LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te ilmen ifadesini içeren 16 kelime bulundu...

arş-ı marifetullah

  • Allah'ı hakkıyla tanımanın ve bilmenin en yüksek derecesi.

ayn-ı marifetullah ve zikrullah / ayn-ı mârifetullah ve zikrullah

  • Allah'ı bilmenin ve zikretmenin tâ kendisi.

ayn-ı şükran / ayn-ı şükrân / عَيْنِ شُكْرَانْ

  • İyilik bilmenin, minnetdârlığın ta kendisi.

envar-ı marifetullah / envâr-ı mârifetullah

  • Allah'ı bilmenin ve tanımanın nurları.

hace-i evvel / hâce-i evvel

  • Milletin ilmen ve fikren terakki etmesi için, çeşitli bilgileri, halkın rahatlıkla anlayabileceği bir lisan ile yayan kimse.

iktibas

  • Bir söz veya yazıyı olduğu gibi veya kısaltarak almak. Birisinden ilmen istifade etmek. İstifade suretiyle almak, alınmak.
  • Söz arasında Kur'an-ı Kerimden veya Hadis-i Şeriftden veya başka makbul eserlerden bir cümlenin kâmilen veya kısmen az tasarruf ile veya tasarrufsuz alınması.

inkar-ı haşir mefkuresi / inkâr-ı haşir mefkûresi

  • Öldükten sonra âhirette tekrar dirilmenin inkâr edilmesi fikri.

kemal-i ilmi / kemâl-i ilmî / كَمَالِ عِلْم۪ي

  • İlmen mükemmellik.

kümmel

  • (Tekili: Kâmil) Kâmiller. Olgunlar. İlmen, dinen ve mânen kâmil olan büyük zatlar. Büyük mâneviyat ve fazilet sahibi insanlar.

levh-i kaza ve kader / levh-i kazâ ve kader

  • Kader ve kazanın levhası, yani: Olmuş ve olacak her bir şeyin ilm-i İlâhîdeki vücudları; yani, ilmen mevcudiyyetleri.

mahiyet-i ilmiye

  • İlmî mahiyet; ilmen var olan asıl, öz.

melhuz

  • Düşünülmüş, ilmen ele alınmış.

mevcudat-ı ilmiye / mevcûdât-ı ilmiye / مَوْجُودَاتِ عِلْمِيَه

  • İlmen var olan şeyler.

şehd-i şehadet

  • Şehadet balı; İlâhî hakikatleri bilmenin ve idrak etmenin dünyadaki lezzeti.

sübut-u ilmi / sübut-u ilmî / sübût-u ilmî / ثُبُوتُ عِلْم۪ي

  • Bir şeyin ilmen var olması, ilim dünyasında varlığının sabit olması.
  • İlmen varlığı kesin olma.

zevk-i tevhidi / zevk-i tevhidî

  • Allah'ı bilmenin ve Ona inanmanın verdiği mânevî zevk, lezzet.

 

Bağış Yapmak İçin Tıklayın