LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te ima etmek ifadesini içeren 39 kelime bulundu...

asd

  • Cimâ etmek.
  • Döndürmek.
  • Bozmak.

ased

  • Cimâ etmek.
  • İp bükmek.

ays

  • Cimâ etmek.
  • Meni denilen su.

da's

  • Cimâ etmek.
  • Süngü ile vurmak.
  • Az olan nesne ve eser.

da'z

  • Cimâ etmek.

dagz

  • Yutmak.
  • Defetmek.
  • İğrenmek.
  • Cimâ etmek.

fat'e

  • Vurmak.
  • Yarmak.
  • Cimâ etmek.
  • Yere vurmak.

fatv

  • Bir şeye el ile vurmak.
  • Cimâ etmek.

gafk

  • Hücum etmek, vurmak.
  • Birbiri ardınca cima etmek.

gayl

  • Irmak, nehir.
  • Ağaç, şecer.
  • Cima etmek.
  • Kadının hâmile iken çocuğuna süt emzirmesi.

gibet / gîbet

  • Bir kimsenin, yüzüne karşı söylendiği zaman hoşlanmayacağı, kalbinin kırılacağı bir sözünü, hâlini veya hareketini, arkasından, bulunmadığı yerde söylemek, hareketiyle göstermek veya îmâ etmek. Dedi-kodu.

hal'

  • Debbâğların dibâgat ettikleri derinin kazıntısı.
  • Vurmak.
  • Men etmek, engel olmak.
  • Hediye vermek, atâ etmek.
  • Cima etmek.

hat'et

  • Vurmak, darb.
  • Düşürmek.
  • Cima etmek.

ima / îmâ / ایما

  • Dolaylı anlatım, işaret. (Arapça)
  • Îmâ etmek: İşaret etmek, göstermek. (Arapça)

kafta

  • Cima etmek.

kamt

  • Kuş, dişisine cima etmek.
  • Doğan çocuğu beze sarmak.

kıra'

  • Cimâ etmek.
  • Sağlam, muhkem.
  • Şiddetli.

kıraf

  • Cima etmek.
  • Karışmak.

let'

  • Atmak.
  • Doğurmak.
  • Cima etmek.

mahc

  • Cima etmek.
  • Kovayı azıcık çekip yine dolsun diye suya vurmak.

mahn

  • Cima etmek.
  • Ağlamak.
  • Kuyudan su çekmek.
  • Uzun boylu adam.

masd

  • Cima etmek.
  • Emmek.

mesis

  • Cimâ etmek.
  • Yapışmak.

misas

  • El sürme, değme, dokunma.
  • Cima etmek.
  • Almak.

mübazaa

  • Cimâ etmek.

mücameat

  • Cima etmek.

müfakame

  • Cima etmek.
  • Büyük olmak.

müharece

  • Hasımlık, düşmanlık.
  • Cima etmek.

neyk

  • Cima etmek.

niza

  • Cima etmek.

şat'

  • Yerden yeni çıkan taze ekin yaprağı. Ekinlerin taze çıkan filizleri, yaprağı.
  • Su arkı.
  • Cima etmek.
  • Bağlayıp sağlamlaştırmak.

şilak

  • Cima etmek.
  • Vurmak.
  • Kulağı uzunlamasına yarmak.

sirr

  • (Çoğulu: Esrar-Esirre) El ayasında ve alında olan hatlar.
  • Gizli nesne.
  • Cima etmek.
  • Zikir.
  • Hâlis.
  • En iyi, en faziletli.

tah

  • Atmak.
  • Uzaklaştırmak, ırak etmek.
  • Cimâ etmek.

tams

  • Kadının hayız görmesi, aybaşı olması.
  • Kir, vesah.
  • Cima etmek.
  • Yapışmak.

tecamu'

  • Cima etmek.
  • Toplanmak, cem'olmak.

tenakkur

  • Müçtemi olmak, içtima etmek, toplanmak.

vaty etmek

  • Erkeğin hanımına yaklaşması; cimâ etmek.

zakt

  • Cima etmek.

 

Bağış Yapmak İçin Tıklayın