LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te gömlek ifadesini içeren 38 kelime bulundu...

akmise

  • (Tekili: Kamis) Gömlekler.

bakir / bakîr

  • Yensiz gömlek.
  • Sığır sürüsü.
  • Karnı yavrusundan dolayı yarılan deve.

cevş

  • (Çoğulu: Cevâşin) Demir gömlek.
  • Göğüs.
  • Orta.

dir'

  • Zırh, demirden gömlek.
  • Kadın gömleği.

düru'

  • (Tekili: Dır') Zırh gömlekler.

gılale

  • (Çoğulu: Galâyil) Zırh altına giyilen kısa gömlek.
  • Küçük kaftan zıbını.

giribani / girîbanî

  • Bir çeşit gömlek. (Farsça)

hay'al

  • Yakasız gömlek.

ictiyab

  • Gömlek giyme.
  • Yırtma.
  • Kuyu kazma.

ılka

  • Kişinin göbeğine dek olan gömlek.

kamis / kamîs / قميص

  • Gömlek.
  • Döl yatağını kaplayan ince deri.
  • Bâzı nebatlardaki ince zar.
  • Gömlek, entâri.
  • Kefenin parçalarından olup, entâri gibi uzun, dikişsiz gömlek.
  • Gömlek. (Arapça)

külah

  • Takke. Kalpak. Baş örtüsü.
  • Kazıkların toprağa girmesini kolaylaştırmak için uçlarına geçirilen huni şeklindeki demir gömlek.

kümm

  • (Çoğulu: Ekmâm-Ekmime) Gömlek yeni.

kunan

  • Koltuk kokusu.
  • Gömlek yeni.

kunn

  • Gömlek yeni.

kuvare

  • Yuvarlak parça (ki gömlek yakasından veya kavun, karpuz başından keserler.)

maziye

  • Şarap, hamr.
  • Beyaz iyi bal.
  • Beyaz ince yumuşak gömlek.

micvel

  • Gömlek.
  • Küçük esvap.
  • Kalkan.

mütekammis

  • Gömlek giyen.

nesle

  • Geniş gömlek.

nesre

  • Büyük geniş gömlek.
  • Hayvanın tiksirip burnundan sümüğünü çıkarması.
  • Menazil-i kamerden iki yıldız.

pirahen / pîrahen / پيراهن

  • (Pirehen) Gömlek. Kamis. (Farsça)
  • Gömlek, mintan. (Farsça)

pirehen

  • Gömlek. (Farsça)

rüdn

  • (Çoğulu: Erdân) Kaftan ve gömlek yeninin koltuktan tarafı.

şelil

  • (Çoğulu: Eşille) Deve ve at ardına yapılan palas.
  • Çok sulu dere ortası.
  • Kısa gömlek.

serabil

  • (Tekili: Sirbâl) Gömlekler.

sıdar

  • Küçük gömlek.
  • Başa örttükleri bez, baş örtüsü.
  • Devenin göğsünde olan nişan ve alâmet.

sirbal

  • (Çoğulu: Serâbil) Gömlek, kamis.

takammüs

  • Gömlek giymek.

takmis

  • (Kamis. den) Gömlek giydirme.

tecelbüb

  • Gömlek giymek.

tekammus

  • Giyinme, gömlek giyme.

teserbül

  • Gömlek giymek.

usde

  • Kaftan altına giyilen küçük gömlek.

yeleb

  • Beyaz deve.
  • Polat demir.
  • Toplamak, cem'etmek.
  • Deriden yapılmış cübbe, zırh ve gömlek.
  • Kalkan.

zagafe

  • (Çoğulu: Züguf) Nazik, yumuşak gömlek.
  • Geniş nesne.

zayil

  • Uzun etekli gömlek.
  • Uzun kuyruklu at. (Müe: Zâyile)

zırr

  • Gömlek ve kaftan düğmesi.
  • Tomurcuk.

 

Luggat Yazarları

Luggat.com Yazarlarını Belirliyor

Luggat.com'da "yazar" olarak görev almak ister misiniz?
Hazırlıkları devam eden Luggat Blog'da yazılarınız yayınlanabilir, milyonlara Luggat.com üzerinden sesinizi duyurabilirsiniz.

HEMEN BAŞVUR