LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te ihab ifadesini içeren 40 kelime bulundu...

basur / bâsûr

  • (Çoğulu: Bevâsir) Tıb: Mayasıl. Kalın bağırsakta ve makadın etrafındaki siyah kan damarlarının şişmesi ve bazen iltihablanması sebebiyle, makadın içinde ve dışında meydana gelen memeler yüzünden makaddan kan ve cerahat gelmesi hastalığı.

bi-vukuf / bî-vukuf

  • Vukufsuz, bîhaber, malûmatsız, habersiz.

bilsam

  • Zâtülcenb, akciğer zarı iltihabı. (Farsça)

gafil

  • Dikkatsiz, iyi düşünmeyen, uyanık olmayan. Haberi olmayan, ihtiyatsız, başına geleceği önceden düşünmeyen. Allah'ı unutan. Kendi gayr-ı meşru zevkine dalan. (Günde bir taşı binâ-yı ömrümün düştü yere,Can yatar gafil, binası oldu viran bîhaber. (Niyazi-i Mısrî)

güzide / güzîde

  • (Güzin) Seçilmiş. İntihab edilmiş. Beğenilmiş. (Farsça)

güziden / güzîden

  • Seçmek. İntihab etmek. (Farsça)

hatat

  • Sütün kaymağı.
  • Tıb: Cilt iltihabından meydana gelen kabukların soyularak iyi olanları.

ictiba

  • Seçmek. İhtiyar ve intihâb etmek. Seçkin bir şeyi almak.
  • Tahsildarın para ve vergi toplaması.

iltihab-ı a'ver

  • Tıb: Körbağırsağın iltihabı.

iltihab-ı edeme

  • Tıb: Cildin iltihablanarak katılaşması.

iltihab-ı kebed

  • Tıb: Karaciğer iltihabı.

iltihabat

  • (Tekili: İltihab) İltihablar, alevlenmeler.

iltihabi / iltihabî

  • İltihabla alâkalı.

iltihap

  • (Bak: İltihab)

intihab / intihâb / انتخاب

  • Seçme. (Arapça)
  • Seçilme. (Arapça)
  • Seçim. (Arapça)
  • İntihâb edilmek: Seçilmek. (Arapça)
  • İntihab eylemek: Seçmek. (Arapça)

intihabat

  • (Tekili: İntihab) Yağmalar, talan etmeler, kapışmalar.
  • (Tekili: İntihab) Seçilmeler, seçmeler.
  • Seçimler.

intihabi / intihabî

  • İntihabla alâkalı, seçim ve seçme işlerine ait.

ishal

  • Mülâyim ve düz bir yere varmak.
  • Tıb: Barsakların iltihabından soğuk algınlığından hâsıl olan sürgün, iç sürme.

isti'sar

  • Seçme, ayırma, intihab etme.
  • Seçip benimseme.

ıstına'

  • Seçme, intihab, ayırma.
  • Adam seçme.
  • İyilik etmek.
  • İş işletmek.

karafi

  • (Şihâbüddin Ahmed El-Karafi) Maliki Mezhebi'nin büyük âlimlerindendir. Milâdi 1285 de vefat etmiştir.

kübad

  • Tıb: Karaciğer iltihabı.

mecnub

  • Güney rüzgârı yetişen kişi.
  • Akciğer zarı iltihabı olan kişi.

muhallil

  • (Hall. den) Eriten. Analiz yapan, tahlil eden.
  • Fık: Üç talakla boşanan ve iddetini bitiren bir kadınla evlenen erkek. (Karıyı boşayan birinci kocaya: Muhallelün leh denir.)
  • Tıb: Şişlere, iltihablara yarıyan ilaç.

mültehib

  • (Lehb. den) Alevlenmiş, tutuşmuş.
  • İltihablı, kızarmış, şişmiş.

müntahib

  • (Nahb. dan) Seçen, intihâb eden. Seçmen.

müntehab

  • Seçilmiş. Güzide. İntihab ve ihtiyar olunmuş.

munzicat / munzicât

  • Yaranın iltihabını yok edici, irinini akıtıcı (ilâçlar).

remed

  • Gözün ağrıması, göz kapağı iltihabı.

remli / remlî

  • (Şihâbüddin Remlî) (Mi: 1371-1440) Filistin'in Reml kasabasında doğmuş, Şeyhülislâm'dır. Mecmuat-ul Ahzab'da namı Kutb-ül Ârifîn diye geçer. Kimya-yı Saadet namında salâvatları ile meşhurdur. Fıkh ve tevhide, tasavvufa dair manzumeleri vardır. " İmam-ı Remlî" diye anılır.

sahıb

  • Yoldaş, yol arkadaşı.
  • Gözcü. (Çoğulu: Sıhab-suhban)

şehab

  • (Bak: şihab)

şihban

  • (Tekili: Şihâb) Kıvılcımlar.

sühreverdiyye

  • Evliyânın büyüklerinden Ebû Hafs Ömer bin Muhammed Şihâbüddîn Sühreverdî hazretlerinin tasavvuftaki yolu.

şühüb

  • (Tekili: Şihâb) Kıvılcımlar.

ufunet

  • Çıban veya yaranın çürüyüp fena kokması.
  • İltihab.
  • Her hangi bir maddenin çürümesinden hasıl olan pis koku, çürük kokusu.
  • Sıkıntı veren manevî ağırlık.

zat-ül cenb / zât-ül cenb

  • Yan zarı iltihab. Akciğer zarı iltihabı.

zat-ür rie / zât-ür rie

  • Akciğer zarı iltihabı.

zatülcenb / zâtülcenb / ذات الجنب

  • (Zât-ül cenb) Tıb: Akciğer zarı iltihabı. Akciğer veremi.
  • Akciğer zarı iltihabı, zatülcenp. (Arapça)

zatürrie / zâtürrie / ذات الرئه

  • Zatürriye, akciğer iltihabı. (Arapça)

 

Bağış Yapmak İçin Tıklayın