LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te helak et ifadesini içeren 26 kelime bulundu...

ashab-ı ress / ashâb-ı ress

  • Kur'anda bahsi geçen bir kavim adıdır. Kimler oldukları kati bir şekilde tesbit edilemiyor. Râvilerin ekserisi, peygamberlerine isyan eden ve onu öldürüp kuyuya atan, bundan dolayı da Cenab-ı Hakkın helâk ettiği bir kavim olduğu hakkında ittifak etmektedir. (Furkan Suresi, 38 inci Ayet)

bah'

  • Helâk etme.

besl

  • Helâk etmek.
  • Men'etmek.
  • Çirkin yüzlü olmak.
  • Helâl ve haram.

gavl

  • (Çoğulu: Gavâyil) Helâk etmek.
  • Kin tutmak.
  • Çok miktar toprak.
  • Feyizden uzaklık.

helak / helâk / هلاک

  • Yok olma. (Arapça)
  • Ölme. (Arapça)
  • Helâk etmek: (Arapça)
  • Yok etmek, ortadan kaldırmak. (Arapça)
  • Öldürmek. (Arapça)
  • Helâk olmak: (Arapça)
  • Yok olmak, ortadan kalkmak. (Arapça)
  • Ölmek. (Arapça)
  • Çırpınmak. (Arapça)

i'tab

  • Öldürme, katletme. Helâk etme.

ibade

  • Helâk etmek.

ibag

  • Helâk etmek.

ibare

  • Helâk etmek.

ihanet

  • Helâk etmek. Öldürmek. Mahvetmek.

ihlak / ihlâk / اهلاک

  • (Helâk. dan) Harcama, tüketme, bitirme.
  • Yok etme, helâk etme, öldürme.
  • Helâk etme, yok etme.
  • Helak etme, yok etme, öldürme. (Arapça)

irda'

  • Helâk etme, aşağı düşürme.

ıtmas

  • Bir şeye geriden uzaktan bakmak. Helâk etmek.

ittias

  • Öldürme, helâk etme.

kahr

  • Mahvetme, helâk etme.
  • Çok kederlenme, çok üzüntü duyma.

kebb

  • Hor ve zelil etmek, yüzü üstüne bırakmak, helâk etmek.

mekk

  • Emmek.
  • Helâk etmek.
  • Noksan etmek, eksiltmek.

mugavele

  • Bir kimseyi azdırıp yoldan çıkarmak.
  • Helâk etmek.

reşak

  • Helâk etmek.
  • Atmak.

şa'b

  • Ayrılmak. Dağılmak.
  • Islah etmek, düzeltmek.
  • Helâk etmek.
  • Kırmak.

sebr

  • Men'etmek, engel olmak.
  • Helâk etmek.
  • Hapsetmek.

şecb

  • Helak etmek, mahvetmek.
  • Kederlenmek, tasalı olmak.

tall

  • Çiğ, kırağı. İnce yağan yağmur, çisinti. Şebnem.
  • Helâk etmek, iptal.
  • Güzel, lâtif şey.
  • Şiddet.

tayh

  • Helâk etmek veya helâk olmak.
  • Bırakmak.

tetbir

  • Helâk etmek, mahvetmek.

tetyib

  • Helâk etmek, mahvetmek.

 

Bağış Yapmak İçin Tıklayın