LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te hutbe ifadesini içeren 22 kelime bulundu...

cum'a hutbesi / cum'â hutbesi

  • Cumânın ilk dört rek'atlik sünnetten sonra ve iki rek'atlik farzdan önce, imam tarafından cemâat huzurunda minberden Arabça olarak okunan hutbe.

cum'a namazı / cum'â namazı

  • Cumâ günü öğle vaktinde câmilerde hutbeden sonra, cemâatle kılınan iki rek'atlik farz namaz.

hannane / hannâne

  • Resûlullah efendimizin dayanarak hutbe okuduğu, Mescid-i Nebevî'de dikili bulunan hurma kütüğü.

hatib / hatîb

  • Câmide müslümanlara dînî nasîhat eden ve hutbe okuyan.

hatib-i rabbani / hatib-i rabbânî

  • Allah'ın bir hutbecisi, Onun adına koşan.

hitabet

  • Cemaate, topluluğa veya birisine karşı söz söylemek. Güzel ve faideli söz konuşmakla halka dinletmek. Güzel söz söyleme san'atı. Hutbe okuma. Nutuk irâdetmek.
  • Man: Makbul ve zannî mukaddemelerden terekküb eden kıyas.

hitabet beratı

  • Eskiden vazifeli cami hatiblerine, hatibliğe tayin olduklarına dair verilen vesika. (Osmanlı İmparatorluğu zamanında yan zamanda halife olan padişahı temsil eden, cuma ve bayram hutbelerine çıkan bu hatiblere pek fazla ehemmiyet verilirdi. Hitabet beratı olmayan hatibler, cuma ve bayramlarda hutbe o

hutab

  • (Tekili: Hutbe) Hutbeler.

hutbe

  • İlâhi emir ve nehiyleri cemaate beyan ve ihtar etmek. Cuma veya bayram namazlarında müslümanlara hatibin İlâhi ve şer'i emirleri hatırlatan sözleri. (Hatib, bu hutbeyi söylemeye Halife veya İslâm Devlet Reisinden vazife ve salâhiyet almıştır.)

hutbe-i arabiye

  • Arapça hutbe.

hutbe-i ezeli / hutbe-i ezelî

  • Ezelden gelen hutbe.

hutbe-i ezeliye

  • Varlığının başlangıcı olmayan Allah'ın insanlara ve cinlere bir hutbesi olan Kur'ân.

hutbe-i şamiye / hutbe-i şâmiye

  • İçinde Üstadın Şam'da verdiği hutbe bulunan kitap.

hutbe-i şirin / hutbe-i şîrîn / خُطْبَۀِ شِيرِينْ

  • Sevimli ve tatlı hutbe.
  • Tatlı hutbe.

hutbehan

  • Hutbe okuyan, hatib. (Farsça)

huteba / hutebâ

  • Hutbe okuyanlar. Hatibler.

menabir

  • (Tekili: Minber) Minberler. Camilerde hatiblerin hutbe okumalarına mahsus kürsüler.

minber / مِنْبَرْ

  • Camide hatibin hutbe okumasına mahsus kürsü. (Rif'at mânasına olan nebr'den ism-i âlettir.)
  • Câmilerde hatiplerin hutbe okumaları için yapılmış merdivenli yüksek yer.
  • Câmide hutbe okunan yer.
  • Camide hutbe okunan yer.
  • Hutbe okunan yer.

minber-i nebevi / minber-i nebevî

  • Resûlullah efendimizin hutbe okudukları minber.

minber-i şerif

  • Resul-i Ekrem Efendimizin (a.s.m.) hutbe verdiği şerefli minber.

muhatıb

  • (Hutbe. den) Birine söz söyliyen. Hitâbeden.

veda hutbesi / vedâ hutbesi

  • Peygamber efendimiz sallallahü aleyhi ve sellem hicretin onuncu senesinde yaptığı Vedâ haccı sırasında îrâd buyurduğu (okuduğu) hutbe.

 

Bağış Yapmak İçin Tıklayın