LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te hased ifadesini içeren 44 kelime bulundu...

enit

  • Hased etmek.

galil

  • (Çoğulu: Gılâl) Güneşin harareti.
  • Susuzluk harareti.
  • Kin, hased.
  • Devenin yulafına karıştırıp yedirdikleri hurma çekirdeği.

garaz-kar / garaz-kâr

  • Düşmanlıkla, eden, hased eden, kin güden. (Farsça)

garazkarane / garazkârane

  • Hased ve düşmanlıkla. (Farsça)

hakaid

  • (Tekili: Hakd) Kinler, garezler, hasedler.

hasadet

  • Hasedcilik, kıskançlık. Çekememezlik.

hased / حسد

  • Kıskanmak, çekememek. Allahü teâlânın bir kimseye ihsân ettiği nîmetin, onun elinden çıkmasını istemek. Zararlı bir şeyin ondan ayrılmasını istemek, hased olmaz, gayret olur.
  • Kıskançlık. (Arapça)
  • Hased etmek: Kıskanmak. (Arapça)

hasede

  • (Tekili: Hâsid) Kıskananlar, hased edenler, çekememezlik edenler.

hasek

  • Kin, adavet, hased.
  • Savaş âletlerinden, üç köşeli diken şeklinde bir silâh.

hasid / hâsid

  • Hased eden, kıskanan.
  • Hased eden.

hasidane / hâsidane

  • Kıskanarak, kıskançlıkla. Hased edercesine. (Farsça)

hasife / hasîfe

  • Gizlenen kin, hased ve düşmanlık.

hasud

  • Çok hased eden.

hasudane / hasûdâne

  • Hased ederek, kıskanarak.

hayrhahlık

  • Başkasının iyiliğini istemek. Allahü teâlânın nîmetinin bir kimsenin elinde devamlı kalmasını veya onun böyle bir nîmete kavuşmasını dilemek. Hasedin, kıskançlık ve çekememezliğin zıddı.

husafe

  • Düşmanlık, adavet. Gizli kin, hased.

husake

  • Düşmanlık, adavet. Hased, gizli kin.

hussad

  • Hased edenler. Kıskananlar.

kalb gözü

  • Kin, hased, kibir gibi mânevî hastalıklardan kurtulup, her an Allahü teâlâyı anan kimsenin kalbinde meydana gelen, işlerin iç yüzünü görme kuvveti, basîret.

ketife

  • Hased.
  • Kapıya çakılan yassı büyük demir kilit.

kinever

  • Kin besleyen, hased eden, kinci. (Farsça)

mahkud

  • Hased edilen, hased olunan.

mahsud / mahsûd / مَحْسُودْ

  • Kendine hased edilen. Kıskanılan kimse.
  • Kendisine hased edilen, kıskanılan.
  • Kendisine hased edilen, kıskanılan.
  • Hased edilen, kıskanılan.

maraz-ı kalbi / maraz-ı kalbî

  • Kalb hastalığı, bozuk îtikâd; kibir, hased (kıskançlık), kin ve riyâ (gösteriş) gibi kalb hastalıkları. Kalbin Allahü teâlâdan başka şeylere tutulması.

me'nut

  • Hased olunmuş kişi, mahsud.

memkut

  • Düşmanlık edilen, hased edilen.

mubattın

  • Kin tutan, hased eden.
  • Karnı zayıf ve içine çökük olan.

muhasede

  • (Hased. den) Birbirini çekememe, hased etme, kıskanma.

münaferet

  • Birbirinden kaçıp nefret etmek, karşılıklı huzursuzluk.
  • Adâvet, hased ve şeref cihetinde hakeme müracaat eylemek.
  • Birbiri ile müfahere eylemek.

münafese

  • Başkasında görülen bir kemale imrenip ona yetişebilmek ve daha ileri gidebilmek için, nefislerin nefâsette, iyi şeylerde yarışması hissidir ki, nefsin şerefinden ve uluvv-i himmetinden neş'et eder. Hased ile arasında fark açıktır. Hased eden kimse, kemâle düşmandır; hased ettiği kimsenin zararından,

müstekinne

  • İçteki kin ve hased.

mütebagiz

  • Birbirine düşman olan, kin güden, hased eden.

mütehasid

  • Birbirini kıskanan, çekemiyen. Birbirine hased eden.

necat

  • Kurtuluş, selâmet.
  • Hırs ve hased.
  • Yüksek mekân.
  • Ağaç budağı.
  • Mantar.

nefes

  • Soluk, üfürülen hava. Soluma, soluk verip alma.
  • Uzun söz.
  • Bolluk.
  • Hased etmek.
  • Edb: Bektaşi tekkelerinde okunan manzum söz.

reşk

  • Kıskanma. Kıskanmayı uyandıran. Kıskanılmış. Hased ve gıpta veren.

reşk-aver / reşk-âver

  • Hasede düşüren, kıskanmayı uyandıran. (Farsça)

reşkin

  • Kıskanç. Kıskanan. Hased eden. Hâsid. (Farsça)

sahimet

  • Kin, çekememezlik.
  • Hased.

tahasüd

  • Hased edişmek, düşmanlık etmek.

tehasüd

  • (Hased. den) Hasetleşme.

tenafüs

  • (Çoğulu: Tenâfüsât) Hased etme. Çekememe.

üştürdil

  • Kinci, fesatçı, hasedçi. (Farsça)

üştürhu

  • Deve huylu. Kinci, hased eden. (Farsça)

 

Bağış Yapmak İçin Tıklayın