LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te inatçı ifadesini içeren 47 kelime bulundu...

akıs

  • İnatçı, muannid.

akis

  • (Aks) İnatçı, muannid.

aksi / aksî / عكسى

  • İnatçı.
  • Geçimsiz, huysuz. Uğursuz.
  • Ters, zıd.
  • İnatçı. (Arapça)
  • Ters, zıt. (Arapça)
  • Huysuz. (Arapça)

anede

  • Çok inatçılar. Muannidler.

anud / anûd / عنود

  • Muannid. Çok inatçı.
  • Çok inatçı.
  • Çok inatçı.
  • İnatçı. (Arapça)

arim / ârim

  • İnatçı, kafa tutan.

arm

  • (Arem) İnatçılık, muannitlik.
  • Kafa tutma.

ati

  • İnatçı, muannid. Kalın kafalı.

atub / atûb

  • İnatçı, muannid.

azil

  • Islah edilmesi mümkün olmayan. Muannid, inatçı.

büleğa-yı muanidin, hasidin / büleğâ-yı muânidîn, hâsidîn

  • İnatçı, kıskanç belâgatçiler.

cahil-i anud / cahil-i anûd

  • İnatçı cahil.

çetin

  • Sert.
  • İnatçı, dik başlı.
  • Zor, güç.

eledd

  • Sert çarpışan kimse. Metin.
  • Hakkı kabul etmeyen, inatçı adam.

enaniyet-i taassubkarane / enaniyet-i taassubkârâne

  • Kendisini beğenme ve üstün görmede çok katı ve inatçı davranma.

firavun

  • Eski Mısır krallarının lâkabı; katı yürekli, inatçı ve zâlim kimseler için kullanılan bir tabir.

gaşum

  • Zâlim, gaddar.
  • Muannid, inatçı.

gavur / gâvur

  • Kâfir. Merhametsiz, inatçı.

gerden-keş

  • Âsi, serkeş, isyankâr. (Farsça)
  • Mağrur, kibirli. (Farsça)
  • İnatçı, muannid. (Farsça)

hasm-ı eledd

  • İnatçı düşman, muannid hasım.

hırçın

  • Pek inatçı, titiz.

hıyre-çeşm

  • Kamaşık ve donuk gözlü. (Farsça)
  • Cesur, atılgan. (Farsça)
  • İnatçı, muannid. (Farsça)
  • Utanmaz, hayâsız, arsız. (Farsça)

huşunet

  • Kabalık, sertlik, inatçılık.

hutame

  • Cehennemin beşinci tabakası. İnatçı münkirlerin yeri olup, Gayya Kuyusunun bulunduğu kısım.

ıhşişan / ıhşîşan

  • Kabalığı, inatçılığı ve katılığı fazla olmak.

leccac

  • İnatçılık. Muannidlik.
  • İnatçı, inad edip ayak direten. Muannid.

lecuc / lecûc / لجوج

  • İnatçı. (Arapça)

merid / merîd

  • Katı, yoğun. Güçlü, kuvvetli kimse.
  • Süt içinde ıslatılıp yumuşatılan hurma.
  • Baş kaldıran. Sadece fesadlık çıkaran. İnatçı. Şerli. Haddini aşmakta, azgınlıkta ve günahkârlıkta çok ileri gitmiş olan.

muanid / muânid / معاند

  • İnatçı. (Arapça)

muannid / معند / مُعَنِّدْ

  • İnatçı.
  • İnatçı.
  • İnatçı.
  • İnatçı. (Arapça)
  • İnatçı.

muannidane / muannidâne

  • İnatçı bir şekilde.

muannit

  • İnatçı, dikkafalı.

müddei / müddeî / مدعى

  • İddia eden. İddiacı. Davacı.
  • Bir hükümde ayak direyen. Hak olduğunu veya herhangi hakkın zayi olduğunu dâvâ eden.
  • İnatçı, muannid.
  • Davacı. (Arapça)
  • İnatçı. (Arapça)

mümahık

  • İnat eden kimse, inatçı.

müteannid / متعند

  • İnad eden, ayak direyen, inatçı.
  • İnatçı. (Arapça)

müteannidin

  • (Tekili: Müteannid) Direnenler, inad edenler, inatçılık yapanlar.

mütemerrid

  • İnatçı, ısrar eden, dik kafalılık eden. Kibirlilik eden.
  • İnatçı, inanmamakta direnen.

mütemerridane / mütemerridâne

  • İnatla, inatçı bir şekilde.

mütemerridin / mütemerridîn

  • (Tekili: Mütemerrid) Dikkafalık edenler, inatçılık yapanlar, direnenler. Mütemerridler.

nobran

  • Sert mizaçlı, inatçı, nâzik olmayan.

şedidü'ş-şekime / şedîdü'ş-şekîme

  • Başkasına kolay kolay boyun eğmeyen, inatçı.

serkeş / سركش

  • İnatçı, isyan eden. Kafa tutan. Asi. (Farsça)
  • Baş kaldıran, inatçı, dikbaşlı, itaatsiz.
  • Dikkafalı, inatçı. (Farsça)

serkeşi / serkeşî / سركشى

  • İtaatsizlik, inatçılık, serkeşlik, dikbaşlılık. (Farsça)
  • Dikkafalılık, inatçılık. (Farsça)

sertab

  • İnatçı, muannid. (Farsça)

şütürdil

  • Deve huylu, kinci, inatçı. (Farsça)

tagıye

  • Salak, kibirli ve inatçı adam.
  • Yıldırım.

telah

  • Birbirine inatçılık etmek.

 

Bağış Yapmak İçin Tıklayın