LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te fasih ifadesini içeren 26 kelime bulundu...

arube

  • Fasih, hatasız arabca konuşmak. Bu kelimenin mastarları: Araben, arâbeten, uruben, urubiyyeten diye de okunur.
  • Cuma günü.

beliğ / belîğ / بليغ

  • Fasih konuşan. (Arapça)
  • Fasih, düzgün. (Arapça)

beligane

  • Beliğcesine, düzgün ve fasih olarak. (Farsça)

deri

  • Farsçanın sahihi, fasih olanı. (Kapı demek olan "der" ismi Farsça olduğu halde Arapça sayılarak müennesi "deriyye" yapılmıştır.) (Farsça)
  • Havası hoş ve lâtif. Yeşilliği bol olan dağ eteği. (Farsça)

e'cam

  • (Tekili: Acem) Arab olmayanlar. Güzel arabi bilmeyenler. Güzel ve fasih konuşamıyanlar.
  • Acemiler.

eblağ

  • En beliğ. Daha beliğ. Daha fasih. Çok beliğ.

efsah

  • Daha fasih. En fasih. Pek çok güzel ifade.

efsah-ı füseha / efsah-ı füsehâ

  • Fasih ve güzel konuşanların en fasihi ve güzeli.

elsen

  • Fasih ve düzgün konuşan.

ezra

  • Çok konuşma.
  • Çok yeme.
  • Sözü düzgün ve pek fasih olan kimse.

fasahat-perdaz / fasahat-perdâz

  • Güzel ve açık konuşan. Fasih konuşan. (Farsça)

fasihane / fasîhane

  • Fasahatli, fasih olana yakışır tarzda. Açıklıkla. (Farsça)

fesahat / فصاحت

  • Fasihlik, dilde düzgünlük. (Arapça)

fusaha / fusahâ / فصحا

  • (Tekili: Fasih) Fasih kimseler. Güzel ve usule uygun konuşabilenler. Güzel söz söyleme kabiliyetinde olanlar.
  • Fasih konuşanlar. (Arapça)

füseha-i arab

  • Arap fasihleri, Arapların en güzel, akıcı ve etkili konuşanları.

huzakiyy

  • Lisanı fasih, konuşması açık olan kimse.
  • Eşek sıpası.

kelam-ı mudari / kelâm-ı mudarî / kelâm-ı mudârî

  • Arab kabilelerinden Mudar Kabilesinin konuştuğu Arapça. Kur'an-ı Kerim bu lehçe üzerine nâzil olmuştur. En fasih Arapça'dır.
  • Arap kabîlelerinden Mudar kabilesinin konuştuğu Arapça, Kur'ân-ı Kerîm bu lehçe üzerine nâzil olmuştur, en fasîh Arapça'dır.

leyg

  • İyi huylu olmak.
  • Sözü açık ve fasih söyleyememek.

lisan-ı fasihane / lisân-ı fasihâne

  • Fasih dil; meramı güzel, açık ve düzgün ifadelerle aktaran dil.

mıska'

  • (Çoğulu: Mesâki) Fasih dilli, güzel sesli kişi.

nabiga

  • (Çoğulu: Nevabig) Şanı, şöhreti büyük adam. ulu, şerefli kimse.
  • Sonradan şâir olan.
  • Üstün zekâlı hârika ve çok fasih kimse.

nebbar

  • Fasih dilli, güzel konuşan adam.

ruşenbeyan

  • Fasih konuşan. Açık ifadeli. (Farsça)

selis

  • Selâsetli. Fasih ve beliğ olan. Düzgün ve akıcı ifade.

sühan-ver

  • Fasih bir şekilde ve düzgün konuşan. (Farsça)

tefessuh

  • Fasih olma. Anlaşılması kolay olma.