LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te ism kelimesini içeren 21 kelime bulundu...

abadile-i seb'a / abâdile-i seb'a

  • İsmi Abdullah olan meşhur yedi sahabi.

anka-yı muğrib

  • İsmi var, cismi yok. Ankâ kuşu.

beni ismail / benî ismail

  • İsmailoğulları.

esma-i sitte-i meşhure / esmâ-i sitte-i meşhure

  • İsm-i Âzam olarak bilinen Cenab-ı Hakkın meşhur altı ismi; Ferd, Hayy, Kayyûm, Adl, Hakem ve Kuddûs isimleri.

havale / حواله

  • Ismarlama, havale. (Arapça)

ıhrit

  • İsmi işitilmeyen bitki.

ismail-i feyz-i hürmet

  • İsmail (a.s.).

ismetmeab / ismetmeâb

  • İsmetlü. Günahsız. Haramdan ve nâmusa dokunur hâllerden çekinen.

ismetpenah

  • İsmetlü, ismetmeâb.

ismi ve sıfati / ismî ve sıfatî

  • İsme ve sıfata ait.

isti'sam

  • İsmetli olmayı istemek. Temizlik istemek. Günah ve ayıplardan temiz olmak.

istisna' / istisnâ'

  • Ismarlama. Bir san'at sâhibinden belirli bir işin, belirli özelliklerde yapılmasını istemek. Meselâ bir terzi ile kumaşı ve benzeri malzemeleri ondan olmak üzere bir kat elbise dikmesi için sözleşme yapmak.

lafza-i celal / lafza-i celâl

  • İsm-i Celâl, Allah lâfzı.

lütfiye

  • İsmail Fakazlı'nın eşi.

mana-yı ismi / mânâ-yı ismî

  • İsme dair mânâ. Bir şeyin sadece kendisini bilip tanımak. Bir şey başka şeyleri tanıttığı, bildirdiği veya sevdirdiği için olan mânâya da mânâ-yı harfî denir. Bir ağacı gölgesinden, zahirî görünüşünden, bize verdiği meyvesinden dolayı alâka gösterir ve seversek mânâ-yı ismî ile seviyoruz demektir. A

muhavvel

  • Ismarlanmış, değiştirilmiş.

mümaileyh / mümâileyh

  • İsmi geçen, bahsedilen.

sekine / sekîne / سَك۪ينَه

  • İsm-i Azam'ı içinde bulunduran duâ.

sipariş / sipâriş / سپارش

  • Ismarlamak, ısmarlayış. (Farsça)
  • Ismarlama.
  • Ismarlama. (Farsça)

tefviz / tefvîz

  • Ismarlama, havâle etme.
  • Bir işi sebeblere yapıştıktan sonra Allahü teâlâya havâle etmek, helâl ve faydalı şeyleri kazanmaya çalışıp da, bunlara kavuşmayı Allahü teâlâdan beklemek.
  • Kadına kendini boşama hakkı vermek. Yâni kendini sen boşa demek. Buna Temlîk de denir.

zamir / zamîr / ضَمِيرْ

  • İsmin yerini tutan kelime.
  • İsmin yerini tutan kelime.

 

Bağış Yapmak İçin Tıklayın