LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te fitil ifadesini içeren 23 kelime bulundu...

afraze

  • Nur. Aydınlık, ışık. (Farsça)
  • Kandil fitili. (Farsça)

alaybozan

  • Eskiden kullanılmış olan bir çeşit fitilli tüfek.

came-gi / came-gî

  • Hâdim ve hizmetçilere verilen ücret ve elbise parası. (Farsça)
  • Tüfek fitili. (Farsça)
  • Elbiselik kumaş. (Farsça)
  • Hizmetkâr, hademe, hâdim. (Farsça)

çirag

  • Fitil, kandil, mum, lâmba. (Farsça)
  • Çırak. (Farsça)
  • Talebe, öğrenci, şakird. (Farsça)
  • Tekaüd, emekli, emekliye ayrılmış olan kişi. (Farsça)

cu'bub

  • (Çoğulu: Ceâbib) Fitil ucu.
  • Çirkin ve kısa boylu adam.

fetil / fetîl

  • Yaralara konulan tiftik.
  • Lâmba fitili.
  • Deriden çıkan kir.
  • Örgü.

fetile / fetîle / فتيله

  • Fitil. (Arapça)

fetiyle

  • Yanmış fitil ucu.
  • Bükülmüş ince sicim.
  • İki parmak arasındaki kir.

fitil

  • Eskiden ağırlık ölçüsü olarak kullanılan dirhemin kesirlerinden biri. Dirhemin dörtte birine: denk; dengin dörtte birine: Kırat; Kıratın dörtte birine: Fitil denilir.
  • Eski Fitilli tüfeklerin namlusundaki baruta ateş vermek için kullanılan kükürtlü ip veya kaytan parçası.
  • Topa

harab / harâb / خراب

  • Yıkık, harap. (Arapça)
  • Fitil gibi sarhoş. (Arapça)
  • Harâb etmek: Yıkmak, bozmak, tahrip etmek. (Arapça)
  • Harâb olmak: Yıkılmak, bozulmak, kırılmak. (Arapça)

hasis

  • Gizli ses. Ateş gürültüsü.
  • Fitil.

idare fitili

  • Eskiden geceleyin yatak odalarını aydınlatmak için zeytinyağı konmuş küçük bir tabağın içinde yakılan bir çeşit fitilin adıdır. Küçük petrol lâmbalarına da idâre denildiği için bunların fitillerine de bu ad verilir.

kurat

  • Fitil ucundan yanmış yer.

maklud

  • Fitil gibi bükülmüş olan.

masile

  • Üzerinde mum veya fitil yakılan çıra ve şamdan.

meftul

  • (Fetl. den) Bükülmüş, kıvrılmış. Fitil hâline getirilmiş.

misbar

  • (Çoğulu: Mesâbir) Yaraya konulan fitil.

mizlaka

  • Uzun burunlu ışık fitili makası.

müfettel

  • (Fetl. den) Fitilleştirilmiş. Fitil gibi bükülmüş.

pelite

  • Lâmba veya kandil fitili. Fitil. (Farsça)
  • Yaralarda kullanılan fitil. (Farsça)

şeile / şeîle

  • (Çoğulu: Şâil-Şeâyil) Ucu yanmış fitil.

şem'a

  • Işık, çıra. Nur.
  • Muma batmış fitil.

teftil

  • (Fetl. den) Fitil yapma. Bükme, eğirme.