LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te feza ifadesini içeren 18 kelime bulundu...

apsis

  • Yönlü bir eksen üzerinde bulunan bir noktanın, başlangıç noktasına olan uzaklığının cebirsel değeri. (Fransızca)
  • Bir noktanın, fezadaki yerini tesbite yarıyan ana çizgilerden yatay olanı. (Fransızca)

astronot

  • yun. Feza yolculuğu yapan vasıtaları kullanan kişi. (Amerikada ve batıda astronot; Rusyada ve komünist ülkelerde kozmonot tâbiri kullanılmaktadır.)

bahr-i muhit-i havai / bahr-i muhit-i havaî / bahr-i muhit-i havâî

  • Yıldızların, seyyarelerin içinde dolaştığı feza. Büyük feza denizi.
  • Hava okyanusu; yıldızların, gezegenlerin içinde dolaştığı geniş feza denizi.

cevv

  • Yer ile gök arası. Gök boşluğu. Fezâ.
  • Ev veya odanın içi.

cevv-i sema / cevv-i semâ

  • Gökyüzü. Gök boşluğu. Fezâ. (Cevv-i âsuman da denir.)

efza

  • (Bak: HAYAT-FEZA)

efza'

  • (Tekili: Fezâ) Korku ile bağırıp çağırmalar.

ferah-efza

  • (Ferah-fezâ) Sevinç artıran, ferah artıran, safalı, iç açıcı. (Farsça)

feza

  • (Efzâ) Artıran, ziyadeleştiren, çoğaltan (mânâlarına gelip, kelime sonlarına getirilerek birleşik kelime yapılır.) Meselâ: Can-feza : Can verici. Hayret-feza : Çok hayret verici. Ruh-feza : Ruh verici. (Farsça)

feza-neverd

  • Fezâda dolaşan, boşlukta giden. (Farsça)

feza-yı feyz / fezâ-yı feyz

  • Feyiz sahası, feyzin fezası.

feza-yı ıtlak / fezâ-yı ıtlâk

  • Hudutsuz gökyüzü. Nihayetsiz feza.

fezai / fezaî

  • Gökle alâkalı. Göğe âit. Geniş sahaya âit. Fezaya âit ve müteallik.

imtidad

  • Uzanmak. Uzayıp gitmek. Gerilip ve çekilip uzanmak.
  • Boy. Tul. Uzunluk.
  • Feza, uzay.

mevadd

  • (Tekili: Madde) Fezâda, boşlukta yer kaplayan varlıklar. Maddeler. Cisimler.
  • Kısımlar.
  • Kanunlar. Kaideler. İşler. Hususlar.
  • Söz ve beyana sebeb olan mevcudat. Her şeyin aslı, mayası.

nefza

  • (Bak: NEFEZA)

ruh-efza

  • Cana can katan. Canlılık veren. (Ruhfeza da denir) (Farsça)

yevm-i fasl

  • İnsanların kısım kısım ayrıldığı ve davalarının halledildiği kıyamet günü. Bundan başka kıyamet gününe aşağıdaki isimler de verilir: Yevm-ül cem', yevm-ül cevab, yevm-ül cezâ, yevm-üd din, yevm-ül ahd, yevm-ül feza-ul ekber, yevm-ül haşr, yevm-ül hisâb, yevm-ül ivaz, yevm-ül karar, yevm-ül karia, ye

 

Bağış Yapmak İçin Tıklayın