LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te huylu ifadesini içeren 100 kelime bulundu...

ab'ab / ab'âb

  • Uzun boylu kimse.
  • Güzel huylu ve sabırlı adam.

aferca

  • Yaramaz huylu.

aks

  • Yaramaz huylu.
  • Katı kumlu yer.

alaka / alâka

  • İlişik, rabıta, merbutiyet.
  • Gönül bağlama, sevgi, münasebet, taalluk, irtibat, mâlikiyet. Tasarruf. Müdâhale hakkı. Hisse.
  • Edb: Bir kelimenin hakiki mânâsından mecâzi mânâsına nakledilmesinin sebebidir. (Temiz ahlâklı, güzel huylu kimselere melek denildiği gibi.)

alc

  • (Çoğulu: Uluc) Yaramaz huylu kişi.

ammered

  • Her şeyin uzunu.
  • Yaramaz huylu.
  • Belâ ve meşakkat.

arun

  • İyi vasıflarla meşhur olmuş, güzel huylular. (Farsça)

aşennet

  • (Çoğulu: Aşânit) Yaramaz huylu kimse.

ayde

  • Yaramaz huylu.

bed-hal

  • Kötü ahlâklı. Kötü huylu. Hâli düşkün. Fakir olan. (Farsça)

bed-hisal

  • Hasletleri kötü, fena huylu.

bed-huy

  • Huysuz. Bed huylu, kötü huylu. (Farsça)
  • Kötü huy. (Farsça)

bedhal

  • Kötü huylu.

bedhu / bedhû / بدخو

  • Huysuz, kötü huylu. (Farsça)

bednihad

  • Kötü huylu. (Farsça)

behnan

  • Güler yüzlü, iyi huylu ve devamlı olarak gülen kimse.

ca'sus / ca'sûs

  • (Çoğulu: Ceâsis) Kötü huylu, kısa boylu.

cu'şuş

  • (Çoğulu: Ceâşiş) Kötü huylu, kısa boylu.

daris

  • Çetin huylu kimse.

dü'bub

  • Zayıf nesne.
  • Çirkin huylu, kısa boylu kimse.
  • Kolay yol.
  • Uzun at.
  • Karınca nevinden bir nev.
  • Hububattan bir cins.

ef'a

  • Engerek yılanı.
  • Mc: Fena huylu, tabiatı kötü olan adam.

ehl-i fazilet

  • Güzel huylu, üstün özelliklere sahip kişiler.

ez'ar

  • Saçı az olan kimse.
  • Otu az olan yer.
  • Zâlim ve kötü huylu kimse.

facir / fâcir

  • Fücûr sahibi, fena huylu. günahkâr.

faziletmend

  • Faziletli, iyi huylu.
  • Faziletli, iyi huylu. (Farsça)

fazz

  • Kaba ve kötü huylu olan kimse.
  • Karın suyu, mide suyu.

ferişte

  • (Ferişteh) Melek. Günahsız. Masum. Yumuşak huylu. (Farsça)

firişte

  • (Çoğulu: Firiştegân) Mâsum, suçsuz, günahsız. (Farsça)
  • Melek. (Farsça)
  • Mc: İyi huylu kimse. (Farsça)

firişte-sıfat

  • İyi huylu kimse, huy ve tabiatça melek gibi olan. (Farsça)

firiştehu / firiştehû / فرشته خو

  • Melek gibi, melek huylu, güzel huylu. (Farsça)

gaydak

  • Geniş.
  • Yumuşak.
  • Kerim kişi. İyi huylu kimse.
  • Keler yavrusu.
  • Büluğ çağına varmamış çocuk.

giran-huy

  • Fena mizaçlı. Kötü huylu. (Farsça)

halakat

  • Halukluk, güzel ahlâklılık, iyi huyluluk.
  • Düzlük, dümdüzlük.

halim / halîm / حليم / حَل۪يمْ

  • Yumuşak huylu, uysal.
  • Yumuşak huylu. Hoş muamele yapan.
  • Yumuşak huylu, kızmayan.
  • Yumuşak huylu. (Arapça)
  • Yumuşak huylu.

halim selim

  • Yumuşak huylu ve sağlam karakterli kişi.

halim ve selim

  • Yumuşak huylu, uysal.

halim-i alihimmet / halîm-i âlihimmet

  • Yumuşak huylu olmasının yanı sıra kutsal değerler uğruna gayret gösteren.

halim-selim

  • Yumuşak huylu ve doğru.

halimane / halîmâne

  • Yumuşak surette. Yumuşak huylulara yakışır bir tarzda. (Farsça)

halime / halîme

  • Yumuşak huylu kadın.
  • Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm'ın süt anasının ismi. Beni Sa'd bin Bekr kabilesindendir. Halime-i Sa'diye diye de anılır. (R.A.)
  • Yumuşak huylu kadın. (Peygamberimizin süt annesinin adı)
  • Yumuşak huylu kadın, Peygamberimizin süt annesi.

haluk / halûk / خلوق

  • İyi huylu. Güzel ahlâklı. İslâma yakışır ahlâkta olan. İnsâniyyetli.
  • İyi huylu.
  • İyi huylu. (Arapça)

har-meniş

  • Eşek huylu, eşek tabiatlı. (Farsça)

hasl

  • Fena huylu olma. Kötü haslet sahibi olma.

hay'ame

  • Yaramaz huylu, kötü mizaçlı.

hazun

  • Yaramaz huylu kimse.

hilm

  • Yumuşak huylu olmak, kızmamak. Gücü yettiği halde affetmek.

hilm-i himari / hilm-i himarî

  • İfrat derecede yavaşlık, yumuşak huyluluk.

hilmiyyet

  • Yumuşaklık, yavaşlık, yumuşak huyluluk.

hoşmeşreb

  • Sevimli, güzel huylu. (Farsça)

hoşnihad

  • İyi yaradılışlı, güzel huylu. (Farsça)

huceste-hisal

  • Güzel huylu, tabiatı uğurlu. (Farsça)

ıkam

  • şiddetli harpler.
  • Yaramaz huylu.

kandave

  • Yaramaz huylu.
  • Gıdası olmayan taam.
  • Büyük iri.

kase-lis / kâse-lis

  • (Kâselis) Çanak yalayıcı. Çok yiyen, obur. Hırslı. (Farsça)
  • Dalkavukluk. Alçak huylu kimse. (Farsça)
  • Dilenci. (Farsça)

kasi'

  • Yaramaz huylu, yaşlı ve boyu kısa olan kimse.

kaydehur

  • Yaramaz huylu.

kechulk

  • Kötü huylu kimse. Huyu kötü olan kişi.

kecnihad

  • Aksi ve ters huylu olan. (Farsça)

kemal-i hilm / kemâl-i hilm

  • Yumuşak huyluluğun mükemmel derecede olması.

keys

  • Yaramaz huylu kişi.

kuza'mele

  • Kötü huylu, kısa boylu kadın.
  • Şey.

leffat

  • Yaramaz huylu, ahmak adam.

lehire / lehîre

  • Kısa boylu kötü huylu kadın.

leyg

  • İyi huylu olmak.
  • Sözü açık ve fasih söyleyememek.

medeni-i bittab'

  • Doğuştan, yaradılıştan huyları ile medeni oluş.
  • Cenab-ı Hakkın yaratması ile tab'an iyi huylu, kibar, faziletli kimse.

melek

  • Nurdan yaratılmış, fıtratları sâfi, masum mahluk.
  • Güzel huylu ve güzel olan kimse.

mihrban

  • Merhamet ve şefkat sahibi. Muhabbetli, sevimli, yumuşak huylu ve güleryüzlü. (Farsça)

mülayemet

  • Lâtife etmek, şaka yapmak.
  • Sevinç izhar etmek.
  • Yumuşaklık. Uygunluk. Yumuşak huyluluk.
  • Bağırsakların yumuşaklığı.

mülayim

  • Yumuşak. Yavaş. Uygun. Yumuşak huylu.

mürha

  • İyi huylu kişi.

mütehallim

  • (Hilm. den) Yumuşak huylu görünen.
  • Meme gibi yuvarlaklaşan.

mütenemmir

  • Kaplanlaşan, kaplan huylu olan.
  • Sert bir dille konuşan.

müteşakis

  • (Şeks. den) Birbiriyle ihtilaf ve kötü muaşeret eden şahıs. Birbiriyle iyi geçinemeyen. Katı huylu.

nebil

  • (Nebile) Akıllı, anlayışlı, zekâ sahibi.
  • Yüksek meziyet sahibi. Güzel huylu.
  • Bilgili ve faziletli kimse.

necib

  • Soyu ve nesli temiz, aslı kerim olan. Cömert. Asilzâde. Güzel huylu ve ahlâklı.

nehik

  • Bahâdır, kahraman.
  • Arslan.
  • Keskin kılıç.
  • İyi huylu kimse.

nikhu

  • Güzel huylu, iyi huylu. (Farsça)

niknihad

  • (Nîk-nihâd) İyi huylu.

pak-meşreb

  • Gidişi, yaratılışı temiz. İyi huylu olan.

refik / refîk

  • Dost ve arkadaş.
  • Yumuşak huylu, rıfk sâhibi.

rıfk

  • Yumuşak huyluluk.

sahmem

  • Hâlis (hayırda ve şerde kullanılır.)
  • Yaramaz huylu deve.

şefşef

  • Yaramaz huylu.
  • Titremek.

segil

  • Yaramaz huylu kimse.
  • Cüssesi küçük, ayakları ince olan kimse.

şengaret

  • Kötü huyluluk.

şeris

  • Yaramaz huylu kimse.

sezase

  • Kötü huylu ve yaramaz dirlikli olmak.

süheyla

  • Yumuşak huylu kadın.

şütürdil

  • Deve huylu, kinci, inatçı. (Farsça)

tatrim

  • Tamamlamak.
  • Ata tâlim ettirip hünerli ve iyi huylu yapmak.

tenemmür

  • Birisini korkutmak için gürültü yapmak, gürültülü ses çıkarmak.
  • Uzun uzun bağırmak.
  • Kaplan huylu olmak. Kaplanlaşmak.

tezebbu'

  • Kişinin hulku yaramaz olmak, kötü huylu olmak.

tündmizac

  • Sert huylu. (Farsça)

üştürhu

  • Deve huylu. Kinci, hased eden. (Farsça)

va'k

  • Yaramaz huylu kişi.

zarif-üt tab'

  • İnce, zarif tabiatlı, güzel huylu.

zarifü't-tab'

  • Zarif tabiatlı, güzel huylu.

zekzeke

  • Çirkin ve yaramaz huylu olmak.

zelul

  • Yumuşak huylu. Sert başlı olmayan. İtaatlı ve râm olan.
  • Hecin devesi.
  • İnsanların emrindeki yeryüzünün hâli.

zemha

  • Yaramaz huylu, bahil kimse.

 

Luggat Yazarları

Luggat.com Yazarlarını Belirliyor

Luggat.com'da "yazar" olarak görev almak ister misiniz?
Hazırlıkları devam eden Luggat Blog'da yazılarınız yayınlanabilir, milyonlara Luggat.com üzerinden sesinizi duyurabilirsiniz.

HEMEN BAŞVUR