LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te incelemek ifadesini içeren 17 kelime bulundu...

cerbeze

  • İşleri incelemek, anlamak kuvvetini, lüzumsuz yerlerde kullanmak, ukalâlık etmek, gereksiz aklî yorumlarda bulunmak. Hikmetin aşırısı.

fihi nazarun / fîhi nazarun

  • "Ona bir bakmak, incelemek lâzımdır".

immisar

  • (İmtisar ile aynı mânâdadır) Süt sağmak.
  • Bir şeyi incelemek.
  • Az olmak.
  • Dağılmak.
  • Hâil, perde.

istidkak

  • İncelemek, dakik olmak.

masr

  • Parmak uçlarıyla süt sağmak.
  • Bir şeyi incelemek.
  • Az olmak.
  • Dağılmak. (İmtisar veya immisar ile aynı manadadır.)

muhakeme etmek

  • Hüküm vermek için delilleri incelemek; yargılamak.

nazar-ı tetkik

  • Tetkik etmek, incelemek amacıyla bakmak.

şeka'

  • Maraz, hastalık.
  • Hiddet, kızgınlık, gadap.
  • İncelemek.

taharri

  • (Hary. dan) Aramak. Araştırmak. İncelemek. Araştırılmak.

tahkik

  • Doğru olup olmadığını araştırmak veya doğruluğunu, yanlışlığını meydana çıkarmak. İncelemek. İçyüzünü araştırmak.
  • Bir şeyi eksiksiz ve ziyâdesiz yapmakta mübâlağa etmektir. Bir şeyin hakikatına ermek, künhüne vâkıf olmak, nihayetine erişmek demektir. Kur'an kıraat ıstılahında ise: He

tahlil

  • Bir şeyi incelemek üzere parçalarına ayırma.
  • Analiz.

tedkik / tedkîk / تدقيق

  • İnceleme, tetkik. (Arapça)
  • Tedkîk edilmek: İncelenmek. (Arapça)
  • Tedkîk etmek: İncelemek. (Arapça)
  • Tedkîk olunmak: İncelenmek. (Arapça)

temyiz mahkemesi

  • Yargıtay; alt mahkeme kararlarının doğru verilip verilmediğini incelemekle görevli üst makam.

teşrih

  • Bir kitap veya ibareyi anlaşılır şekilde açıklamak, tafsilât vermek. İnceden inceye didikleyip araştırmak.
  • Tıb: Bir cesedi kesip parçalara ayırarak incelemek.

tetebbu

  • Araştırıp incelemek, derinliğine inceleyip tanımak.

tetebbu' / تتبع

  • Derinlemesine araştırma, inceleme. (Arapça)
  • Tetebbu' etmek: İncelemek. (Arapça)

tetkiksiz

  • İncelemeksizin.