LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te ikrah ifadesini içeren 16 kelime bulundu...

atb

  • Hışım etmek.
  • Fesad.
  • İkrah olunan, kerih görülen.

avarız-ı müktesebe

  • Cehil, sarhoşluk, hezel, sefeh, hata, ikrah gibi insanın ibtidâen dahli bulunan şeyler.

avaz

  • Nefret. İkrah. Bir şeyi kerahetle yapma. Kerahet.

ikrah / ikrâh / اكراه

  • Tiksinme, iğrenme. (Arapça)
  • İkrâh etmek: Tiksinmek, iğrenmek. (Arapça)

ikrah-ı gayr-i mülci / ikrah-ı gayr-i mülcî / ikrâh-ı gayr-i mülcî

  • Huk: Eskiden döğme ve hapis gibi yalnız keder ve elemi icab ettiren şeylerle vuku bulan ikrah.
  • Mülcî olmayan ikrâh. Bir kimseyi istemediği bir sözü veya işi yapmaya zorlarken tam şiddet kullanmama.

ikrah-ı mülci / ikrah-ı mülcî / ikrâh-ı mülcî

  • Huk: Ölüm veya bir uzvun kesilmesi veya bunlara sebep olacak şiddetli döğme ile olan ikrah.
  • Mülcî ikrâh. Bir kimseyi ölümle veya bir uzvunu (organını) yok etmekle, şiddetli dövmekle veya bütün malını telef etmekle (zarar vermekle) korkutarak rızâsı dışında bir işi zorla yaptırmak.

istikrah / istikrâh / استكراه

  • Bir şeyi kötü ve kerih görmek. Beğenmemek, nefret etmek. Bir şeyi cebir ve ikrah ile işlemek.
  • İğrenme, tiksinme. (Arapça)
  • İstikrâh etmek: İğrenmek, tiksinmek. (Arapça)

mükrih

  • (Kerh. den) Zorlayan, ikrah eden.

müstekreh

  • İğrenç, kerahetli, istikrah edilmiş, tiksinilen.

müstekrehat

  • (Tekili: Müstekreh) (Kerahet. den) Tiksinilen, istikrâh edilen ve iğrenç şeyler.

müstekrih

  • (Kerâhet. den) İğrenen, tiksinen, istikrah eden, kerih gören, nefret eden.

mütekerrih

  • (İkrah. dan) Kerih gören, tekerrüh eden, ikrah eden. Tiksinen.
  • Surat asan.

ruhsat

  • (Çoğulu: Ruhas-Ruhsat) İzin, müsaade.
  • Genişlik.
  • Kolaylık.
  • Fık: Kulların özürlerine mebni, kendilerine bir suhulet ve müsaade olmak üzere, ikinci derecede meşru' kılınan şeydir. Sefer halinde Ramazan-ı Şerif orucunun tutulmaması gibi. Vuku' bulan ikraha mebni, birisini

sadakat / sadâkat

  • Dostluk; bir kimseye Allahü teâlâ için kalbden bağlılık; doğruluk. İnsana sadâkat yaraşır görse de ikrâh, Doğruların yardımcısıdır hazret-i Allah.

takazzür

  • İstikrah etmek, kerih görmek, beğenmemek.

telcie

  • İkrah etmek, iğrenmek, tiksinmek, kerih görmek.

 

Bağış Yapmak İçin Tıklayın