çıkan.
  • İtiraz eden, karşı çıkan.

muterizane / mûterizane

  • İtiraz edercesine.

müteşekki / müteşekkî

  • Şikâyet eden; itiraz eden.

nefs-i emmare

  • İnsanın çirkin ve şeytanın teşviklerine itirazsız ve mücahedesiz tâbi olması hâli.

nokta-i itiraz

  • İtiraz noktası.

redd-i kelam / redd-i kelâm

  • Söze itiraz etme, karşılık verme.

şekk-i itiraz

  • İtirazdan kaynaklanan şüphe.

sermaye-yi itiraz

  • İtiraz malzemesi.

ta'riz / ta'rîz

  • Üstü kapalı ve dokunaklı söz; kapalı îtirâz etmek; bir tarafı gösterip diğer tarafı kasd etmek.

tayhan

  • Boş ve mâlayâni şeylere itiraz eden kimse.

tetimme-i itiraz

  • İtiraz dilekçesinin eki, ilâvesi.