LUGGAT
OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları 
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip
karşılığını bulmak istediğiniz "OSMANLICA ARA" ya da "TÜRKÇE ARA" butonlarına tıklayın.
Türkçe - Osmanlıca Sözlük'te ey kelimesini içeren 82 kelime bulundu...

allahümme amin / allahümme âmin

  • Ey Allahım, kabul eyle.

bedadan / bedâdân

  • Eyerin iki yanı.

cana / cânâ

  • Ey sevgili! Ey can! (Farsça)
  • Ey sevgili.

esefa / esefâ

  • Eyvah, yazık!.

ey kari-i müteharri-i hakikat / ey kâri-i müteharri-i hakikat

  • Ey hakikati, gerçeği araştıran okuyucu.

ey sübhanımız

  • Ey bütün mükemmel sıfatların sahibi ve bütün eksikliklerden, bütün noksan sıfatlardan uzak, acz ve şerikten münezzeh olan Rabbimiz!.

eyyub / eyyûb

  • Eyyûp (a.s.).

eyyühe'l insan

  • Ey insan.

eyyühe'l-avam

  • Ey halk.

eyyühe'l-aziz

  • Ey aziz.

eyyühe'l-azizin azizi / eyyühe'l-azîzin azizi

  • Ey Azizin azizi; Aziz olan Üstadın yanındaki aziz.

eyyühe'l-eşraf

  • Ey toplumun en önde gelenleri!.

eyyühe'l-hoto

  • Ey vahşi dağ adamı.

eyyühe'l-üstad

  • Ey Üstad.

eyyühe'l-üstadü'l-a'zam / eyyühe'l-üstâdü'l-a'zam

  • Ey büyük Üstad.

eyyühe'l-üstadü'l-azam

  • Ey en büyük üstad.

eyyühe'l-üstadü'l-aziz / eyyühe'l-üstadü'l-azîz

  • Ey aziz Üstad.

eyyühe'l-üstadü'l-muhterem

  • Ey saygıdeğer Üstad.

eyyühe'l-üstadü's-said

  • Ey mutlu Üstad, bahtiyar Said.

eyyühe'n-nazır / eyyühe'n-nâzır

  • Ey (bu yazıya) bakan, nazar eden.

eyyühe'n-nefs

  • Ey zevk, lezzet ve eğlenceye düşkün nefis!.

eyyühe'r-ruus ve'r-ruesa / eyyühe'r-ruûs ve'r-ruesâ

  • Ey başlar ve başkanlar, ey yönetici ve idareciler.

eyyühe's-said

  • Ey Said.

eyyühel üstad

  • Ey Üstad.

eyyühel-ihvan

  • Ey kardeşler, ey ihvân (meâlinde hitab).

eyyühelmünafık / eyyühelmünâfık

  • Ey münafık, ey mümin görünen kâfir!

feya / feyâ

  • Ey!
  • Ey.

feya rabbi / feyâ rabbî

  • Ey bütün varlıkları terbiye eden Rabbim.

feya sübhanallah / feyâ sübhanallah

  • Ey her türlü eksiklikten sonsuz derecede yüce olan Allah mânâsında bir şeyin tuhaflığını bildirmek için şaşkınlık ifadesi olarak kullanılır.

fi'liyyat / fi'liyyât / فعليات

  • Eyleme dökülen işler. (Arapça)

fitan

  • Eyer örtüsü.

füsus

  • Eyvah! Yazık! (Farsça)

galiba

  • Ey Galib.

hamir / hamîr

  • Eyer yapmada kullanılan tüysüz beyaz deri.

hay

  • Eyvah! Vay! (Farsça)

hazret-i eyyub / hazret-i eyyûb

  • Eyyub (a.s.).
  • Eyyûb (a.s.).

i'lem eyyühe'l-aziz

  • Ey aziz kardeşim bil ki!.

mehrecan

  • Eylül ayının onaltıncı günü.

meşerre

  • Eyerin içine konulan yastık.

mihrican günü / mihricân günü

  • Eylül ayının yirmi üçüncü gününe rastlayan mecûsî bayramı.

mirşaha

  • Eyer altına konulan keçeyi davardan almak.

rabbena / rabbenâ

  • Ey bizim Rabbimiz! Ey Sâhib-i Hâlikımız! Ey bizi terbiye edip besleyen sâhibimiz! (meâlinde).
  • Ey bizim Rabbimiz.

rabbi / rabbî

  • Ey benim Rabbim.

rabbi yessir vela tüassir / rabbi yessir velâ tüassir

  • Ey Rabbim! Kolaylaştır, zorlaştırma, bana imdad eyle, yardım eyle (meâlinde).

sabr-ı eyyüb

  • Eyyüb'ün (A.S.) dillere destan olan sabrı.

saida / saidâ

  • Ey Said.

sancak beyi

  • Eyalet teşkilâtıyla timar usulünün cari olduğu zamanlarda beş on kazalık yerin mutasarrıfı ile sipahisinin kumandanına verilen addır. Osmanlıların ilk zamanlarında beylere yahut hükümdar evlâtlarına has olarak verilen mıntıkalara "Sancak" denilir, bu sancaklara tasarruf edenlere de "Sancak Beyi" adı

şeha / şehâ / شها

  • Ey pâdişah! Ey şâh. (Farsça)
  • Ey şah. (Farsça)

vahasreta / vâhasretâ / واحسرتا

  • Eyvahlar olsun. (Arapça)

vahayfa

  • Eyvah, yazık.

ya / yâ / یا

  • Ey. (Arapça)

ya azim / yâ azîm

  • Ey büyük ve yüce olan Allah.

ya celil / yâ celîl

  • Ey sonsuz büyüklük ve haşmet sahibi Allah.

ya cemil / yâ cemîl

  • Ey bütün güzelliklerin sahibi ve sonsuz güzellik sahibi Allah.

ya erhame'r-rahimin / ya erhame'r-râhimîn

  • Ey merhamet edenlerin en merhametlisi.

ya erhamerrahimin / yâ erhamerrâhimîn

  • Ey merhametlilerin en merhametlisi olan Allah.

ya eyyühel hoto

  • Ey vahşi, kaba dağ adamı!

ya hak / yâ hak

  • Ey varlığı hak olan ve her hakkın sahibi olan Allah.

ya hakim / yâ hakîm

  • Ey herşeyi belirli maksat ve gayelere uygun olarak faydalı ve tam yerli yerinde yaratan, hikmet sahibi Allah.

ya halıki / yâ halıkî

  • Ey Yaratıcım.

ya halıki! / yâ hâlıkî!

  • Ey beni yaratan Halıkım!.

ya hayy / yâ hayy

  • Ey gerçek hayat sahibi olan ve her canlıya hayat veren Allah.

ya hazret-i üstad

  • Ey Üstad Hazretleri.

ya hu / yâ hû

  • Ey Allah'ım.

ya ilahena / yâ ilâhenâ

  • Ey bizim İlâhımız.

ya ilahi / yâ ilâhî

  • Ey Allah'ım!.

ya ilahi! / yâ ilâhî!

  • Ey İlâhım!.

ya kebir / yâ kebîr

  • Ey büyüklük sahibi Allah.

ya mabud / yâ mâbud

  • Ey ancak kendine ibadet edilen Allah.

ya maksud / yâ maksud

  • Ey bütün varlıkların rızasına ermeyi ve cemâlini görmeyi arzuladıkları Allah.

ya maliki / yâ mâlikî

  • Ey benim asıl sahibim olan Mâlikim!.

ya mevcud / yâ mevcud

  • Ey varlığı ezelî ve ebedî olan Allah.

ya musavviri! / yâ musavvirî!

  • Ey bana harika bir şekil ve suret veren Musavvirim!.

ya rab / yâ rab

  • Ey Rabbim.

ya rabbe'l-alemin / yâ rabbe'l-âlemîn

  • Ey âlemlerin Rabbi olan, bütün âlemleri idare ve terbiye eden Allah'ım.

ya rabbena / yâ rabbenâ

  • Ey Rabbimiz.

ya rabbi / yâ rabbi

  • Ey Rabbim; ey her bir varlığa muhtaç olduğu şeyleri veren, onları terbiye edip idaresi ve egemenliği altında bulunduran Allah'ım.

ya rabbi! / yâ rabbî!

  • Ey Rabbim!.

ya rahim / yâ rahîm

  • Ey rahmeti herşeyi kuşatan, sonsuz şefkat ve merhamet sahibi Allah.

ya sabur / yâ sabûr

  • Ey çok sabırlı olan Allah.

ya üstad-ı ekrem

  • Ey şerefli, çok cömert Üstad.

ya vedud / yâ vedûd

  • Ey kullarını çok seven ve şefkat eden, kendisine çok sevgi beslenen Allah.

 

Bağış Yapmak İçin Tıklayın