LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te her. ifadesini içeren 25 kelime bulundu...

cevahir / cevâhir / جواهر

  • Mücevherler. (Arapça)
  • Mücevher. (Arapça)

cevher / جوهر

  • Mücevher. (Arapça)
  • Öz. (Arapça)
  • Elmas. (Arapça)

cevher-i beyani / cevher-i beyanî

  • Beyâna dair cevher.

cevher-i cihanbaha / cevher-i cihanbahâ

  • Dünyalar kadar kıymetli cevher.

cevher-i ferid

  • Benzeri bulunmayan, tek olan cevher.

cevher-i ulvi / cevher-i ulvî

  • Ateş, nâr.
  • En yüksek cevher.
  • Ruh.

cevher-i yegane / cevher-i yegâne

  • Tek, eşsiz cevher.

cevher-i ziyalı

  • Parlayan, ışıldayan cevher.

cevhere

  • Bir, tek cevher.
  • Tek cevher.

elmas

  • Çok kıymetli, beyaz, şeffaf mâden. Cevher. Kıymetli taş. (En saf karbondur.)

eşna

  • Yüzücü, yüzgeç. (Farsça)
  • Kıymeti büyük olan mücevher. (Farsça)

gevher / گوهر

  • Akıl, edep, asıl, cevher.
  • Akıl ve edeb. (Farsça)
  • Asıl ve neseb. (Farsça)
  • Elmas, cevher, mücevher. İnci. (Farsça)
  • Bir şeyin künhü ve esası. Hakikat. (Farsça)
  • Noktalı olan harf. (Farsça)
  • Elmas. (Farsça)
  • Mücevher. (Farsça)
  • Öz. (Farsça)

güher / گهر

  • Elmas. (Farsça)
  • Mücevher. (Farsça)

guş-var

  • Küpe, kadınların kulaklarına taktıkları mücevher. (Farsça)

her / هر

  • Her. (Farsça)
  • Her halde: Mutlaka, her durumda. (Farsça)
  • Her vakit: Her zaman, daima. (Farsça)

hilye

  • Güzel sıfatlar. Süs. Zinet. Cevher. Güzel yüz.
  • Kılıcın sapındaki veya kınındaki zinet.
  • Suret. Hey'et. Görünüş.

huliyy

  • (Çoğulu: Huliyyât) Altun, gümüş, elmas, zümrüt, vs. gibi süs eşyası. Mücevher.

ma'raz

  • (Ma'rez-Ma'riz) Bir şeyin arzolunduğu yer. Göründüğü yer. Sergi, meşher.

madde

  • Madde.
  • Maya, cevher.
  • Cisim.

madde-i ula / madde-i ûlâ

  • İlk cevher.

mağz

  • Öz, cevher.

nakime

  • Asıl, cevher. Kendi, nefis.
  • Nefsi mübarek olan.

nefs-i natıka / nefs-i nâtıka

  • Akli ve nakli mes'elelerin münasebetlerini hissetmeğe ve anlamağa istidadı olan zâti ve cevheri hassası. Zâtında maddeden mücerred, fiilinde maddeye mukarin olan cevher. İnsan ruhu.

ruh

  • Hayat kaynağı, can, cevher.

sahir

  • (Seher. den) Uykusuz kalan. Uyuyamayan.

 

Bağış Yapmak İçin Tıklayın